11. Hukuk Dairesi 2009/11054 E. , 2011/4172 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2009 tarih ve 2006/209 - 2009/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2009/11054 E. , 2011/4172 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2009 tarih ve 2006/209 - 2009/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, limited şirketin %99 payına sahip ve yetkili müdürü davalı Ruhper ile %1 pay devralan müvekkilinin ortak olduktan sonra alınan sermaye arttırılmasına ilişkin kararların tamamında imzasının sahte olarak atılmış olduğunu, kayıtlara göre müvekkilinin yalnız % 0,000.001 payının bulunduğu halde şirketin borçlarının tamamının kendisinden tahsili için yasal yollara başvurulduğunu ileri sürerek, pay oranının tespitini ve şirketin TTK’nun 549. madde gereğince infisahını talep ve dava etmiştir. Davalı şirket adına ve asaleten davalı..., davalının 17 yıldır yapılan işlemlerden haberdar olmamasının gerçeği yansıtmadığını, kararlara ilişkin itirazın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı Ruhper’in şirket karar defterlerine davacının sahte imzalarını atması nedeniyle yargılanarak cezalandırılmasına karar verildiği, sahtecilikle arttırılan şirket sermayesinin 500.000.000.000 TL olduğu, davacının usulsüz şekilde sermaye artırımına karşı bu kararların iptalini sağlamadan pay oranının tespitini talep etmesi karşısında, eda hükmünü içerecek şekilde karar verilemeyeceği gerekçesiyle pay oranı tespit isteminin reddine, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirketteki pay oranının tespiti ve şirketin infisahı talebine ilişkindir. Davacının davalı şirkette pay sahibi olduğu sabit ise de, şirketin sermayesinin ne miktarda olduğu ve buna bağlı olarak davacının sahibi olduğu payların değeri taraflar arasında ihtilaflı olup, sermaye artırımına ilişkin ortaklar kurulu kararlarındaki imzaların davacıya ait olmadığının ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporlarıyla saptanmış olması ve davacının bu davada söz konusu ortaklar kurulu kararlarının hükümsüzlüğünü savunarak, buna göre sahibi olduğu pay miktarının tespitini istemiş olmasına göre, davacının bu talebinde hukuksal yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, mahkemece, davalı şirketin sermaye artırımına ilişkin ortaklar kurulu kararlarının hükümsüz (batıl) olup olmadığı saptanarak, asgari sermaye artışına ilişkin kanuni düzenlemeler de nazara alınmak suretiyle, dava tarihi itibarıyla öncelikle davalı limited şirketin sermayesinin ne miktarda olduğunun tespiti ile davacının iddiasının rüçhan hakkının kullandırılmamasına yönelik olması da gözetilerek davalı şirketteki payının oran ve miktarının tespit edilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle pay oranının tespiti yönündeki davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.