Ceza Genel Kurulu 2017/614 E. , 2020/159 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 309-59 Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar ... ve ...’in TCK’nın 109/2, 109/3-a-b, 62 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden ayrıca TCK’nın 63. maddesi uyarınca mahsuba ilişkin Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.01.2012 tarihli ve 309-5…
**Ceza Genel Kurulu 2017/614 E. , 2020/159 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 309-59 Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar ... ve ...’in TCK’nın 109/2, 109/3-a-b, 62 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden ayrıca TCK’nın 63. maddesi uyarınca mahsuba ilişkin Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.01.2012 tarihli ve 309-59 sayılı hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 24.11.2015 tarih ve 11749-10927 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 19.11.2016 tarih ve 376725 sayı ile; "....Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen, 5237 sayılı TCK'nın 110. maddesi; '(1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.' şeklinde düzenlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanıkların Bingöl ilinde kamu görevlisi olarak çalıştıkları, sanık ...'ın askeri personel, diğer sanık ...'un ise sağlık personeli olduğu, her iki sanığın arkadaş oldukları ve olay günü birlikte yemek yiyerek alkol aldıkları, bir süre sonra saat 23.00 sıralarında şehir merkezinde bulunan büfeden bira aldıktan sonra katılana ait ticari taksiye müşteri olarak binerek Pınar Düğün salonu civarına gittikleri burada biraları içtikten sonra tekrar aynı büfeye gelerek yeniden bira alarak araçla birlikte tekrar aynı düğün salonu civarına geldikleri ve alkol almaya başladıkları, katılanın durakta müşterileri olduğu gerekçesiyle ayrılmak istediğini söylediğinde, arka koltukta oturan sanık ...'in karşı çıkarak 'Sen benim emrimdesin, telefonu, telsizi kapat' diyerek talimat verdiği, ön koltukta oturan diğer sanık ...'un ise 'Bu adam vali gibidir, reistir, ne diyorsa yap, bekle' diyerek diğer sanığı desteklediği, katılandan il merkezine yakın olan Tekören Köyü'ne gitmesini istedikleri, yolda sanık ...'in üzerinde görevi nedeniyle taşıdığı silahı doldur boşalt yaparak katılanı ölümle tehdit ettikten sonra, aracın camından dışarıya 8-9 el ateş ettiği, Tekören Köyü'ne geldiklerinde sanıklardan ...'in arkadaşı olan ve korucu olarak görev yapan ...'in evinin önüne geldikleri, sanıkların taksiden inmesi üzerine katılanın hızla olay yerinden uzaklaşarak saat 00.45 civarında polise başvurarak suça konu boş fişeklerden 4 tanesini teslim ettiği, Yerel Mahkemece 'sanıkların katılanı pişmanlık duyarak serbest bırakmaları, başka bir deyişle sanıkların kendiliğinden, herhangi bir zorlama olmaksızın katılanı serbest bırakmalarının söz konusu olmadığı' gerekçesiyle haklarında TCK'nın 110. maddesinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır.