11. Hukuk Dairesi 2023/4826 E. , 2024/7221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/674 Esas, 2023/986Karar HÜKÜM : Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/737 E., 2019/650 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dil
**11. Hukuk Dairesi 2023/4826 E. , 2024/7221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/674 Esas, 2023/986Karar HÜKÜM : Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/737 E., 2019/650 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacı ile dava dışı ...'nun 31.12.2012 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, Beyoğlu 25. Noterliğinin 2012/17521 yevmiye numaralı tasdikli kararları gereği her iki ortağın ilk 20 yıl için şirket adına münferit imzaları ile temsil ve ilzama yetkili kılındıklarını, bu durumun karar defterinde de mevcut olduğunu, müvekkilinin, diğer ortağın baskı ve tehdidi ile gözdağı vermek suretiyle ortaklar kurulu kararı defterinin boş sayfasına imza atmak zorunda kaldığını, yapılan araştırma neticesinde müvekkilinin imza atmış olduğu ortaklar kurulu defterinin boş sayfasının müvekkilinin bilgisi, görgüsü ve hilafı dışında müvekkili lehine doldurulduğunu, Beyoğlu 25 Noterliğinin 2014/4602 yevmiye numarasında tasdikli toplantı tutanağında yer alan kararlar gereği diğer ortağın şirket müdürü olduğunu ve tüm imza yetkilerini topladığını, ... kayıtlarının incelemesi neticesinde müvekkilinin 18.000,00 TL sermayesinin bulunduğununun görüleceğini, kayıtların incelenmesi çerçevesinde dava dışı diğer ortağın 07.04.2034 tarihine kadar tek yetkili olduğunun görüleceğini, diğer ortağın müvekkilinin iradesine fesat karıştırmak suretiyle işbu yetkilere haiz olduğunu ve bu konuda suç duyurusunda bulunulacağını, diğer ortak ... tarafından şirkete ait ... Çağlayan Şubesi 0072384 hesap numaralı, 0352 şube numaralı hesaba bloke konulduğunu, şirkete ait 34 AS 230 plakalı aracı sattığını, satışa istinaden aldığı parayı kendi hesabına geçirdiğini, şirket adına 2 adet daha aracın kayıtlı bulunduğunu ileri sürerek öncelikle şirkete ait araçlara, banka hesabına ve tedbir konularak; ortaklar kurulu kararının iptaline, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket yetkilisi olan ...'nün ... Granit Mermer Paz. Montaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucusu ve ortakları olduğunu, davalının şirkete sermaye olarak koymayı taahhüt ettiği %30 hisse oranına tekabül eden 18.000,00 TL'nin halen ödenmediğini, 01.10.2013 tarihinden 11.04.2014 tarihine kadar defalarca hesap görülmesi için uyarılmasına rağmen bir türlü tatmin edici hesap yapmadığını, her yapılan hesapta şirkete yüksek borçlarının çıktığını, şirketin kuruluş tarihinden bugüne değin ...'nun şirkete sürekli nakit takviyesi kendi şahsi hesabından yaptığını, davacının sürekli şirket hesabından habersiz ve haksız para çektiğini, 2013 yılına ait kendi imzasıyla kestiği faturalardan doğan vergi borçlarını ödemediğini, borç nedeniyle şirketin kurumsal hesabına bloke konulduğunu, şirket adına imza yetkisi bulunduğundan kurumsal şirket hesabından kredi çektiğini ileri sürerek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446/1 maddesi uyarınca iptal davasının koşullarının oluşmadığını, şirketin ana sermayesinin sözleşmede 60.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, şirketteki hisse oranının %30' unun davacının, %70' inin diğer ortağın olduğunu, davacının şirkete koymayı taahhüt ettiği 18.000,00 TL'yi halen ödemediğini, davacının bir ortak gibi davranmadığını, geçen süre zarfında şirketin yaptığı işlerden gelen paraların sürekli olarak kendi hesabına kullandığını, 01.10.2013 tarihinden 11.04.2014 tarihine kadar defalarca hesap görülmesi için uyarılmasına rağmen bir türlü tatmin edici hesap yapmadığını, her yapılan hesapta şirkete yüksek borçlarının çıktığını, şirketin kuruluş tarihinden bugüne değin ...'nun şirkete sürekli nakit takviyesi kendi şahsi hesabından yaptığını, davacının sürekli şirket hesabından habersiz ve haksız para çektiğini, 2013 yılına ait kendi imzasıyla kestiği faturalardan doğan vergi borçlarını ödemediğini, borç nedeniyle şirketin kurumsal hesabına bloke konulduğunu, şirket adına imza yetkisi bulunduğundan kurumsal şirket hesabından kredi çektiğini, diğer büyük pay sahibi ortağa hiçbir şekilde bilgi ve haber vermediğini, davacının şirketi ve şirket ortağını dolandırarak haksız kazanç elde ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin diğer ortağının müvekkiline tehdit ve gözdağı vererek ortaklar kurulu kararı defterinin boş sayfalarına imza attırmak suretiyle şirketi kendi üzerine aldığını, müvekkinin sermaye borcunu ödediğini, şirket kurulduğunda yurtiçi sermaye ve malzeme alımı için müvekkilinden talep edilen 9.000,00 TL çekin İrfan Hırdavata 10.08.2012 tarihinde teslim edildiğini, kalan diğer kısmın ise belirli tarihlerde