9. Hukuk Dairesi 2018/8029 E. , 2018/18631 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davacının 01/10/2010 tarihli mesul müdürlük…
**9. Hukuk Dairesi 2018/8029 E. , 2018/18631 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davacının 01/10/2010 tarihli mesul müdürlük sözleşmesi ile davalıya ait iş yerinde 30/09/2013 tarihine kadar mesul müdür olarak çalıştığını, davacının iş akdinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, davacının çalışan değil davalı şirketin asıl işletmecisi olduğunu, içkili lokanta ruhsatının iptal edilmemesi için dükkan ve ruhsat sahibi olan davalının işletmeye ait haklarının yeni işleten olan davacıya mesul müdür vekaleti ile devredildiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin işletmenin kiralanması niteliği taşıdığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme'nin 10/06/2015 tarihli 2013/647 Esas sayılı davanın reddine ilişkin verilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09/03/2016 tarih ve 2015/28742 Esas sayılı kararında belirtilen "Mahkemece gerekçe de değerlendirilen taraflar arasındaki mesul müdürlük sözleşmesinde," önceden çalışılan muhasebeci Mehmet Öfke ile çalışmaya devam edileceği, 5. maddesi gereğince, işletmeye veresiye borcu olan müşterilere ilişkin borç tahsilatından mesul müdür ...'nin sorumlu olduğu ve yapılan tahsilatlarda işletme sahibine hesap vereceği ancak hiç bir şekilde geri ödeme yapmayarak tahsilat bedellerini işletme için kullanılacağı, 6. maddesi gereğince, işletme sahibinin ... ile yapmış olduğu sözleşmenin aynı şekilde mesul müdür ... tarafından yeniden yapılandırılabilme hakkına sahip olduğu, ayrıca anlaşmanın devam edip etmeme konusunda karar verme ve başka bir firma ile anlaşma yetkisine sahip olacağı gibi pozitif yükümlülükler yanında, sözleşmenin 8. maddesinde, mesul müdür ...'nin işletmede ... ve ... adındaki işçileri kesinlikle işe alamayacağı ve hiç bir şekilde görev veremeyeceği ve duvardan indirilmemesi gereken tablo ve sözlere kadar bazı negatif yükümlülüklerin ayrıntılı olarak düzenlenmiş olduğu, ancak taraflar arasında işçi/işveren sözleşmesinin önemli unsurlarından biri olan ücretten bahsedilmediği gibi sözleşmenin 3. maddesi gereğince, sözleşme anına kadar doğan borçlardan davalı ... 'in, bundan sonra sözleşme süresince çıkacak ve doğacak borçlar, ruhsat, Etso, vergi, sigorta, ..., su, çevre, temizlik vergileri ve telefon giderlerinden davacının sorumlu olacağının yazdığı yine sözleşmenin yeni firmalar ile sözleşme yapma anlaşma ile devam etmeye karar verip vermeme noktasında yine davacıya yetki verildiği, normal işçi/işveren ilişkisinde söz konusu bu giderlerin işverene ait olacağı, hayatın olağan akışında bunlardan işçinin sorumlu olmasının beklenilemeyeceği gibi başka şirketlerle anlaşma yapma ve devam etme yetkisinin işçide olamayacağı tüm sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasında mesul müdürlük sözleşmesi adı altında iş yerinin devren kiraya verilmiş olduğu, bu hususun davalının cevap dilekçesinde belerttiği" ...içkili lokanta olarak kiralanması halinde iş yeri ruhsatının değiştirilmesi zorunlu olduğundan ve yetkili olan ... Belediye Başkanlığı tarafından değişiklik yapılmasına izin verilmediğinden bahsi geçen iş yerinin içki ruhsatı iptal edilebilir gerekçesi ile kira sözleşmesi yerine iş yerinin aynı şekilde çalıştırılmak üzere noterde yapılan mesul müdür vekaleti ile iş yerinin davacıya kira bedeli karşılığında işletmesinin devredildiği" hususlarının belirtildiği, Mahkeme tarafından yukarda belirtilen hukuki olgular üzerinde durulmadığı, davacının bağımlı çalışıp çalışmadığı, işveren vekili olup olmadığının değerlendirilmediği, sözleşme içeriğinin yorumlanması gerektiği, bu konuda tanık beyanlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre iş ilişkisi olup olmadığı açıklığa kavuşturulmasının icap ettiği, eksik inceleme ile ve usule aykırı olarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle bozulduğu, bozma ilamına uyulduğu, tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; Mahkeme'nin 2013/656 Esas sayılı dosyasında davacının ..., davalının ..., konusunun kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarına ilişkin olduğu, bu davada davacının davalıya ait ... Restoran isimli iş yerinde 05/05/2011-31/01/2013 tarihleri arasında garson olarak çalıştığını belirterek tazminat ve işçilik alacaklarını talep ettiği, yapılan yargılama sonucunda Mahkeme tarafından davacının talep ettiği tarih aralığı baz alınarak kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarına hükmedildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onandığı, Mahkeme tarafından bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında tarafların gösterdiği tanıkların dinlendiği, davacı ... 