Başvuru, deprem nedeniyle meydana gelen ölüm olaylarında kusuru bulunduğu ileri sürülen idare aleyhine açılan tam yargı davalarında yetersiz tazminata hükmedilmesi nedeniyle yaşam hakkının; tam yargı davasının uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, deprem nedeniyle meydana gelen ölüm olaylarında kusuru bulunduğu ileri sürülen idare aleyhine açılan tam yargı davalarında yetersiz tazminata hükmedilmesi nedeniyle yaşam hakkının; tam yargı davasının uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. 2016/9291 numaralı başvuru, başvurucular Recep Çatana, Sevim Çatana, Özgür Çatana, Onur Çatana ve Şiringül Çatana (Boybeyi) tarafından, 2016/9293 numaralı başvuru, başvurucular Ayşe Nurcan Batur, Murat Batur ve Ayşe Çiğdem Batur tarafından, 2017/35719 numaralı başvuru, başvurucular Zait Çabukoğlu, Gülsüm Çabukoğlu ve Recep Ali Çabukoğlu tarafından 12/5/2016 tarihinde; 2016/9811 numaralı başvuru ise başvurucular Nermin Sarı, Ece Sarı ve Ahmet Önder Sarı tarafından 16/5/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2016/9293, 2016/9811 ve 2017/35719 numaralı başvuruların konu bakımından hukuki irtibat nedeniyle 2016/9291 numaralı başvuru dosyasında birleştirilmesine, incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına ve diğer dosyaların kapatılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: 12/11/1999 tarihinde Bolu'nun Düzce ilçesinde meydana gelen depremde başvuruculardan Ayşe Nurcan Batur ile Murat Batur'un çocuğu ve Ayşe Çiğdem Batur'un kardeşi olan İ.B. evlerinin yıkılması sonucunda; başvuruculardan Recep Çatana ile Sevim Çatana'nın çocuğu, Özgür Çatana ve Onur Çatana ile Şiringül (Boybeyi) Çatana'nın kardeşi olan N.Ç., başvuruculardan Zait Çabukoğlu ve Gülsüm Çabukoğlu'nun çocuğu, Recep Ali Çabukoğlu'nun kardeşi olan S.Ç. ve son olarak başvuruculardan Nermin Sarı'nın eşi, Ece Sarı ve Ahmet Önder Sarı'nın babası olan Ö.S. durakta otobüsün kalkmasını beklerken yakında bulunan binanın üzerilerine yıkılması sonucunda vefat etmiştir.A. N.Ç.nin Vefatına İlişkin Olarak Yürütülen Tam Yargı Davası Süreci Başvurucular Recep Çatana, Sevim Çatana, Özgür Çatana ve Onur Çatana ile Şiringül (Boybeyi) Çatana 2/11/2000 tarihinde ilgili idarelere yakınlarının vefatı nedeniyle uğradıkları zararın tazmini için başvuruda bulunmuş; başvurunun zımnen reddi üzerine Sakarya İdare Mahkemesi ( İdare Mahkemesi) nezdinde 12/3/2001 tarihinde tam yargı davası açmışlardır. İdare Mahkemesi tarafından 20/4/2001 tarihli ve E.2001/497 sayılı kararla dilekçenin reddine karar verilmesi üzerine başvurucular yeni dilekçeyle hizmet kusuru nedeniyle yakınlarının vefat ettiğini ileri sürerek toplam 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talebiyle tam yargı davası açmışlardır. İdare Mahkemesi 30/10/2002 tarihli ve E.2001/993 sayılı kararıyla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir. Karar, Danıştay Dairesinin (Daire) 2/12/2005 tarihli kararıyla oyçokluğuyla bozulmuştur. Bozma üzerine Sakarya İdare Mahkemesinin ( İdare Mahkemesi) 2006/981 esasına kaydedilen davada 20/3/2008 tarihli kararla başvurucuların maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 669,62 TL maddi ve 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:"......enkaz altında kalarak hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen 000,-YTL destekten yoksun kalma (maddi) ile 000,-YTL manevi olmak üzere toplam 000,-YTL maddi/manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini istemiyle açılmıştır....Bu itibarla dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunda getirilen görüşün birlikte değerlendirilmesinden; 3194 sayılı Yasa ve söz konusu binaya ait inşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte olan 1580 sayılı yasa ve ilgili yönetmeliklere göre yapılacak inşaatlar için inşaat ruhsatı verilmesi, inşaatın her aşamasında gerekli denetimlerin yapılması ve inşaat bittikten sonra yapı kullanma izni verilmesi belediyenin yetki ve görevleri arasında olduğu göz önüne alındığında dava konusu dairenin bulunduğu apartmanın yapıldığı yörede, zemin etütlerinin yapılmadığı, dairenin inşaat ruhsatının ve yapı kullanma izin belgelerinin Düzce Belediye Başkanlığı tarafından düzenlendiği, davalı belediye tarafından mikro bölgelendirme çalışması yapılmadığı, yapının inşa edildiği yerde taban kayası veya taban formasyonu üzerindeki zemin kalınlığının kontrol edilmediği, davalı belediye tarafından depremden önce, afete uğrayabilecek bölgelerin tespit ve ilan edilmediği, kat adetlerindeki kısıtlamaların belirlenmediği açık olduğundan, davacıların yakını [N.Ç.nin] belediye otobüsü içerisinde hareket saatini beklemekte iken söz konusu binanın belediye otobüsü üzerine yıkılması sonucu enkaz altında kalarak öldüğü binanın yıkılmasında davalı Düzce Belediye Başkanlığı’nın %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.Öte yandan, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının ülkenin deprem bölgesi haritalarının hazırlanması, afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmeliklerin çıkartılması konusunda üzerine düşen görevleri yerine getirdiği, yine 3194 sayılı Yasa ve ilgili yönetmeliklere göre yapılacak inşaatlar için inşaat ruhsatı verilmesi, inşaatın her aşamasında gerekli denetimlerin yapılması ve inşaat bittikten sonra yapı kullanma izni verilmesi mücavir alan sınırları içinde belediyenin yetki ve görevleri arasında olduğundan, Düzce Valiliğinin yapının yıkılmasında kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Diğer taraftan; davacılardan, müteveffa [N.Ç.nin] anne/babası olan Sevim Çatana ve Recep Çatana için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamak amacıyla re'sen bilirkişi olarak seçilen ... tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan raporda; davacıların çocuğu/kardeşi olan [N.Ç.nin] belediye otobüsü içerisinde hareket saatini beklemekte iken yakınlarda bulunan bir binanın belediye otobüsü üzerine yıkılması sonucu enkaz altında kalarak öldüğü, müteveffanın olay tarihinde 18 yaşında, bekar ve asgari ücretle çalışmakta olduğu, babasının SSK emeklisi, annesinin ev kadını olduğu, başka gelirlerinin bulunmadığı, kardeşlerinin olay tarihinde sosyal durumları itibariyle ailenin geçimine katkıda bulunması gerekliliği ve müteveffanın en azından muhtemel evleneceği 22 yaşını ikmal ettiği 2003 yılı sonuna kadar kazancından ailesine destek vereceği, evlenmesiyle ve ailesine katkıda bulunacak iki erkek kardeşinin varlığıyla desteğinin son bulacağının kabulünün gerekeceği hususları göz önünde bulundurularak müteveffanın annesi Sevim Çatana için 834,-YTL, müteveffanın babası Recep Çatana için 834,81-YTL olmak üzere toplam 669,-YTL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış olup hizmet kusuru tam olan davalı Düzce Belediye Başkanlığı’nın toplam 669,-YTL destekten yoksun kalma tazminatını davacılardan müteveffanın annesi Sevim Çatana ve babası Recep Çatana’ya ödemesi gerekmektedir....