T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/1043 Esas KARAR NO: 2025/1086 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 14/11/2025 KARAR TARİHİ: 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile ---------arasında borç ilişkisi olduğundan ve borcun ödenmemesi nedeniyle -----------sayılı dosyası ile dava açılmış ise de davalı şirketin -…
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/1043 Esas KARAR NO: 2025/1086 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 14/11/2025 KARAR TARİHİ: 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile ---------arasında borç ilişkisi olduğundan ve borcun ödenmemesi nedeniyle -----------sayılı dosyası ile dava açılmış ise de davalı şirketin -------tarihinde ticaret sicilinden TTK geçici 7. maddesi gereğince terkin edildiğinden dolayı , icra takibinde taraf teşkilini sağlayabilmek için bu şirketin ihyasına karar verilmesini gerekmekte olduğunu, bu davada ihyasını istedikleri --------- şirketin ticaret sicilinden münfesih edilmeden önceki merkez adresinin -------------- olduğunu, bu şirketin ticaret sicilinden münfesih edildiğini, ihyasını istedikleri şirketin ---------- münfesih ediliğinden ötürü bu davada husumeti, sadece---------- yöneltmiş bulunduklarını, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme ( terkin ) ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmasının gerektiğini, şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, somut davada şirketin tasfiye dışında kalmış gayri menkul mallarının varlığı sabit olduğundan usulsüz olarak tasfiye edildiğini, tüm bu sebeplerden dolayı ------sicilinde kayıtlı ----- unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle;------ ttk m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili ---------- re’sen terkin işleminde, herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının gerekmekte olduğunu, dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmeksizin yalnızca sınırlı olarak ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesine kanaat getirilmesi durumunda; TTK Geçici 7. madde fıkra 15 gereğince uygulanması gereken, TTK m. 547/2 hükmü gereğince, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmasının gerekmekte olduğunu, her ne kadar direnme kararında tasfiye işlemlerinin kamu düzeniyle ilgili olduğu belirtilmiş ise de 6102 sayılı kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince yapılan işlemlerin kamu düzeniyle bir ilgisinin bulunmamakta olduğunu, dava konusu şirketin 31.07.2013 tarihinde geçici 7. madde uyarınca terkin edildiğini, aynı şirket hakkında ise terkin tarihinden sonra 21.03.2014 tarihinde dava açıldığı nazara alındığında; ilgili -------- geçici 7. madde kapsamında gerçekleştirilen terkin işleminin hukuka aykırı olduğunun söylenemeyeceğini, dolayısıyla dava konusu şirket hakkında taraf teşkilinin sağlanarak anılan davadaki yargılamaya devam edilmesi için açılan bu davada verilecek olan ihya kararının, ttk’nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye kapsamına girdiğinden mahkemece, aynı maddenin 2. fıkrası gereği ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili --------yargılama giderleri ve vekâlet ücreti'nden sorumlu tutulamacağını, resen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu, davacı tarafça resen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediğini, neticeten dava konusu şirket bakımından üçüncü kişi konumunda olan davacı tarafından bu yönde bir iddianın ileri sürülebilmesinin de mümkün olmadığını, öte yandan da, davacı tarafın ihya isteminde haklı olmasının, müvekkili müdürlüğün terkin işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceğini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının da hmk’daki temel ilkelerle ve hakkaniyetle bağdaşmamakta olduğunu, tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddini, mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, dava dilekçesinde belirtilen işlemlerin yapılabilmesi hususunda ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava; 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen dava konusu şirket hakkında dava dilekçesinde belirtilen dava davasının yürütülmesi, kesinleşmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. ---- cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca ----- tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir. ---------------sisteminden celp edilerek incelenmiş davacısının huzurdaki davacı, davalısının ihyası istenen şirket olduğu, davanın derdest olduğu, mahkemece kurulan ara karar gereği davacıya huzurdaki davayı açmak üzere yetki ve süre verildiği görülmüştür. TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası “...----- silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmüne haizdir. İstinaf daireleri önceki kararlarında TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal -------- tarihli ilamı; emsal ----- tarihli ilamı; aynı ------ tarihli ilamı; aynı Dairenin ---------- tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle, Daireler eski uygulamalarından dönmüştür. Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.Tüm dosya kapsamından ihyası istenen şirketle ilgili derdest dava olduğu bu nedenle davacının ihya isteminde hukuki yararı olduğu sonucuna varılmış davanın kabulüne karar verilmiştir. TTK'nın geçici 7.maddesinin 15.fıkarasına ------- tarihli ve 7511 sayılı Kanun'un 16.maddesi ile eklenen, "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili -------- aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmünün derhal yürürlüğe girmiş olması ve davalının yasal hasım olması nedeni ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne şirketin ihyasına karar verilmiş, şirketin ortak ve yetkilisi olan --------- tasfiye memuru olarak atanmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE;-------sicil nosuna kayıtlı bulunup sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE ----- hakkında derdest olan --------- Esas sayılı dava doyasının yürütülmesi, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ---------- yeniden TESCİLİNE, 2-Tasfiye Memuru olarak şirket ortağı, son yetkilisi olan ------------ atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine, 3-Kararın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ---------- yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, --------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025