4. Hukuk Dairesi 2010/11202 E. , 2010/11871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... .... A.Ş ve diğeri aleyhine 17/08/2007 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle 20.000 TL manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 2.500 TL manevi tazminat takdirine dair verilen 25/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili tarafından süresi
**4. Hukuk Dairesi 2010/11202 E. , 2010/11871 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... .... A.Ş ve diğeri aleyhine 17/08/2007 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle 20.000 TL manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 2.500 TL manevi tazminat takdirine dair verilen 25/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının 17,15 TL'sinin davacıya, 148,50 TL'sinin de davalılara yükletilmesine, peşin alınan harçların bundan bundan mahsubuna 22/11/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hükmü, taraflar temyiz etmiştir. Davacı vekili; ... Gazetesinin 17 Mayıs 2007 tarihli nüshasında, “Ulusalcı sendika, cemaatle namaza da karşı” başlığı ile yayınlanan yazıda müvekkilinin fotoğrafı ve ismi de kullanılarak din ve dini değerlere düşman olarak gösterilmesi suretiyle, kendisinin ve ailesinin can güvenliğinin tehlikeye atıldığını, mesleki ve sosyal çevresinde toplumun kin ve husumetine maruz bırakılıp, telafisi imkânsız zarara uğratılmasına neden olunduğunu ileri sürerek, manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 2010/11202-2010/11871 Davalılar vekili; haberde, Eğitim-... Sendikası ... Şube Yöneticilerinin 16 Mayıs 2007 tarihinde ... ... düzenledikleri basın toplantısında yaptıkları açıklamanın birebir yer aldığını, gazetecilik gereklerinin yerine getirildiğini, kamuoyunu bilgilendirme amacının güdüldüğünü, kamu yararı, toplumsal ilgi, güncellik, konu ile yazı arasında düşünsel bağlılık ilkelerine sadık kalındığını, yazının bütününe bakılması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; dava konusu yazı ile davacının din düşmanı gibi tanıtıldığı, hedef gösterildiği böylece kişilik haklarına saldırının oluştuğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemiz sayın çoğunluğunca yerel mahkeme kararı hükmedilen tazminat miktarı yönünden düzeltilerek onanmıştır. Davacının başkanı olduğu Eğitim-... Sendikası ... İl Temsilciliği yetkilileri, ... ... Yatılı Bölge Okulu’nda, din kültürü ve ahlâk bilgisi öğretmeni tarafından “Dinin Direği ...” isimli kitabın dağıtımı nedeniyle 16 Mayıs 2007 tarihinde ... ... basın toplantısı ve açıklaması yapmıştır. Dava konusu haber ise, 17 Mayıs 2007 tarihli ... Gazetesinde yayımlanmıştır. Basın özgürlüğü Anayasa’nın 28. maddesinde ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 1 ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir.Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Yerel mahkemenin gerekçesine ve Dairemizin sayın çoğunluğunun görüşlerine katılmamız mümkün değildir. Şöyle ki; haber gerçektir.Günceldir.Ekleme yoktur.Kamu yararı vardır.Özle biçim arasındaki denge bozulmamıştır. Eğitim-... Sendikası ... Şubesinin, ”Basına ve Kamuoyuna” başlıklı açıklamasında; ulusalcı anlayıştan yoksun olduğu vurgulanan adı geçen kitaptan alıntılara yer verildikten sonra değerlendirmeler bölümünün 5. bendinde; “... ibadetinin, temiz ve uygun olan her yerde yapılabileceği göz ardı edilmektedir.Kesinlikle camide ve cemaatle kılınması gerekliliği vurgulanmaktadır. …” ifadeleri yer almıştır. Kamuoyuna duyurulması amaçlanarak basın toplantısı ile bu açıklama yapıldığına göre davacının isim ve fotoğrafının kullanılmasının doğal karşılanması icap eder.Okuyucunun ilgisini çekecek şekilde başlık ve üslup kullanılmıştır. Konunun hassasiyeti dikkate alınarak toplumun tepki gösterebileceği davacı tarafından basın toplantısı öncesinde öngörülmesi gerekirdi.Tüm bu hususlar bilinerek ... ... basın toplantısı-açıklaması yapılmış ve fotoğraf çektirilmiştir.Bundan sonra yazmayın ve fotoğrafı yayınlamayın demek işin gereğine ve tabiatına aykırıdır. Şu durumda, Türk Medeni Kanunu’nun 24. Borçlar Kanunu’nun 49. maddeleri ile teminat altına alınan kişilik haklarına saldırı ve hukuka aykırılık gerçekleşmemiştir.Tüm bu sebeplerle davanın tümden reddi düşüncesinde olduğumuzdan, kısmen kabulü yönündeki yerel mahkeme kararını onayan sayın çoğunluğun görüşlerine katılamıyoruz.22/11/2010