[N.Ç.nin] belediye otobüsü içerisinde hareket saatini beklemekte iken yakınlarda bulunan bir binanın belediye otobüsü üzerine yıkılması sonucu enkaz altında kalarak ölmesi nedeniyle psikolojik olarak etkilendikleri, manevi olarak yıprandıkları, elem ve üzüntü duydukları açık olduğundan, bu elem ve üzüntü karşılığı olarak davacılardan Sevim Çatana ve Recep Çatana’dan her biri için 500,- YTL,Onur Çatana,Özgür Çatana ve Şiringül Çatana’dan her biri için 000,-YTL olmak üzere toplam 000,-YTL manevi tazminatın, olayda hizmet kusuru bulunan Düzce Belediye Başkanlığı tarafından davacılara ödenmesi gerekmektedir." Karar, Dairenin 23/5/2012 tarihli kararıyla maddi tazminatın kısmen kabulü/kısmen reddi ve manevi tazminatın kısmen kabulü yönlerinden onanmış; manevi tazminatın kısmen reddi yönünden bozulmuştur. Bu defa İdare Mahkemesinin 2013/86 esasına kaydedilerek devam edilen yargılamada 000 TL manevi tazminatın başvuruculara ayrıca ödenmesine 29/3/2013 tarihinde karar verilmiştir. Dairenin 4/6/2014 tarihli kararıyla hükmün yeniden bozulmasına karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...Uyuşmazlığa konu olayda, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat ile manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanmak suretiyle kesinleştiği, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen reddedilen kısmının bozulması üzerine davanın görümünün bu yönden devam ettiği ve mahkemece ayrıca manevi tazminata hükmedilmesi yolunda verilen kararın, davacılar vekili tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinin fıkrasına 6459 sayılı Yasanın maddesiyle eklenen cümle ve maddesiyle getirilen geçici maddesi kapsamında, manevi tazminat miktarının arttırılması yolunda temyiz isteminde bulunulduğu;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinin fıkrasında, 'Taraflar,sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler.' kuralına 6459 sayılı Yasanın maddesiyle: 'Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.' cümlesi eklenmiştir. Anılan Yasanın maddesiyle 2577 sayılı Yasaya getirilen geçici maddede: 'bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.' kuralına yer verilmiştir.Davacıların temyiz isteminin manevi tazminat yönünden görüşülmesi aşamasında, 2577 sayılı Yasanın maddesinin fıkrasına 6459 sayılı Yasanın maddesi ile bir defaya mahsus olmak üzere tazminat miktarının arttırılmasına olanak sağlanmış, maddesiyle getirilen geçici maddesinde ise kanun yolu aşaması dahil, derdest davalarda da uygulanmasına olanak sağlanmıştır. Davacılar tarafından, dava dilekçesinde her bir davacı için talep edilen ve hüküm altına alınan 000,00 TL manevi tazminat miktarının, temyiz dilekçesi ile her davacı için 000,00 TL arttırılmak suretiyle herbiri için 000,00 TL toplamda ise manevi tazminatın 000,00 TL'ye yükseltilmesi yolunda talepte bulunulduğu görülmektedir.Bu durumda, 6459 sayılı Yasayla 2577 sayılı Yasanın maddesinin fıkrasınaeklenen kural ile geçici maddesine göre harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere kabulü gerekmekte ise de, adli yardım istemi kabul edilen davacıların manevi tazminat miktarının arttırılması talebi hakkında İdare Mahkemesince gerekli işlemler yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, Sakarya İdare Mahkemesince verilen 29/03/2013 günlü, E:2013/86, K:2013/372 sayılı kararının manevi tazminat miktarının arttırılması talebi hakkındayeniden karar verilmek üzere bu yönden BOZULMASINA..." İdare Mahkemesinin 2014/1051 esasına kaydedilerek devam edilen yargılamada 20/2/2015 tarihli kararla toplam 000 TL manevi tazminatın başvuruculara ayrıca ödenmesine karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:"... Karar veren Sakarya İdare Mahkemesi'nce, Mahkememizin 29/03/2013 tarih ve 2013/86 Esas, 2013/372 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2014 gün ve 2014/561 Esas, 2014/4389 sayılı kararıylamahkeme kararınınmanevi tazminata ilişkin kısmının, davacıların manevi tazminatın artırılması talebinden dolayı bozulduğu görülmekle, bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle ve davacıların tazminat miktarını arttırma talebinin 2577 sayılı yasanın 16/ maddesi gereği kabul edilerekişin gereği görüşüldü: Dava; davacıların çocuğu/kardeşi olan [N.Ç.nin] belediye otobüsü içerisinde beklemekte iken otobüsün üzerine Düzce-Merkez, Burhaniye Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın 1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucu yıkılması nedeniyle enkaz altında kalarak hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen 000,-TL destekten yoksun kalma (maddi) ile 000,-TL manevi olmak üzere toplam 000,-TL maddi/manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini istemiyle açılmıştır....Mahkememizin,29/03/2013 tarih ve 2013/86 Esas, 2013/372 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2014 gün ve 2014/561 Esas, 2014/4389 sayılı kararıyla, mahkeme kararınınmanevi tazminata ilişkin kısmının, davacıların2577 sayılı Yasanın 16/ maddesi uyarınca manevi tazminatın artırılması talebinden dolayı bozulduğu görüldüğünden;Davanın, her bir davacı bakımından 000 TL olmak üzere toplam 000 TL manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesinden;...Uyuşmazlık konusu olayda, deprem sonucu davacıların çocukları/kardeşinin vefat ettiği, ölüm olayı sonucu ağır bir üzüntü ve elem duyulduğu, davacıların çocuğu/kardeşi için manevi tazminat talepleri göz önünde tutulduğunda, Mahkememizin, 20/03/2008 tarih ve 2006/981 Esas, 2008/278 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 23/05/2012 gün ve 2012/570 Esas, 2012/2733 sayılı kararıyla mahkeme kararının manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkinhüküm fıkrasının bir başka deyişle, davacı Sevim Çatana için 500,00 TL manevi, Recep Çatana için 500,00 TL manevi, Onur Çatana için 000,00 TL manevi, Özgür Çatana için 000,00 TL manevi, Şiringül Çatana için 000,00 TL manevi tazminat ödenmesine ilişkin kısmının onandığı görüldüğünden, ayrıca davacı Sevim Çatana için 500,00 TL manevi, Recep Çatana için 500,00 TL manevi, Onur Çatana için 000,00 TL manevi, Özgür Çatana için 000,00 TL manevi, Şiringül Çatana için 000,00 TL manevi olmak üzere toplam 000,00 TL tazminatın olayda hizmet kusuru olan davalı Düzce Belediye Başkanlığı tarafından davacılara ödenmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, manevi tazminat isteminin kabulüne, davacılardan Sevim Çatana için 500,00 TL manevi, Recep Çatana için 500,00 TL manevi, Onur Çatana için 000,00 TL manevi, Özgür Çatana için 000,00 TL manevi, Şiringül Çatana için 000,00 TL olmak üzere toplam 000,-TL manevi tazminatın davacıların idareye başvurduğu 2000 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı Düzce Belediye Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine, dava sonuç itibariyle maddi tazminat kısmen kabul, kısmen ret, manevi tazminat ise kabul ile sonuçladığından, ..."Karar, Dairenin 16/3/2016 tarihli kararıyla onanmıştır. Onama kararı, 12/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve 12/5/2016 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.B. İ.B.nin Vefatına İlişkin Olarak Yürütülen Tam Yargı Davası Süreci Başvurucular Ayşe Nurcan Batur, Murat Batur ve Ayşe Çiğdem Batur'un, yakınlarının vefatı nedeniyle uğradıkları zararın tazmini için ilgili idarelere yaptıkları başvurunun zımnen reddi üzerine başvurucular İdare Mahkemesi nezdinde 2001 yılında tam yargı davası açmıştır. Başvurucular, hizmet kusuru nedeniyle yakınlarının vefat ettiğini ileri sürerek toplam 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. İdare Mahkemesi tarafından 30/10/2002 tarihli ve E.2001/490 sayılı kararla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar, Dairenin 2/12/2005 tarihli kararıyla oyçokluğuyla bozulmuştur. Bozma üzerine İdare Mahkemesinin 2006/980 esasına kaydedilerek devam edilen yargılamada 15/5/2008 tarihli kararla başvurucuların maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 727 TL maddi, 500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:"......dairenin 1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucu yıkıldığı, davacılardan Murat Batur ile Ayşe Nurcan Batur’un çocuğu, Ayşe Çiğdem Batur’un kardeşi olan [İ.B.nin] enkaz altında kalarak hayatını kaybettiği, yıkılan konutun içerisinde bulunan ev eşyalarının kullanılamayacak duruma geldiği, 1999 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle davacılara ait konutun yıkılması, içindeki eşyaların kullanılamayacak hale gelmesi ve davacıların çocuğu/kardeşi olan [İ.B.nin] hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen yıkılan konut ve içinde kullanılamayacak duruma gelen eşyalar için 000,-YTL ve davacılardan Murat Batur için 000,- YTL ile Ayşe Nurcan Batur için 000,- YTL destekten yoksun kalma olmak üzere toplam 000,- YTL maddi ile her bir davacı için 000,-YTL olmak üzere toplam 000,-YTL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır....Bu itibarla dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunda getirilen görüşün birlikte değerlendirilmesinden; 3194 sayılı Yasa ve ilgili Yönetmeliklere göre yapılacak inşaatlar için inşaat ruhsatı verilmesi, inşaatın her aşamasında gerekli denetimlerin yapılması ve inşaat bittikten sonra yapı kullanma izni verilmesi belediyenin yetki ve görevleri arasında olduğu göz önüne alındığında dava konusu konutun bulunduğu yapının yapıldığı yörede, zemin etütlerinin yapılmadığı, konutun inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin Düzce Belediye Başkanlığı tarafından düzenlendiği, davalı belediye tarafından mikro bölgelendirme çalışması yapılmadığı, yapının inşa edildiği yerde taban kayası ve taban formasyonu üzerindeki zemin kalınlığının kontrol edilmediği, davalı belediye tarafından depremden önce, afete uğrayabilecek bölgelerin tespit ve ilan edilmediği, kat adetlerindeki kısıtlamaların belirlenmediği açık olduğundan, davacıların ev eşyalarının enkaz altında kalarak kullanılamaz hale geldiği ve davacıların çocuğu/kardeşi olan [İ.B.nin] enkaz altında kalarak hayatını kaybettiği konutun yıkılmasında davalı Düzce Belediye Başkanlığının %100 (tam) kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.Bu nedenle, davacılardan Ayşe Nurcan Batur’un maliki olduğu dairenin bulunduğu binanın yıkılmasında %100 oranında hizmet kusuru bulunan Düzce Belediye Başkanlığı’nın, söz konusu dairenin yıkılmasından dolayı meydana gelen 637,-YTL maddi zararı tazmin etmesi gerekmektedir.Öte yandan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ülkenin deprem bölgesi haritalarının hazırlanması, afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmeliklerin çıkartılması konusunda üzerine düşen görevleri yerine getirdiği, yine 3194 sayılı Yasa ve ilgili yönetmeliklere göre yapılacak inşaatlar için inşaat ruhsatı verilmesi, inşaatın her aşamasında gerekli denetimlerin yapılması ve inşaat bittikten sonra yapı kullanma izni verilmesi mücavir alan sınırları içinde belediyenin yetki ve görevleri arasında olduğundan davalılardan Düzce Valiliği’nin söz konusu yapının yıkılmasında kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır....Bu kapsamda, davacılardan Murat Batur ile Ayşe Nurcan Batur’un için talep edilen toplam 000,-YTL destekten yoksun kalma tazminatını hak edip etmediklerinin araştırılması, destekten yoksun kalma tazminat miktarının tespit edilmesi amacıyla Mahkememizin 2007 gün ve E:2006/980 sayılı kararı üzerine ... tarafından dosya üzerinde hesap yönünden bilirkişi incelemesi yapılmıştır. ...... olay tarihinde henüz 12 yaşında olan [İ.B.nin] ölümü nedeniyle annenin ve babanın farazi desteklerini yitirdiği, Borçlar Kanununun 45’inci maddesi ve yerleşik Yargı Kararları doğrultusunda maddi zarara uğradıklarının tartışmasız olduğu, bu doğrultuda baba Murat Batur için destekten yoksun kalma tazminatının 26 YTL olarak hesaplandığı, anne Ayşe Nurcan Batur için destekten yoksun kalma tazminatının 807,92 YTL olarak hesaplandığı belirtilmektedir. Yukarıda içeriği açıklanan bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi üzerine, davalı Düzce Belediye Başkanlığı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmeler göz önüne alındığında bu itiraz yerinde görülmemiş, bilirkişi raporu Mahkememizce hükme esas alınabilecek yeterlilikte bulunmuştur.Bu itibarla, İdari Yargılama Sistemi içinde davacıların talebiyle bağlı kalınarak karar verildiğinden, taleple bağlı kalınarak 000,-YTL maddi tazminatın Murat Batur’a ve 000,-YTL maddi tazminatın Ayşe Nurcan Batur’a, davacıların müşterek çocuklarının enkaz altında kalarak hayatını kaybettiği binanın yıkılmasında (%100) hizmet kusuru bulunan davalı idarelerden Düzce Belediye Başkanlığı tarafından ödenmesi gerekmektedir.