'ın davacının kendisini 5 - 6 sene önce çalışması için çağırdığını, davacının görevinin mesul müdürlük olduğunu, kendisinin temizlik işi yaptığını, çalışmaya gittiğinde davacının patronda burada diye kendisine söylediğini, patronları olan davalıyı iş yerinde belki bir iki defa gördüğünü, işçileri davacının yönlendirdiğini, parasını davacıdan aldığını, orada Mustafa diye bir garson olduğunu, birde ustanın çalıştığını, davalının Almanya da yaşadığını, annesinin zaman zaman iş yerine geldiğini, davacıyı oranın müdürü olarak bildiğini, diğer davacı ... ...'in ise davalı iş yerinde 2010 - 2012 yılları arasında garson olarak çalıştığını, davacının oranın mesul müdürü olduğunu, iş yerinin sahibinin ... olduğunu, yurt dışında yaşadığını, zaman zaman geldiğini, geldiğinde davacı ile görüştüğünü, kendisini davacının işe aldığını, ancak patronlarının ... olduğunu, iş yerinin denetimi ve kontrolünün davacıya ait olup zaman zaman davalının annesinin de geldiğini, iş yerinin sahibinin davalı olup davacının da orada bir çalışan gibi hareket ettiğini, davacının başka iş yeri veya işinin olmadığını, sadece burada çalıştığını, davalının ve annesinin zaman zaman davacıya hesaplar ile ilgili bilgiler sorduklarını, taraflar arasında kiralama söz konusu olmadığını ifade ettiği anlaşılmış, davalı tanıklarının ise davalı savunması yönünde beyanda bulundukları, davacının kiracı olduğunu bildirdikleri, ... kayıtlarında ihtilaf konusu dönemde davacının sigortalı çalışmasının bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan 01/10/2010 tarihli sözleşmeye işletme sahibinin davalı, mesul müdürün davacı olarak imza attıkları, tanık olarak beyanı alınan ...'in davacısı olduğu Mahkeme tarafından yukarıda incelenen 2013/656 Esas sayılı dosyasında 2011 - 2013 yılları arasındaki ... dönemi bakımından davalı ...'in işveren olarak kabulü ile davanın kabulüne hükmedilmesi, davacı tanıklarının birbirini ve davacının iddiasını teyit eden beyanlarında özetle iş yerinin sahibinin ve patronunun davalı ... olduğunu, davacının orada müdür olarak çalıştığını, orada çalışanlardan biri olduğunu beyan etmeleri karşısında dosyadaki diğer deliller ile birlikte davacının davalıya ait iş yerinde iş akdine dayalı şekilde iddiasında belirttiği ve tanık beyanları ile teyit edildiği üzere 01/10/2010-30/09/2013 tarihleri arasında çalıştığı, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinin mevcut olduğu, davacının görev ünvanı, yaptığı işin niteliği, kıdemi ile tanık beyanları göz önünde bulundurularak ücretinin 2.000,00 TL olduğu değerlendirilmiş, akdin kıdem ve ihbar tazminatını gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat yükü işveren üzerinde olup davalı tarafça bu yönde savunma yapılmadığı, delil ibraz edilmediği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, dosyaya yıllık izin belgelerinin sunulmadığı, davacının hizmet süresine göre 28 günlük yıllık izin alacağının bulunduğu, davaya konu 3 aylık maaşın ödendiğini gösterir bordro veya banka kaydı ibraz edilmediğinden ücret alacağının hüküm altına alınması gerektiği, fazla mesainin ispat yükü işçi üzerinde olup bu hususta yazılı delillerin bulunmadığı, tanıkların ortak anlatımlarından davacının fazla mesai yaptığı, bayram ve genel tatil günleri ile bir kısım hafta tatillerinde çalıştığı, buna karşılık ücretlerinin ödendiğinin işveren tarafından ödeme belgeleri ile ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: Mahkeme’nin ilk kararı Dairemizin 2015/28742 Esas sayılı kararı ile yukarda belirtilen şekilde bozulmuştur. Dosya kapsamındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden, davalı işyerinin Belediye Encümeni kararı ile içki ruhsatı verilen yerlerden çıkarıldığı, işyerinin işleteninin satış ya da kiralama ile değişmesi halinde içki ruhsatının da iptal olunacağı, bu nedenle davalı ile davacı arasında kira sözleşmesi yerine “mesul müdür sözleşmesi” aktedildiği, kira sözleşmesinin “mesul müdür sözleşmesi” içine gizlendiği, banka kayıtlarından da anlaşıldığı üzere davacının davalıya kira bedeli ödemek üzere düzenli aralıklarla ilerleyen tarihler itibari ile aynı miktarlarda senetler düzenlediği anlaşılmaktadır. Davacı tanıklarından Mustafa’nın dosyası bakımından ise, her dosya gibi davacı tanığının dosyası da kendi içinde ve kendi delil durumuna göre değerlendirilmelidir. Davacı tanığının açtığı davada davalı davaya cevap vermemiş, yukarda ele alınan deliller o dosyada yargılama esnasında ele alınmamış, davalının o dosyada temyiz aşamasında verdiği belgeler ise delillendirilmedikleri için tartışılmamıştır. Bu nedenler ile davacı tanığının dosyası eldeki dosya bakımından bağlayıcı değildir. Yukarda açıklanan nedenler karşısında taraflar arasında işçi / işveren ilişkisi olmayıp, kiracı / kiralayan ilişkisinin bulunduğu anlaşıldığından görevli mahkeme İş Mahkemesi olmayıp, genel mahkemelerdir. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.