Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13724 E. , 2024/1822 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13724 Karar No : 2024/1822 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Müzeleri Müdürlüğü denetiminde korunması ger…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13724 E. , 2024/1822 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13724 Karar No : 2024/1822 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Müzeleri Müdürlüğü denetiminde korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlığı koleksiyonculuğu faaliyetinde bulunan davacıya ait adreste, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasından alınan karar gereğince, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan aramada ele geçirilen Enver Paşa mühürlü ve pençeli Tezkire'nin Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü uzmanlarınca yapılan inceleme neticesinde müzelik değerde tasnif ve tescile tabi olacak vasıfta ve müze koleksiyonlarını tamamlar nitelikte olduğunun tespiti üzerine, anılan eserle ilgili olarak Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğüne bildirimde bulunulmadığından dolayı Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koleksiyonculuğu ve Denetimi Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesi uyarınca, davacının koleksiyonculuk izin belgesinin iptal edilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 25/01/2023 tarihli, E:2021/7570, K:2023/986 sayılı bozma kararı üzerine; Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; koleksiyon izin belgesinin devredilemediği ve ekonomik bir alışverişe konu olamadığı, ekonomik bir değer ifa etmediği, bu nedenle Anayasanın 35. maddesi anlamında mülk teşkil etmediği ancak koleksiyon izin belgesi iptal edilenlerin, anılan mevzuat gereğince, envanterlerinde bulunan taşınır kültür ve tabiat varlıklarını denetimi altında bulundukları müze müdürlüğüne teslim etmeleri gerektiğinden ve yeni bir kültür ve tabiat varlığı edinemeyeceklerinden veya satın alamayacaklarından, bu durumun Anayasanın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkına aykırı olarak mülke erişmeyi sınırladığı, öte yandan, Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklar Koleksiyonculuğu ve Denetimi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, koleksiyon sahiplerinin ilgili müzeye tescil ettirmek kaydıyla koleksiyonundaki her türlü eseri kendi aralarında değiştirebileceği veya satabileceği, koleksiyonerin ölümü hâlinde koleksiyonun mirasçılarına intikal edeceği düzenlemeleriyle davacının koleksiyonundaki taşınır kültür ve tabiat varlıklarının belirli koşullar dâhilinde değiştirilebilmesi veya satılabilmesinin ve intikalinin de mümkün olduğu, bu durumda ekonomik bir değer ifade ettiği anlaşılan söz konusu koleksiyonun davacı açısından Anayasanın 35. maddesi anlamında mülk teşkil ettiği kuşkusuz olup koleksiyon izin belgesinin iptalinin sonuçları itibarıyla mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği, bu durumda; mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin Anayasanın 35. maddesinde öngörülen koşullara uygun olmasının zorunlu olduğu, bunun için de mülkiyet hakkına yapılacak müdahalelerin, ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir bir kanuni temelinin bulunması gerektiği, koleksiyonculuk izin belgesinin iptalinin, mülkiyetin kazanımını sağlayan koleksiyon izin belgesinin kaybedilmesine bağlanan bir takım sonuçlarının olduğu da düşünüldüğünde, bu sonuçların ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbiri niteliğinde olduğu ve Anayasanın 38. maddesi hükmü gereğince, ancak kanunla ya da kanunun verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenmesi gerektiği; 2863 sayılı Kanunda, koleksiyonculuk izin belgesinin hangi koşullarda iptal edileceğinin ve sonuçlarının açık olarak düzenlenmediği gibi çerçevesi kanunla çizilerek konu hakkında idareye düzenleyici işlem yapma yetkisi de verilmediği, izin belgesi iptal edilen koleksiyoncuya ait koleksiyonun akibetinin ne olacağının da kanunla düzenlenmediği, davacının koleksiyonculuk izin belgesinin iptali işleminin sonucu itibarıyla mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden, bu nedenle kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak tesis edilmesi gereken dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, nitekim, bir kültür varlığı koleksiyonunun devrine yol açacak şekilde koleksiyonculuk izin belgesinin iptal edilmesi üzerine, idari yargıda açılan dava sonucunda verilen davanın reddi yolundaki kararın kesinleşmesi sonrasında, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 10/01/2019 tarih ve Başvuru No:2015/3742 kararıyla; davacının, Anayasanın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkının, müdahaleye yol açan izin belgesinin iptali ile buna bağlı sonuçlarının kanunla düzenlenmediği gerekçesiyle ihlal edildiğine karar verildiği, bu itibarla; dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Görülmekte olan davada Anayasa Mahkemesi tarafından bir ihlal kararı verilmediği, taşınır kültür varlıkların devlet malı olarak korunduğu, İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemeleri kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge idare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 25/01/2023 tarihli, E:2021/7570, K:2023/986 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.