Öte yandan, eşya bedelinin tespiti için Mahkememizin E:2005/2934 sayılı dava dosyasında yapılan 2006 tarihli ara kararına Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı tarafından verilen cevapta 2000 yılında ortalama bir evde olması gereken eşyaların toplam değeri 090,-YTL olarak bildirilmiş olup, davacıların oturdukları konutun bulunduğu binanın yıkılmasında %100 oranında hizmet kusuru bulunan Düzce Belediye Başkanlığı’nın davacılara ait ev eşyalarının enkaz altında kalması nedeniyle meydana gelen 090,-YTL maddi zararı da tazmin etmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. ...Davacılardan Ayşe Nurcan Batur’un sahip olduğu konutun yıkılması, konut içerisinde bulunan ev eşyalarının kullanılamayacak hale gelmesi ve davacılardan Murat Batur ileAyşe Nurcan Batur’un çocuğu ve Ayşe Çiğdem Batur’un kardeşi olan [İ.B.nin] depremde yıkılan konutun enkazı altında kalarak hayatını kaybetmesi sonucu psikolojik olarak etkilendikleri, manevi olarak yıprandıkları, elem ve üzüntü duydukları açık olduğundan, bu elem ve üzüntünün karşılığı olarak davacılardan Murat Batur ve Ayşe Nurcan Batur’dan her biri için 000,-YTL, Ayşe Çiğdem Batur için 000,-YTL olmak üzere toplam 000,-YTL manevi tazminatın olayda hizmet kusuru tam olan Düzce Belediye Başkanlığı tarafından davacılara ödenmesi gerekmektedir...." Karar, Dairenin 23/5/2012 tarihli kararıyla maddi tazminatın kısmen kabulü/kısmen reddi ve manevi tazminatın kısmen kabulü yönlerinden onanmış; başvurucu Ayşe Çiğdem Batur lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarı yönünden ise hükmedilen miktarın düşük kaldığı gerekçesiyle bozulmuştur. Bu defa İdare Mahkemesinin 2013/81 esasına kaydedilerek devam edilen yargılamada 500 TL manevi tazminatın başvurucu Ayşe Çiğdem Batur'a ayrıca ödenmesine 29/3/2013 tarihinde karar verilmiştir. Dairenin 4/6/2014 tarihli kararıyla hükmün yeniden bozulmasına karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...Uyuşmazlığa konu olayda, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat ile manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanmak suretiyle kesinleştiği, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen reddedilen kısmının bozulması üzerine davanın görümünün bu yönden devam ettiği ve mahkemece ayrıca manevi tazminata hükmedilmesi yolunda verilen kararın, davacılar vekili tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinin fıkrasına 6459 sayılı Yasanın maddesiyle eklenen cümle ve maddesiyle getirilen geçici maddesi kapsamında, maddi ve manevi tazminat miktarlarının arttırılması yolunda temyiz isteminde bulunulduğu görülmüştür.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinin fıkrasında, 'Taraflar,sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler.' kuralına 6459 sayılı Yasanın maddesiyle: 'Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.' cümlesi eklenmiştir. Anılan Yasanın maddesiyle 2577 sayılı Yasaya getirilen geçici maddede: 'bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.' kuralına yer verilmiştir.Davacılar vekilinin maddi tazminat miktarının arttırılması yolundaki talebi, tam yargı davasının bu kısmının onanmak suretiyle kesinleşerek hakkında nihai karar verilmiş olması,davanın bu yönden derdest olmaması karşısında, davacıların 6459 sayılı Yasa kapsamındaki maddi tazminat miktarının arttırılması yolunda yapmış olduğu temyiz başvurusunun kabulüne hukuken olanak bulunmadığından, davacının bu yöndeki temyiz talebinin reddi gerekmektedir.Davacıların, manevi tazminat miktarının arttırılmasına ilişkin temyiz istemine gelince;Davacıların temyiz isteminin manevi tazminat yönünden görüşülmesi aşamasında, 2577 sayılı Yasanın maddesinin fıkrasına 6459 sayılı Yasanın maddesi ile bir defaya mahsus olmak üzere tazminat miktarının arttırılmasına olanak sağlanmış, maddesiyle getirilen geçici maddesinde ise kanun yolu aşaması dahil, derdest davalarda da uygulanmasına olanak sağlanmıştır.Davacılar tarafından, dava dilekçesinde her bir davacı için talep edilen ve hüküm altına alınan 000,00 TL manevi tazminat miktarının, temyiz dilekçesi ile her davacı için 000,00 TL arttırılmak suretiyle herbiri için 000,00 TL toplamda ise manevi tazminatın 000,00 TL'ye yükseltilmesi yolunda talepte bulunulduğu görülmektedir.Bu durumda, 6459 sayılı Yasayla 2577 sayılı Yasanın maddesinin fıkrasınaeklenen kural ile geçici maddesine göre harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere kabulü gerekmekte ise de, adli yardım istemi kabul edilen davacıların manevi tazminat miktarının arttırılması talebi hakkında İdare Mahkemesince gerekli işlemler yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, Sakarya İdare Mahkemesince verilen 29/03/2013 günlü, E:2013/81, K:2013/373 sayılı kararının, davacıların maddi tazminat miktarının arttırılması yolundaki talebine ilişkin temyiz isteminin reddine, manevi tazminat miktarının arttırılması talebi hakkında ise, yeniden karar verilmek üzere bu yönden BOZULMASINA..." İdare Mahkemesinin 2014/1050 esasına kaydedilerek devam edilen yargılamada 20/2/2015 tarihli kararla toplam 500 TL manevi tazminatın başvuruculara ayrıca ödenmesine karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:"... Karar veren Sakarya İdare Mahkemesi'nce, Mahkememizin 29/03/2013 tarih ve 2013/81 Esas, 2013/373 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2014 gün ve 2014/557 Esas, 2014/4387 sayılı kararıyla mahkeme kararınınmanevi tazminata ilişkin kısmının, davacıların manevi tazminatın artırılması talebinden dolayı bozulduğu görülmekle, bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle ve davacıların tazminat miktarını arttırma talebinin 2577 sayılı yasanın 16/ maddesi gereği kabul edilerekişin gereği görüşüldü: Dava; 1999 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle davacılara ait konutun yıkılması, içindeki eşyaların kullanılamayacak hale gelmesi ve davacıların çocuğu/kardeşi olan İrem Batur’un hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen 000,-TL maddi ile 000,-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır....Mahkememizin, 29/03/2013 tarih ve 2013/81 Esas, 2013/373 sayılı sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2014 gün ve 2014/557 Esas, 2014/4387 sayılı kararıyla, mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin kısmının, davacıların 2577 sayılı Yasanın 16/ maddesi uyarınca manevi tazminatın artırılması talebinden dolayı bozulduğu görüldüğünden;Davanın, her bir davacı bakımından 000 TL olmak üzere toplam 000 TL manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesinden;...Uyuşmazlık konusu olayda, deprem sonucu davacıların çocukları/kardeşinin vefat ettiği, ölüm olayı sonucu ağır bir üzüntü ve elem duyulduğu, davacıların çocuğu/kardeşi için manevi tazminat talepleri göz önünde tutulduğunda, Mahkememizin, 15/05/2008 tarih ve 2006/980 Esas, 