T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/840 Esas KARAR NO: 2025/1713 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/11/2023 NUMARASI : 2022/909 Esas, 2023/1143 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/840 Esas KARAR NO: 2025/1713 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/11/2023 NUMARASI : 2022/909 Esas, 2023/1143 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;Davalının alacaklı olduğu Edremit İcra Müdürlüğünün ...talimat sayılı dosyasında 31/08/2020 tarihli haciz tutanağı ile haczedilen eşyaların muhafazası için müvekkili şirketin işlettiği yediemin deposuna getirildiğini, protokole konu eşyaların muhafaza ücretinin icra dairesi kanalıyla ödenmek istenmemesi ve ayrı bir sözleşme ile ödenerek daha avantajlı bir kira verilmesi adına müvekkili şirket ile iletişime geçildiğini, müvekkilinin icra tutanağında alacağına konu yedieminlik ücretinden feragat ettirildiğini ve ayrı bir anlaşma yapıldığını, Edremit İcra Müdürlüğünün ...talimat sayılı dosyasında 31/08/2020 tarihinde haczedilerek muhafaza altına alınan menkul malların muhafazası ile ilgili olarak davalı ile müvekkili arasında 03/09/2020 tarihli protokol imzalandığını, davalının, taraflar arasında düzenlenen protokolün 2. Maddesine göre ödemesi gereken 31/08/2021 tarihli taksiti ödemediğini, bunun üzerine davalı tarafa noter kanalıyla gönderilen ihtarnameye rağmen taksitin ödenmediğini, bu sebeple protokolün 5. Maddesinde düzenlenen cezai şartın tahsili için Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra takibine ve ödeme emrine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, bu sebeplerle davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Görevli ve yetkili mahkemenin Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple öncelikle görev itirazında bulundukları, yapılan işlemlerin şahsi işlemler için olup ticari iş için olmadığı, taraflar arasında imzalanmış herhangi bir protokol bulunmadığını, icra dosyasını takip ile yetkilendirilen ... isimli avukat ile davacı vekilinin kendi aralarında imzaladığı sözleşmeden imza tarih itibariyle müvekkilinin haberinin bulunmadığını, bu sözleşmenin haciz işlemleri sırasında yapılmadığı ve haciz işlemi sonrasında avukatlar arasında hazırlanıp imzalandığını, işlemlerden bağımsız olarak ayrıca düzenlenmiş bir saklama sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin böyle bir sözleşmeye izni olmadığı gibi hiçbir surette onayının da bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında düzenlenmiş ve onaylanmış hukuken geçerli bir saklama sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceğini, bu nedenle müvekkilinin taraf olmadığı bir sözleşmede cezai şart ihlalinde bulunmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle öncelikle dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, aksi halde müvekkilinin hiçbir izni, onayı ve kabulü olmaksızın yetkisiz olarak yapılan sözleşmeden sorumlu tutulamayacağından haksız davanın reddi ile ilgili icra takibinin iptaline %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;1-Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafın 750,00 USD cezai şart asıl alacak, 1.245,71 TL ihtarname gideri ve 10,76 TL ihtarname gideri işlemiş faiz yönünden yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 750,00 USD cezai şart asıl alacak, 1.245,71 TL ihtarname gideri ve 10,76 TL ihtarname gideri işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 1.354,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Bilirkişi raporunda müvekkilinin cezai şart talep edebileceğinin tespit edildiğini mahkemenin cezai şarttan %95 indirim yapmasının hukuka aykırı olduğunu, Takdir yetkisinin resen kullanılması kanun düzenlemesi olsa da; davalının ceza-i şartın fahiş olduğuna dair bir itirazı bulunmadığını, Davalının oto alım-satımı konulu şahıs işletmesi olan bir vergi mükellefi olduğunu, yargılama konusu sözleşmenin işbu işletmesiyle alakalı yaptığı bir işle alakalı bir sözleşme olduğunu, davalının fahiş olduğu yönünde itirazı yokken bu denli indirim yapılmasını kabul etmediklerini, Sözleşmede her ay 15.000,00 TL şeklinde aylık kira bedelinin ödenmesini düzenlendiğini, davalı yanın her 6 ayda bir 1 aylık kira ödeyeceği, 24 ayın sonunda da geriye kalan 20 aylık kiranın hepsini ödeyeceğinin düzenlendiğini,. Protokole konu sözleşme 15.000,00*x24=360.000,00 TL bedelli bir sözleşme olduğunu, 03/09/2020 tarihli protokol imza tarihinde dolar kuru 7,360 TL olup 15.000,00 Euro cezai şartın o günkü TL karşılığı 