11. Hukuk Dairesi 2010/5488 E. , 2012/2873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/02/2010 tarih ve 2008/220-2010/48 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/02/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından öt
**11. Hukuk Dairesi 2010/5488 E. , 2012/2873 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/02/2010 tarih ve 2008/220-2010/48 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/02/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı Lökler Petrol Tüketim mamülleri Turz.İnş. Nak. Mermer İmalat Tic. İth. İhr. Ltd. Şti.nin ½ oranında hissedarı olduklarını, 07/12/2007 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen kararlar doğrultusunda anlaştıklarını, Kozaağaç Köyündeki akaryakıt istasyonunun davalıya, ....... Köyündeki akaryakıt istasyonunun da müvekkiline verildiğini, sözleşme hükümleri gereğince müvekkilinin 50.000 TL'yi davalının isteği üzerine 13/12/2007 tarihinde şahsi hesabına yatırdığını, davalının sözleşme şartlarını yerine getirmek yerine 31/03/2008 tarihli ihtarname ile sözleşme hükümlerinden hiç bahsetmeyerek sözleşmeyi tek taraflı ihlal ettiğini, davalının sözleşme hükümlerine uymayarak şirkete kayyım atanması için dava açtığını, sözleşmenin 4. maddesinde sözleşmeyi ihlal eden kişinin karşı tarafa 500.000 TL tazminat ödemeyi kabul ettiğini ileri sürerek, bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dosya kapsamına göre, tarafların Lökler Petrol Tüketim Mamülleri Turz.İnş.Nak. Mermer İmalat Tic. İth. İhr. Ltd.Şti.nin iki ortağı oldukları, işlerini ayırmak amacı ile 07.12.2007 tarihli adi yazılı sözleşmeyi düzenledikleri, cezai şartın fer'i nitelikte bir talep olduğu, asıl borcun doğumuna bağlı olması nedeniyle, asıl borcun geçersizliği halinde cezai şartın da geçersiz olduğu,TMK'nun 706. maddesinde tapulu taşınmazların mülkiyetini nakledici sözleşmelerin resmi biçimde yapılmasının öngörüldüğü, ayrıca BK'nun 213. maddesinde ise tapulu taşınmazlar hakkındaki satışı ve satışı vaat sözleşmelerinin resmi şekilde yapılması gerektiği, şekil koşuluna uyulmadan yapılan sözleşmelerin kural olarak geçersiz olduğu, 07.12.2007 tarihli sözleşmede tarafların taşınmaz devri ile de yükümlü tutuldukları, oysa adi yazılı sözleşme ile taşınmaz satış vaadi BK.nun 11/2 ve 213 ncü maddesi hükmü gereği geçerli olmadığı, tarafların geçersiz olan bölüm bulunmasaydı sözleşmeyi yapmayacakları kabul edilebildiği takdirde sözleşmenin tamamen geçersiz ./... 2010/5488 2012/2873 Sf-2 olduğu, tarafların petrol istasyonlarının bulunduğu yeri kapsayan taşınmazların paylaşımının geçersiz olması halinde, davaya konu akdi yapmayacaklarının işin niteliği gereği açık olduğu, asıl borç ilişkisi geçersiz olduğundan, feri nitelikteki cezai şartın da geçersiz olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taraflar arasındaki bölüşüm protokolünde yer alan cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup, esasen öncelikli uyuşmazlık, taraflar arasında adi yazılı şekilde yapılan hisse devirlerini, bölünmeyi, taşınır ve taşınmaz devirlerini de içeren sözleşmenin geçerli olup olmadığı, başka bir deyişle, bu sözleşme hükümlerine değer verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yukarıdaki özettende anlaşılacağı üzere, yazılı gerekçelerle fer'i nitelikteki cezai şartın geçersiz olduğu sonucuna varılarak davanın reddi cihetine gidilmiştir. Oysa, Dairemizin emsal nitelikteki (2000/5430 Esas, 2000/6618 Karar ve 11.09.2000 Tarih) kararında da belirtildiği üzere, her ne kadar tapulu bir taşınmazın haricen yapılan devri sonucunu doğuran sözleşmeler (BK'un 213, MK'nun 706, Tapu Kanunu 26) geçersiz ise de, davacının üzerine düşen edimini yerine getirmesi ve davalının da edimlerin büyük bölümünü yerine getirmesinden sonra, şekle aykırılığa bağlanan geçersizlik müeyyidesi adalet duygularını ağır şekilde örseler. Kanunda özel bir hüküm bulunmadıkça, şekle aykırılık nedeniyle geçersiz bir sözleşmenin ifasının da geçersiz kalması genel kural ise de, bu kural, kabulün aksine TMK'nun 2 nci maddesinde yazılı dürüstlük kuralına aykırı düşecek tarzda uygulanamaz. Diğer bir ifade ile, her ne kadar taşınmaz devri, noter önünde satış vaadi sözleşmesi veya tapu sicil memuru önünde bizzat devir gibi resmi şekil şartına tabi ise de, ortaklar arasında şirketler hukuna özgü bir biçimde, bir tür bölünme ve tasfiyeyi içeren protokol hükümlerinin ilke olarak geçerli olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece, uyuşmazlığın yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi eksik incelemeye dayalı olup doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 13/03/2012 S.C