2008/471 sayılı sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 23/05/2012 gün ve 2012/571 Esas, 2012/2734 sayılı kararıylamahkeme kararının manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının bir başka deyişle, davacı Ayşe Çiğdem Batur için 500,00 TL, Ayşe Nurcan Batur için 000,00 TL, ve Murat Batur için 000,00 TL manevi tazminat ödenmesine ilişkin kısmının onandığı görüldüğünden, ayrıca davacı Ayşe Çiğdem Batur için500,00 TL, Ayşe Nurcan Batur için 000,00 TL, ve Murat Batur için 000,00 TL manevi olmak üzere 500,00 TL tazminatın olayda hizmet kusuru olan davalı Düzce Belediye Başkanlığıtarafından davacılara ödenmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, manevi tazminat isteminin kabulüne, davacılardan Ayşe Çiğdem Batur için 500,00 TL, Ayşe Nurcan Batur için 000,00 TL, Murat Batur için 000,00 TL olmak üzere toplam 500,-TL manevi tazminatın davacıların idareye başvurduğu 2000 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı Düzce Belediye Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine, dava sonuç itibariyle maddi tazminat kısmen kabul, kısmen ret, manevi tazminat ise kabul ile sonuçladığından..."Karar, Dairenin 16/3/2016 tarihli kararıyla onanmıştır. Onama kararı, 12/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve 12/5/2016 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır. Ö.S.nin Vefatına İlişkin Olarak Yürütülen Tam Yargı Davası Süreci Başvurucular Nermin Sarı, Ece Sarı ve Ahmet Önder Sarı'nın ilgili idarelere yakınlarının vefatı nedeniyle uğradıkları zararın tazmini için yaptıkları başvurunun zımnen reddi üzerine başvurucular İdare Mahkemesinde 2001 yılında tam yargı davası açmışlardır. Başvurucular; hizmet kusuru nedeniyle yakınlarının vefat ettiğini ileri sürerek toplam 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. İdare Mahkemesi 30/10/2002 tarihli ve E.2001/1173 sayılı kararla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir. Karar, Dairenin 2/12/2005 tarihli kararıyla oyçokluğuyla bozulmuştur. Bozma üzerine İdare Mahkemesinin 2006/1616 esasına kaydedilerek devam eden yargılamada 28/5/2008 tarihli kararla başvurucuların maddi tazminat isteminin kabulüyle toplam 000 TL maddi tazminat ödenmesine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüyle 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:"......meydana gelen deprem sonucu otobüs durağında beklemekte olan Konuralp Belediye Başkanlığına ait belediye otobüsünün üzerine yıkıldığı, otobüsün içerisinde hareket saatini bekleyen davacıların eşi/babaları olan [Ö.S.nin] enkaz altında kalarak hayatını kaybettiği, davacıların yakını olan ... enkaz altında kalarak hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen 000,-YTL destekten yoksun kalma (maddi) ile 000,-YTL manevi olmak üzere toplam 000,-YTL maddi/manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini istemiyle açılmıştır....Bu itibarla dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunda getirilen görüşün birlikte değerlendirilmesinden; 3194 sayılı Yasa ve söz konusu binaya ait inşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte olan 1580 sayılı yasa ve ilgili yönetmeliklere göre yapılacak inşaatlar için inşaat ruhsatı verilmesi, inşaatın her aşamasında gerekli denetimlerin yapılması ve inşaat bittikten sonra yapı kullanma izni verilmesi belediyenin yetki ve görevleri arasında olduğu göz önüne alındığında dava konusu dairenin bulunduğu apartmanın yapıldığı yörede, zemin etütlerinin yapılmadığı, dairenin inşaat ruhsatının ve yapı kullanma izin belgelerinin Düzce Belediye Başkanlığı tarafından düzenlendiği, davalı belediye tarafından mikro bölgelendirme çalışması yapılmadığı, yapının inşa edildiği yerde taban kayası veya taban formasyonu üzerindeki zemin kalınlığının kontrol edilmediği, davalı belediye tarafından depremden önce, afete uğrayabilecek bölgelerin tespit ve ilan edilmediği, kat adetlerindeki kısıtlamaların belirlenmediği açık olduğundan, davacıların yakını [Ö.S.nin] belediye otobüsü içerisinde hareket saatini beklemekte iken söz konusu binanın belediye otobüsü üzerine yıkılması sonucu enkaz altında kalarak öldüğü binanın yıkılmasında davalı Düzce Belediye Başkanlığı’nın %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.Öte yandan, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının ülkenin deprem bölgesi haritalarının hazırlanması, afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmeliklerin çıkartılması konusunda üzerine düşen görevleri yerine getirdiği, yine 3194 sayılı Yasa ve ilgili yönetmeliklere göre yapılacak inşaatlar için inşaat ruhsatı verilmesi, inşaatın her aşamasında gerekli denetimlerin yapılması ve inşaat bittikten sonra yapı kullanma izni verilmesi mücavir alan sınırları içinde belediyenin yetki ve görevleri arasında olduğundan, Düzce Valiliğinin yapının yıkılmasında kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Diğer taraftan; davacılardan, müteveffa [Ö.S.nin] çocukları ve eşi için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamak amacıyla re’sen bilirkişi olarak seçilen ... tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan raporda; dosya içinde mevcut verilere göre 1-Davacı eş Nermin Sarı'nın maddi tazminat miktarı 170,-YTL olarak hesaplanmıştır. Talep -TL (000,-YTL) şeklindedir. 2-Davacı çocuk Ahmet Önder'in destekten yoksun kalma maddi tazminat miktarı 070,-YTL olarak hesaplanmıştır. Talep -TL (500,-YTL) şeklindedir. 3- Davacı çocuk Ece'nin destekten yoksun kalma maddi tazminat miktarı 821,-YTL olarak hesaplanmıştır. Talep -TL (500,-YTL) şeklinde, rapor düzenlenmiştir. 000,-YTL Manevi Tazminat istemine gelince:...Davacılardan Nermin Sarı'nın eşi Ahmet Önder Sarı ve Ece Sarı'nın babaları olan [Ö.S.nin] belediye otobüsü içerisinde hareket saatini beklemekte iken yakınlarda bulunan bir binanın belediye otobüsü üzerine yıkılması sonucu enkaz altında kalarak ölmesi nedeniyle psikolojik olarak etkilendikleri, manevi olarak yıprandıkları, elem ve üzüntü duydukları açık olduğundan, bu elem ve üzüntü karşılığı olarak davacılardan Nermin Sarı için -YTL Ahmet Önder Sarı ve Ece Sarı için 500,00'er toplam 000,-YTL manevi tazminatın, olayda hizmet kusuru bulunan Düzce Belediye Başkanlığı tarafından davacılara ödenmesi gerekmektedir..." Karar, Dairenin 23/5/2012 tarihli kararıyla maddi tazminatın kabulü ve manevi tazminatın kısmen kabulü yönlerinden onanmış; manevi tazminatın reddi yönünden ise bozulmuştur. Bu defa İdare Mahkemesinin 2013/80 esasına kaydedilen davada toplam 000 TL manevi tazminatın başvuruculara ayrıca ödenmesine 29/3/2013 tarihinde karar verilmiştir. Dairenin 4/6/2014 tarihli kararıyla hükmün yeniden bozulmasına karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...Uyuşmazlığa konu olayda, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat ile manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanmak suretiyle kesinleştiği, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen reddedilen kısmının bozulması üzerine davanın görümünün bu yönden devam ettiği ve mahkemece ayrıca manevi tazminata hükmedilmesi yolunda verilen kararın, davacılar vekili tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinin fıkrasına 6459 sayılı Yasanın maddesiyle eklenen cümle ve maddesiyle getirilen geçici maddesi kapsamında, maddi ve manevi tazminat miktarlarının arttırılması yolunda temyiz isteminde bulunulduğu görülmüştür.