110.400,00 TL olduğunu yani sözleşme bedelinin %28,1 ine denk geldiğini, Kararın gerekçelendirilmediğini, davalının yıllardır sözleşmeden doğan kira borcunu da ceza-i şart miktarını da ödemediğini, satımına çalışılan malların değeri yaklaşık 80-90 bin dolar olduğunu, İşbu hususlar değerlendirilmeden, tarafların sosyal durum ve gelir araştırılması yapılmadığını, Davalının itirazlarının haksız olduğunu, hacizli malların depoya getirildiğini, muhafaza ücretinin icra kanalı ile ödenmemesi ve ayrı bir sözleşme ile ödenerek daha avantajlı bir kira verilmesi adına icra haciz tutanağında alacağına konu yedieminlik ücretinden feragat ettirilerek ayrı bir anlaşma yapıldığını, davalı asilinin tüm süreçten bilgi sahibi olduğunu, 16/03/2021 tarihinde ilk taksidin ödenmemesi nedeniyle Beyoğlu 35. Noterliği ... Yev.Nolu 16/03/2021 tarihli ihtarnamesi 03/09/2020 tarihli protokol ekine eklenerek davalı asile ve avukatına gönderildiğini, ihtarnamenin 19/03/2021 tarihinde Av. ...'a, 24/03/2021 tarihinde Davalı ... ...'ya tebliğ edildiğini, ve tebliğden sonra ihtarnameye ilişkin ödeme olan 15.000,00 TL' nin davalı tarafından 03/09/2020 tarihli sözleşmede belirtilen miktarda ve belirtilen hesaba uygun şekilde gönderildiğini, bu yönden sözleşme edimini ifa etmesi nedeniyle sözleşmeye bağlılığının ispatının gerçekleştiğini, yetki itirazının mesnetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Her ne kadar davacı tacir sıfatına haiz ve ticari işi ile ilgili dava açmışsa da, müvekkilinin bir şahıs olup yine yapılan işlemler ise şahsi işlemler olduğunu, ticari işi için olmadığını mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli ve yetkili mahkemenin Büyükçekme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, yetki ve görev yönünden kararı istinaf ettiklerini, Mahkemenin cezai şart yükümlülüğünün doğduğuna ilişkin gerekçesini kabul etmediklerini, Müvekkilin Avukat ...'a verdiği vekaletnamenin dava vekaleti olup, vekalet vereni borç altına sokacak işlemler yönünden herhangi bir yetki ve izin içermediğini, yetkisiz temsil ile yapılan sözleşme sebebiyle müvekkili şahsın ayrı ve açıkça kabul etmediği sürece cezai maddeden sorumlu tutulmayacağını, sözleşmenin haciz işlemleri sırasında yapılmadığını ve işlemden günler sonrasında avukatlık ofisinde, 2 avukat arasında hazırlanıp imzalanmış ve işlemlerden bağımsız olarak ayrıca düzenlenmiş bir saklama sözleşmesi olduğunu, sözleşmeden, müvekkillinin haberi dahi bulunmadığını, sonradan onay da verilmediğini, HMK 73 maddesinin dikkate alınması gerektiğini, vekaletsiz iş görme nezdinde yapılan işlerden müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, sözleşmeyi imzalayan her 2 tarafında yetkili olup olmadığını inelemediğini, davacı avukatının da sadece genel dava vekaletine sahip oluğu ve kendi müvekkili adına borçlandırıcı bir işlem yapmaya yetkili olmadığını, sözleşmenin butlan hükümlerine tabi olduğunu, cezai şartın geçersiz olduğunu,Davacının saklama konusu yapmış olduğu malların müvekkiline ait olmadığını, yediemin ücretinin ödenip ödenmemesi alacaklı konumda olan müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, saklama yükümlülüğü kapsamında hak kazanılan ücret ise Adalet Bakanlığı tarafından belirlenmekte ve icra müdürlüğü tarafından yediemine ödenmekte olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça keşide edilen ihtarnameye istinaden protokole konu 15.000TL'lik taksitin davalı ... tarafından ödendiği, sözleşmede edimlerin yerine getirilmemesi halinde cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça ödeme yükümlülüğü tam olarak yerine getirilmediğinden cezai şart koşullarının oluştuğu, protokolde cezai şartın ifa yerine geçen cezai şart olduğuna dair bir ifadenin yer almadığı, davacı tarafça keşide edilen ihtarnamede de aylık taksit ile birlikte cezai şartın ödenmesinin talep edildiği dikkate alındığında ilk derece mahkemesince cezai şartın fahiş olduğu gerekçesi ile tenkis yapılması ve takdir edilen tenkis oranı dosya kapsamına uygun görülmüş, neticeten kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin istinaf istemine gelince; kabul edilen dava değeri 15.191,47TL olup karar tarihi olan 09.11.2023 itibarı ile istinaf kesinlik sınırı 17.830TL'dir. Davanın kabul edilen kısmı yönünden karar kesinlik sınırında olmakla davalının istinaf isteminin HMK 341/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, - Davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 341/2.maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/12/2025