şirket kasasına konulduğunu, ayrıca Mertmaden'e işletmeye iş başlangıcı ve sermaye için malzeme alınırken müvekkilinin kendi cebinden ödeme yapıldığını, ... kayıtlarının incelemesi neticesinde müvekkilinin 18.000,00 TL sermayesinin bulunduğununun görüleceğini, kayıtların incelenmesi çerçevesinde dava dışı diğer ortağın 07.04.2034 tarihine kadar tek yetkili olduğunun görüleceğini, diğer ortağın müvekkilinin iradesine fesat karıştırmak suretiyle işbu yetkilere haiz olduğunu ve bu konuda suç duyurusunda bulunulacağını, diğer ortak ... tarafından şirkete ait ... Çağlayan Şubesi 0072384 hesap numaralı, 0352 şube numaralı hesaba bloke konulduğunu, şirkete ait 34 AS 230 plakalı aracı sattığını, satışa istinaden aldığı parayı kendi hesabına geçirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından delil olarak bildirilen ve dosyaya celp edilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/91758 Soruşturma numaralı evrakı incelendiğinde; davacının ileri sürmüş olduğu tehdit ve gözdağı vermek suretiyle ortaklar kurulu karar defterine imza attırdığına dair şikayeti üzerine yapılan soruşturma neticesinde mezkur şikayete ilişkin olarak iddia dışında herhangi bir delil olmadığı gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiği, ortak ...'nün diğer iddiaları; ortaklar arasındaki maddi ve mali vakıalara ilişkin olup, iddiasına dayanak başkaca bir delil bildirmediğinden ve özellikle iddiasını ispat külfeti altında olduğu da gözetilerek, esas davanın davacısı olan ortak ...'nün iddiasını kanıtlayacak yeter delil mevcut olmadığından esas davanın bu nedenle reddi gerektiği, birleşen dava yönünden yapılan incelemede; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/91758 Soruşturma numaralı 2016/24279 İddianame numaralı iddianamesi incelendiğinde müştekisinin ..., şüphelisinin diğer ortak ... olduğu, taraflar arasındaki ihtilaf nedeniyle ...' nun ...'nün yüzüne karşı küfür etmiş olması ve ...'nun ikrarı çerçevesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) ilgili maddeleri uyarınca kamu davası açıldığı, somut olayda, tarafların birbirlerine karşı iddia etmiş olduğu olgular taraflar arasında şirket yönetimine ilişkin uyuşmazlıklar olduğu, taraflar arasında görülen ceza yargılaması ve ortaklar arasında görülen huzurdaki dava ve soruşturmalar da göz önünde bulundurulduğunda şirket işlerinin yürütülmesinde arızi durumları ortaya koyacağı, nitekim ortaklar arasındaki güven duygusunun ortadan kalktığı, bu nedenle haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin koşulların oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine; birleşen davanın kabulü ile davalı ortağın 6102 sayılı Kanun 633 vd. maddeleri uyarınca, payının gerçek değeri olan 26.517,00 TL ayrılma akçesinin kendisine şirket tarafından ödenmesine ve şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından ilk derce mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere davacının aynı iddialar ile yaptığı şikayet üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/91758 Soruşturma numaralı dosyasında yürütülen soruşturma sonucu iddialar dışında herhangi bir delil elde edilememesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının diğer iddiaları ise şirket ortakları arasındaki maddi ve mali konulara dair olup, esas davada davacının dava konusu ortaklar kurulu kararının iptali yönünden iddialarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle kurulan hüküm isabetli olup, asıl davanın reddine dair hükme karşı asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediği, birleşen dava yönünden yapılan incelemede; davacı şirketin iki ortağı bulunduğu, davalının davacı şirketin % 30 dava dışı ortağın ise % 70 oranında paydaşı olduğu, davacı Şirket ana sözleşmesinde ortağın haklı nedenle şirketten çıkarılmasına ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı, somut olayda limited şirketlerde bir ortağın haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılması için, 6102 sayılı Kanun'un 640/3, 621/1-h maddeleri gereğince, ağırlıklı nisap ile alınmış bir genel kurul kararının varlığının dava şartı olarak öngörülmüş olması nedeniyle, iki ortaklı limited şirketler bakımından bu şartın tahakkukunun mümkün bulunmamasından ötürü, somut davanın dinlenemez nitelikte olmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle asıl davaya yönelik asıl davada davacı vekilinin asıl davanın reddine dair istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davada davalı vekilinin birleşen davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, karar asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava, şirket ortakları kurulu kararının iptali, birleşen davanın ise davalının şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 616/1-h ve 621/1-h, 633 ve 640/3 maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.