11. Hukuk Dairesi 2010/1400 E. , 2010/5625 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.01.2008 gün ve 2005/396-2008/18 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.10.2009 gün ve 2008/6200-2009/10388 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya iç…
**11. Hukuk Dairesi 2010/1400 E. , 2010/5625 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.01.2008 gün ve 2005/396-2008/18 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.10.2009 gün ve 2008/6200-2009/10388 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesi nezdinde vadeli mevduat hesabı bulunduğunu, 06.04.2005 tarihinde müvekkilinin evine ablası ile birlikte misafirliğe gelen...'ün sohbet sırasında banka hesabını öğrenip nüfus cüzdanını çaldığını, daha sonra eşi ... ile birlikte notere giderek... isimli bir kişinin resmini yapıştırıp bu nüfus cüzdanı ile müvekkili adına ...'yı vekil tayin eden bir vekaletname hazırlattıklarını, ...'nın da vekili sıfatıyla müvekkilinin hesabında bulunan (21.706,16) YTL'nı 11.04.2005 tarihinde çektiğini, davalı bankanın gerekli özeni göstermesi halinde ... tarafından vekaletname ile birlikte ibraz edilen nüfus cüzdanındaki resmin müvekkilinin dosyasındaki resme benzemediğinin, yine imzaların tamamen birbirinden farklı olduğunun anlaşılacağını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin adres, kimlik ve imza bilgilerinin noterce onaylandığı vekaletnameye dayanarak işlem yapmasının doğal olduğunu, kaldı ki vekaletnamede davacının müvekkili banka şubesindeki hesabından para çekme yetkisinin dahi verildiğini, ...'dan hesap cüzdanını kaybettiğini bildirmesi üzerine istenen hesap cüzdanı kayıp ibranamesi altındaki imzanın davacıya ait olduğunun da noterce onaylandığını, olayda hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşan davacının ve sahte nüfus cüzdanını kontrol etmeden vekaletname düzenleyen noterin ağır kusurlu bulunup müvekkiline kusur yüklemenin hakkaniyetle bağdaşmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının nüfus cüzdanının evine gelen misafiri tarafından çalındığı, daha sonra... isimli şahsın fotoğrafı yapıştırılarak ... ile birlikte noterden vekaletname düzenlendiği ve davacının davalı banka şubesinde bulunan hesabından her türlü işlem yapma yetkisinin verildiği, ...'nın bu vekaletname ile hesap cüzdanının kaybedildiğini ve yenilenmesi gerektiğini bildirerek davalı bankaya başvurduğu, bankanın önceki mevduat cüzdanı yönünden ibraname istemesi üzerine aynı gün bu ibranamenin de noterden düzenlendiği, vekaletname ve ibranamedeki imzaların birbirini tutmamasına rağmen ...'ya yeni hesap cüzdanı verildiği, ...'nın da bu yeni cüzdanla 3 gün sonra hesabın kapatıldığı, somut uyuşmazlıkta zarara neden olanın gerçekte "sahte vekaletname" olduğu, sahte vekaletnamenin düzenlenmesinde ve kullanılmasında davacının bir katkısının bulunmadığı, önemli olanın vekaletnamedeki imzanın hesap sahibine ait bulunmaması olduğu, imza hesap sahibine ait değilse bankanın hesaptan bir ödeme yaptığının kabul edilemeyeceği, bankanın bu zararını 3. kişiden isteyebileceği, dolayısıyla dava konusu ödemede davalı bankanın bir kusurunun bulunup bulunmadığının veya imzaların benzeyip benzemediğinin bir ön...in olmadığı, kaldı ki aksi kabul edilse bile davalı bankanın ibraname ve vekaletnamedeki imzaların farklılığıyla dikkat etmemesinin ağır kusur sayılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı banka vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/6200 E, 2009/10388 K sayılı ilamyıla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur. Davalı vekili, karar düzeltme ist...de bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 35,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.