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinin fıkrasında, 'Taraflar,sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler.' kuralına 6459 sayılı Yasanın maddesiyle: 'Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.' cümlesi eklenmiştir. Anılan Yasanın maddesiyle 2577 sayılı Yasaya getirilen geçici maddede: 'bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.' kuralına yer verilmiştir.Davacılar vekilinin maddi tazminat miktarının arttırılması yolundaki talebi, tam yargı davasının bu kısmının onanmak suretiyle kesinleşerek hakkında nihai karar verilmiş olması,davanın bu yönden derdest olmaması karşısında, davacıların 6459 sayılı Yasa kapsamındaki maddi tazminat miktarının arttırılması yolunda yapmış olduğu temyiz başvurusunun kabulüne hukuken olanak bulunmadığından, davacının bu yöndeki temyiz talebinin reddi gerekmektedir.Davacıların, manevi tazminat miktarının arttırılmasına ilişkin temyiz istemine gelince;Davacıların temyiz isteminin manevi tazminat yönünden görüşülmesi aşamasında, 2577 sayılı Yasanın maddesinin fıkrasına 6459 sayılı Yasanın maddesi ile bir defaya mahsus olmak üzere tazminat miktarının arttırılmasına olanak sağlanmış, maddesiyle getirilen geçici maddesinde ise kanun yolu aşaması dahil, derdest davalarda da uygulanmasına olanak sağlanmıştır.Davacılar tarafından, dava dilekçesinde her bir davacı için talep edilen ve hüküm altına alınan 000,00 TL manevi tazminat miktarının, temyiz dilekçesi ile her davacı için 000,00 TL arttırılmak suretiyle herbiri için 000,00 TL toplamda ise manevi tazminatın 000,00 TL'ye yükseltilmesi yolunda talepte bulunulduğu görülmektedir.Bu durumda, 6459 sayılı Yasayla 2577 sayılı Yasanın maddesinin fıkrasınaeklenen kural ile geçici maddesine göre harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere kabulü gerekmekte ise de, adli yardım istemi kabul edilen davacıların manevi tazminat miktarının arttırılması talebi hakkında İdare Mahkemesince gerekli işlemler yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, Sakarya İdare Mahkemesince verilen 29/03/2013 günlü, E:2013/80, K:2013/374 sayılı kararının, davacıların maddi tazminat miktarının arttırılması yolundaki talebine ilişkin temyiz isteminin reddine, manevi tazminat miktarının arttırılması talebi hakkında ise, yeniden karar verilmek üzere bu yönden BOZULMASINA..." İdare Mahkemesinin 2014/1071 esasına kaydedilerek devam edilen yargılamada 20/2/2015 tarihli kararla toplam 000 TL manevi tazminatın başvuruculara ayrıca ödenmesine karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:"... Karar veren Sakarya İdare Mahkemesi'nce, Mahkememizin 29/03/2013 tarih ve 2013/80 Esas, 2013/374 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2014 gün ve 2014/536 Esas, 2014/4386 sayılı kararıylamahkeme kararınınmanevi tazminata ilişkin kısmının, davacıların manevi tazminatın artırılması talebinden dolayı bozulduğu görülmekle, bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle ve davacıların tazminat miktarını arttırma talebinin 2577 sayılı yasanın 16/ maddesi gereği kabul edilerekişin gereği görüşüldü: Dava; davacıların eşi/babaları olan [Ö.S.nin] belediye otobüsü içerisinde beklemekte iken otobüsün üzerine Düzce-Merkez, Burhaniye Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın 1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucu yıkılması nedeniyle enkaz altında kalarak hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen 000,-TL destekten yoksun kalma (maddi) ile 000,-TL manevi olmak üzere toplam 000,-TL maddi/manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini istemiyle açılmıştır....Mahkememizin,29/03/2013 tarih ve 2013/80 Esas, 2013/374 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2014 gün ve 2014/536 Esas, 2014/4386 sayılı kararıyla, mahkeme kararınınmanevi tazminata ilişkin kısmının, davacıların 2577 sayılı Yasanın 16/ maddesi uyarınca manevi tazminatın artırılması talebinden dolayı bozulduğu görüldüğünden;Davanın, her bir davacı bakımından 000 TL olmak üzere toplam 000 TL manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesinden;...Uyuşmazlık konusu olayda, deprem sonucu davacıların çocukları/kardeşinin vefat ettiği, ölüm olayı sonucu ağır bir üzüntü ve elem duyulduğu, davacıların çocuğu/kardeşi için manevi tazminat talepleri göz önünde tutulduğunda, Mahkememizin, 28/05/2008 tarih ve 2006/1616 Esas, 2008/489 sayılı sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 23/05/2012 gün ve 2012/566 Esas, 2012/2727 sayılı kararıylamahkeme kararının manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının bir başka deyişle, davacı Nermin Sarı için 000,00 TL, Ahmet Önder Sarı için 500,00 TL, ve Ece Sarı için 500,00 TL manevi tazminat ödenmesine ilişkin kısmının onandığı görüldüğünden, ayrıca davacı Nermin Sarı için000,00 TL, Ahmet Önder Sarı 500,00 TL, ve Ece Sarı için 500,00 TL manevi olmak üzere toplam 000,00 TL tazminatın olayda hizmet kusuru olan davalı Düzce Belediye Başkanlığıtarafından davacılara ödenmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, manevi tazminat isteminin kabulüne, davacılardan Nermin Sarıiçin 000,00 TL , Ahmet Önder Sarı için 500,00 TL veEce Sarı için 500,00 TL olmak üzere toplam 000,-TL manevi tazminatın davacıların idareye başvurduğu 2000 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı Düzce Belediye Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine, dava sonuç itibariyle maddive manevi tazminatkabulile sonuçladığından..."Karar, Dairenin 16/3/2016 tarihli kararıyla onanmıştır. Onama kararı, 14/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve 16/5/2016 tarihinde bireysel başvuruyapılmıştır. S.