5. Ceza Dairesi 2008/6224 E. , 2012/3557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İkna suretiyle irtikap, hüviyet cüzdanı pasaport ve ruhsatnamelerde sahtecilik HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ...’a isnat olunan “yeşil kart” olarak nitelendirilen belgelerde sahtecilik yapma eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 355. maddesinde belirtilen suçu oluşturacağı, bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itiba
**5. Ceza Dairesi 2008/6224 E. , 2012/3557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İkna suretiyle irtikap, hüviyet cüzdanı pasaport ve ruhsatnamelerde sahtecilik HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ...’a isnat olunan “yeşil kart” olarak nitelendirilen belgelerde sahtecilik yapma eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 355. maddesinde belirtilen suçu oluşturacağı, bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, son suç tarihi olan 09/09/2004’ten itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık ... hakkında ikna yoluyla irtikap ve hüviyet cüzdanı, pasaport ve ruhsatnamelerde sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik itirazlara gelince; 765 sayılı TCK’ya göre irtikap suçundan hüküm kurulurken yasal ve yeterli teşdit gerekçesi gösterilmiş olması ve 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerinin en lehe tatbikinde 765 sayılı Yasa uyarınca verilen hükmün lehe olduğunun anlaşılması karşısında yapılan uygulamada 5237 sayılı TCK’ya göre temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesi suretiyle orantılılık ilkesine aykırı davranıldığı gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş; sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 219/son maddesi uyarınca müebbeten memuriyetten yasaklanmasına hükmedilmemiş olması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre çevre sağlık teknisyeni olup Yeşil Kart Bürosu’nda görevli olan sanığın kendisinin ve aile bireylerinin sağlık karnelerine vize yaptırmak için müracaat eden ...’dan hastane için yeşil kart başına 25.000.000 TL bağış alındığını söyleyerek üç karne için 75.000.000 TL alıp kendisine menfaat sağlayarak ikna suretiyle irtikap suçunu işlediği ve resmi kurumlar nezdinde mal ve hak araştırması yapmaksızın kaymakamlık yazı işleri müdürü olan diğer sanığın imzasını da taklit ederek müracaat eden kişiler adına sağlık karnesi tanzim etmek, aynı şekilde vize işlemi yapmak ve ... isimli başvuranın formuna gerçeğe aykırı olarak SSK kaydının bulunmadığına dair şerh düşmek suretiyle sahtecilik eylemlerini gerçekleştirdiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sahteciliğe konu "yeşil kart" olarak nitelendirilen belgelerin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 355. maddesinde tanımlanan belgeler niteliğinde olduğu cihetle; sanığın sabit görülen eyleminin zincirleme biçimde "şehadetnamede sahtecilik" suçunu oluşturacağı gözetilmesizin aynı Yasanın 352. maddesi uyarınca mahkümiyet hükmü kurulması, Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle nazara alınarak mahkemece ikna yoluyla irtikap suçundan kurulan hükmün açıklamasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.