Başvuru, miras yolu ile intikal eden tapulu taşınmazların kadastrosunun yapılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının, ayrıca kadastro çalışmalarına engel olduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulan köy muhtarı hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; miras yolu ile intikal eden tapulu taşınmazların kadastrosunun yapılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının, ayrıca kadastro çalışmalarına engel olduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulan köy muhtarı hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 24/10/2013 tarihinde Siverek Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/5/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 14/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 16/1/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 2/2/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 12/2/2015 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Ergani Kadastro Müdürlüğünce, 26/1/2005 tarihinde Diyarbakır ili Çermik ilçesi Kuşlukçayırı köyünde kadastro çalışmaları yıllık çalışma programına alınmış; Tapu ve Kadastro Diyarbakır Bölge Müdürlüğünce de 6/2/2006 tarihinde söz konusu çalışma programı onaylanmıştır. Kuşlukçayırı köyü ile Bircemal köyü arasındaki çalışma alanı sınırının tespit edilemediği 14/4/2006 tarihli tutanak ile belirlenmiş; Kuşlukçayırı köyü Muhtarı, Ergani Kaymakamlığına verdiği 16/3/2006 tarihli dilekçesi ile her iki köy arasındaki sınır ve arazi anlaşmazlıkları nedeniyle olaylar çıkabileceğinden bahisle bu köydeki kadastro çalışmalarının iptal edilmesini talep etmiştir. Ergani Kaymakamlığınca 26/4/2006 tarihinde, bu köyler arasındaki sınır anlaşmazlıkları nedeniyle olaylar yaşandığı ve sekiz vatandaşın da tutuklandığı belirtilerek yeni olaylara sebebiyet verilmemesi gerekçesiyle Kuşlukçayırı ve Bircemal köylerinin kadastro çalışmalarının kapatılarak yıllık plandan çıkarılmasına karar verilmiştir. Başvurucu 23/5/2009, 23/11/2009, 26/3/2012 ve 9/4/2013 tarihlerinde Ergani Kadastro Müdürlüğüne, Çermik Kaymakamlığına ve Diyarbakır Valiliğine verdiği dilekçelerle Kuşlukçayırı köyünde taşınmazlarının mevcut olduğunu belirterek bu köyde kadastro çalışmalarının tamamlanmasını talep etmiş; idarelerce başvurucuya gönderilen cevap yazılarında, talebinin bu aşamada karşılanamayacağı bildirilmiştir. Başvurucu, kadastro çalışmalarına engel olduğu gerekçesiyle Kuşlukçayırı köyü Muhtarı hakkında 9/4/2013 tarihinde Çermik Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunmuştur. Çermik Kaymakamlığının 31/5/2013 tarihli ve 2013/6 sayılı kararı ile adı geçen köy muhtarı hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir. Başvurucu bu karara itiraz etmiş, Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesinin 8/7/2013 tarihli ve E.2013/184, K.2013/176 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Bu karar başvurucuya 30/9/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 24/10/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun "Amaç" başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı, ülke koordinat sistemine göre memleketin kadastral veya topoğrafik kadastral haritasına dayalı olarak taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukukî durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun öngördüğü tapu sicilini kurmak, mekânsal bilgi sisteminin alt yapısını oluşturmaktır." 3402 sayılı Kanun'un "Kadastro çalışma alanı, ilan ve itiraz" başlıklı maddesi şöyledir:"Kadastro bölgesindeki her köy ile belediye sınırları içinde bulunan mahallelerin her biri, kadastro çalışma alanını teşkil eder.Kadastro müdürü, kadastrosuna başlanacak mahalleyi veya köyü en az 15 gün önce bölge merkezi ile çalışma alanı ve komşu köy, mahalle ve belediyelerde alışılmış vasıtalarla duyurur. Bu duyuruda çalışma sınırlarının tespitine hangi gün ve saatte başlanacağı belirtilir...." 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Görevi kötüye kullanma" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un "İzin vermeye yetkili merciler" başlıklı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi şöyledir: "Soruşturma izni yetkisiilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında kaymakam, tarafından bizzat kullanılır." 4483 sayılı Kanun'un "Ön inceleme yapanların yetkisi ve rapor" başlıklı maddesi şöyledir:"Ön inceleme ile görevlendirilen kişi veya kişiler, bakanlık müfettişleri ile kendilerini görevlendiren merciin bütün yetkilerini haiz olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa göre işlem yapabilirler; hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesini de almak suretiyle yetkileri dahilinde bulunan gerekli bilgi ve belgeleri toplayıp, görüşlerini içeren bir rapor düzenleyerek durumu izin vermeye yetkili mercie sunarlar. Ön inceleme birden çok kişi tarafından yapılmışsa, farklı görüşler raporda gerekçeleriyle ayrı ayrı belirtilir.Yetkili merci bu rapor üzerine soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verir. Bu kararlarda gerekçe gösterilmesi zorunludur." 4483 sayılı Kanun'un "İtiraz" başlıklı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları şöyledir:"Soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisi; soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi itiraz yoluna gidebilir. İtiraz süresi, yetkili merciin kararının tebliğinden itibaren on gündür.İtiraza, 3 üncü maddenin (e), (f), g (Cumhurbaşkanınca verilen izin hariç) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesi bakar. İtirazlar, öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar kesindir."