Ç.nin Vefatına İlişkin Olarak Yürütülen Tam Yargı Davası Süreci Zait Çabukoğlu, Gülsüm Çabukoğlu ve Recep Ali Çabukoğlu'nun ilgili idarelere yakınlarının vefatı nedeniyle uğradıkları zararın tazmini için yaptıkları başvurunun zımnen reddi üzerine başvurucular İdare Mahkemesinde 2001 yılında tam yargı davası açmışlardır. Başvurucular, idarelerin hizmet kusuru nedeniyle yakınlarının vefat ettiğini ileri sürerek toplam 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat (000 TL Zait Çabukoğlu için) talep etmişlerdir. İdare Mahkemesi tarafından 30/10/2002 tarihli ve E.2001/1172 sayılı kararla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir. Karar, Dairenin 2/12/2005 tarihli kararıyla oyçokluğuyla bozulmuştur. Bozma üzerine İdare Mahkemesinin 2006/982 esasına kaydedilen davada 8/5/2008 tarihli kararla başvurucuların maddi tazminat isteminin kısmen kabulüyle, başvurucu Gülsüm lehine talebiyle bağlı kalınarak 000 TL, başvurucu Zait lehine 806,70 TL olmak üzere toplam 806,70 TL maddi tazminat ödenmesine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüyle üç başvurucuya toplam 000 TL manevi tazminat (500 TL Zait Çabukoğlu için) ödenmesine karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:"...Dava; davacıların çocuğu/kardeşi olan [S.Ç.nin] belediye otobüsü içerisinde beklemekte iken otobüsün üzerine Düzce-Merkez, ... üzerinde bulunan binanın 1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucu yıkılması nedeniyle enkaz altında kalarak hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen baba Zait Çabukoğlu için 000,-YTL destekten yoksun kalma (maddi) ile 000,-YTL manevi, anne Gülsüm Çabukoğlu için 000,-YTL destekten yoksun kalma (maddi) ile 000,-YTL manevi, abi Recep Ali Çabukoğlu için 000,-YTL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini istemiyle açılmıştır."...Dava; davacıların çocuğu/kardeşi olan [S.Ç.nin] belediye otobüsü içerisinde beklemekte iken otobüsün üzerine Düzce-Merkez, ... üzerinde bulunan binanın 1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucu yıkılması nedeniyle enkaz altında kalarak hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen baba Zait Çabukoğlu için 000,-YTL destekten yoksun kalma (maddi) ile 000,-YTL manevi, anne Gülsüm Çabukoğlu için 000,-YTL destekten yoksun kalma (maddi) ile 000,-YTL manevi, abi Recep Ali Çabukoğlu için 000,-YTL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini istemiyle açılmıştır....Bu itibarla dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunda getirilen görüşün birlikte değerlendirilmesinden; 3194 sayılı Yasa ve söz konusu binaya ait inşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte olan 1580 sayılı yasa ve ilgili yönetmeliklere göre yapılacak inşaatlar için inşaat ruhsatı verilmesi, inşaatın her aşamasında gerekli denetimlerin yapılması ve inşaat bittikten sonra yapı kullanma izni verilmesi belediyenin yetki ve görevleri arasında olduğu göz önüne alındığında dava konusu dairenin bulunduğu apartmanın yapıldığı yörede, zemin etütlerinin yapılmadığı, dairenin inşaat ruhsatının ve yapı kullanma izin belgelerinin Düzce Belediye Başkanlığı tarafından düzenlendiği, davalı belediye tarafından mikro bölgelendirme çalışması yapılmadığı, yapının inşa edildiği yerde taban kayası veya taban formasyonu üzerindeki zemin kalınlığının kontrol edilmediği, davalı belediye tarafından depremden önce, afete uğrayabilecek bölgelerin tespit ve ilan edilmediği, kat adetlerindeki kısıtlamaların belirlenmediği açık olduğundan, davacıların yakını [S.Ç.nin] belediye otobüsü içerisinde hareket saatini beklemekte iken söz konusu binanın belediye otobüsü üzerine yıkılması sonucu enkaz altında kalarak öldüğü binanın yıkılmasında davalı Düzce Belediye Başkanlığı’nın %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.Öte yandan, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının ülkenin deprem bölgesi haritalarının hazırlanması, afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmeliklerin çıkartılması konusunda üzerine düşen görevleri yerine getirdiği, yine 3194 sayılı Yasa ve ilgili yönetmeliklere göre yapılacak inşaatlar için inşaat ruhsatı verilmesi, inşaatın her aşamasında gerekli denetimlerin yapılması ve inşaat bittikten sonra yapı kullanma izni verilmesi mücavir alan sınırları içinde belediyenin yetki ve görevleri arasında olduğundan, Düzce Valiliğinin yapının yıkılmasında kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Diğer taraftan; davacılardan, müteveffa [S.Ç.nin] anne/babası olan Gülsüm Çabukoğlu ve Zait Çabukoğlu için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamak amacıyla Mahkememizin 2006 tarihli ara kararı ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ... tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan 2008 tarihli raporda; davacıların çocuğu olan [S.Ç.nin] deprem nedeniyle vefat etmiş olması nedeniyle, müteveffanın annesi Gülsüm Çabukoğlu için 630,-YTL, müteveffanın babası Zait Çabukoğlu için 806,70-YTL olmak üzere destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış olup hizmet kusuru tam olan davalı Düzce Belediye Başkanlığı’nın anne Gülsüm Çabukoğlu için taleple bağlı kalınarak -YTL baba Zait Çabukoğlu için 806,-YTL destekten yoksun kalma tazminatını ödemesi gerekmektedir.Manevi Tazminat istemlerine gelince:...Davacılardan Gülsüm Çabukoğlu ve Zait Çabukoğlu’nun çocuğu, Recep Ali Çabukoğlu’nun kardeşi olan [S.Ç.nin] belediye otobüsü içerisinde hareket saatini beklemekte iken yakınlarda bulunan bir binanın belediye otobüsü üzerine yıkılması sonucu enkaz altında kalarak ölmesi nedeniyle psikolojik olarak etkilendikleri, manevi olarak yıprandıkları, elem ve üzüntü duydukları açık olduğundan, bu elem ve üzüntü karşılığı olarak davacılardan Gülsüm Çabukoğlu ve Zait Çabukoğlu’ndan her biri için 500,- YTL, Recep Ali Çabukoğlu için000,-YTL tazminatın, olayda hizmet kusuru bulunan Düzce Belediye Başkanlığı tarafından davacılara ödenmesi gerekmektedir..." Karar, Dairenin 23/5/2012 tarihli kararıyla maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulü ile maddi tazminatın kısmen reddi yönlerinden onanmış; manevi tazminatın kısmen reddi yönünden ise bozulmuştur. Bu defa İdare Mahkemesinin 2013/85 esasına kaydedilen davada toplam 000 TL manevi tazminatın başvuruculara ayrıca ödenmesine 29/3/2013 tarihinde karar verilmiştir. Dairenin 4/6/2014 tarihli kararıyla hükmün yeniden bozulmasına karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:"...Uyuşmazlığa konu olayda, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat ile manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanmak suretiyle kesinleştiği, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen reddedilen kısmının bozulması üzerine davanın görümünün bu yönden devam ettiği ve mahkemece ayrıca manevi tazminata hükmedilmesi yolunda verilen kararın, davacılar vekili tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinin fıkrasına 6459 sayılı Yasanın maddesiyle eklenen cümle ve maddesiyle getirilen geçici maddesi kapsamında, maddi ve manevi tazminat miktarlarının arttırılması yolunda temyiz isteminde bulunulduğu görülmüştür.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinin fıkrasında, 'Taraflar,sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler.' kuralına 6459 sayılı Yasanın maddesiyle: 'Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.' cümlesi eklenmiştir. Anılan Yasanın maddesiyle 2577 sayılı Yasaya getirilen geçici maddede: 'bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.' kuralına yer verilmiştir.Davacılar vekilinin maddi tazminat miktarının arttırılması yolundaki talebi, tam yargı davasının bu kısmının onanmak suretiyle kesinleşerek hakkında nihai karar verilmiş olması,davanın bu yönden derdest olmaması karşısında, davacıların 6459 sayılı Yasa kapsamındaki maddi tazminat miktarının arttırılması yolunda yapmış olduğu temyiz başvurusunun kabulüne hukuken olanak bulunmadığından, davacının bu yöndeki temyiz talebinin reddi gerekmektedir.Davacıların, manevi tazminat miktarının arttırılmasına ilişkin temyiz istemine gelince;Davacıların temyiz isteminin manevi tazminat yönünden görüşülmesi aşamasında, 2577 sayılı Yasanın maddesinin fıkrasına 6459 sayılı Yasanın maddesi ile bir defaya mahsus olmak üzere tazminat miktarının arttırılmasına olanak sağlanmış, maddesiyle getirilen geçici maddesinde ise kanun yolu aşaması dahil, derdest davalarda da uygulanmasına olanak sağlanmıştır.Davacılar tarafından, dava dilekçesinde her bir davacı için talep edilen ve hüküm altına alınan 000,00 TL manevi tazminat miktarının, temyiz dilekçesi ile her davacı için 000,00 TL arttırılmak suretiyle herbiri için 000,00 TL toplamda ise manevi tazminatın 000,00 TL'ye yükseltilmesi yolunda talepte bulunulduğu görülmektedir.Bu durumda, 6459 sayılı Yasayla 2577 sayılı Yasanın maddesinin fıkrasınaeklenen kural ile geçici maddesine göre harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere kabulü gerekmekte ise de, adli yardım istemi kabul edilen davacıların manevi tazminat miktarının arttırılması talebi hakkında İdare Mahkemesince gerekli işlemler yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, Sakarya İdare Mahkemesince verilen 29/03/2013 günlü, E:2013/85, K:2013/370 sayılı kararının, davacıların maddi tazminat miktarının arttırılması yolundaki talebine ilişkin temyiz isteminin reddine, manevi tazminat miktarının arttırılması talebi hakkında ise, yeniden karar verilmek üzere bu yönden BOZULMASINA..." İdare Mahkemesinin 2014/1073 esasına kaydedilen davada 20/2/2015 tarihli kararla toplam 000 TL manevi tazminatın (500 TL Zait Çabukoğlu için) başvuruculara ayrıca ödenmesine karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:"... Karar veren Sakarya İdare Mahkemesi'nce, Mahkememizin 29/03/2013 tarih ve 2013/85 Esas, 2013/370 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2014 gün ve 2014/568 Esas, 2014/4388 sayılı kararıylamahkeme kararınınmanevi tazminata ilişkin kısmının, davacıların manevi tazminatın artırılması talebinden dolayı bozulduğu görülmekle, bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle ve davacıların tazminat miktarını arttırma talebinin 2577 sayılı yasanın 16/ maddesi gereği kabul edilerekişin gereği görüşüldü: Dava; davacıların çocuğu/kardeşi olan [S.Ç.nin] belediye otobüsü içerisinde beklemekte iken otobüsün üzerine Düzce-Merkez, Burhaniye Mahallesi, ... üzerinde bulunan binanın 1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucu yıkılması nedeniyle enkaz altında kalarak hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen baba Zait Çabukoğlu için 000,-TL destekten yoksun kalma (maddi) ile 000,-TL manevi, anne Gülsüm Çabukoğlu için 000,-TL destekten yoksun kalma (maddi) ile 000,-TL manevi, abi Recep Ali Çabukoğlu için 000,-TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini istemiyle açılmıştır....Mahkememizin, 29/03/2013 tarih ve 2013/85 Esas, 2013/370 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2014 gün ve 2014/568 Esas, 2014/4388 sayılı kararıyla, mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin kısmının, davacıların 2577 sayılı Yasanın 16/ maddesi uyarınca manevi tazminatın artırılması talebinden dolayı bozulduğu görüldüğünden;Davanın, her bir davacı bakımından 000 TL olmak üzere toplam 000 TL manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesinden;...Uyuşmazlık konusu olayda, deprem sonucu davacıların çocukları/kardeşinin vefat ettiği, ölüm olayı sonucu ağır bir üzüntü ve elem duyulduğu, davacıların çocuğu/kardeşi için manevi tazminat talepleri göz önünde tutulduğunda, Mahkememizin, 08/05/2008 tarih ve 2006/982 Esas, 2008/445 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 08/05/2012 gün ve 2012/574 Esas, 2012/2728 sayılı kararıyla mahkeme kararının manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının bir başka deyişle, davacı Gülsüm Çabukoğlu için 500,00 TL manevi, Zait Çabukoğlu için 500,00 TL manevi ve Recep Ali Çabukoğlu için 000,00 TL manevi tazminat ödenmesine ilişkin kısmının onandığı görüldüğünden, ayrıca Gülsüm Çabukoğlu için 500,00 TL manevi, Zait Çabukoğlu için 500,00 TL manevi veRecep Ali Çabukoğlu için 000,00 TL manevi olmak üzere 000,00 TL tazminatın olayda hizmet kusuru olan davalı Düzce Belediye Başkanlığı tarafından davacılara ödenmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, manevi tazminat isteminin kabulüne, davacılardan Gülsüm Çabukoğlu için 500,00 TL, Zait Çabukoğlu için 500,00 TL, Recep Ali Çabukoğlu için 000,00 TL olmak üzere toplam 000,-TL manevi tazminatın davacıların idareye başvurduğu 2000 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı Düzce Belediye Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine, dava sonuç itibariyle maddi tazminat kısmen kabule, kısmen ret, manevi tazminat ise kabul ile sonuçladığından,..." Karar, Dairenin 16/3/2016 tarihli kararıyla onanmıştır. Onama kararı, 12/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve 12/5/2016 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır. Bireysel başvuru sonrasında Anayasa Mahkemesince yapılan eksiklik bildirimi üzerine başvurucular vekili tarafından verilen 10/3/2017 tarihli dilekçeyle başvurucular Gülsüm ve Recep Ali Çabukoğlu tarafından nüfus cüzdanı fotokopisi iletilmediğinden bu başvurucular açısından başvurudan feragat edildiği, diğer başvurucu Zait Çabukoğlu açısından ise bireysel başvurunun incelenmesinin talep edildiği bildirilmiştir.