Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/294 E. , 2024/3567 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/294 Karar No : 2024/3567 TEMYİZ EDEN (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacın…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/294 E. , 2024/3567 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/294 Karar No : 2024/3567 TEMYİZ EDEN (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, ... Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma aşamasındaki kısmi ikrarı, soruşturma sırasında davacıya ait sosyal medya hesaplarından alınan sosyal medya hesapları dökümleri ve bu husustaki teknik rapor, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının eşcinsel olarak para karşılığı fuhuş yaptığının sabit olduğu ve bu eyleminin, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde düzenlenen, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında olduğu, disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleştiği ve soruşturma konusu fiilin sübut bulduğu anlaşıldığından, bu fiile uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eyleminin yüz kızartıcı suçlar kapsamında değerlendirilemeyeceği, çalıştığı her dairede örnek bir memur olarak takdir edildiği halde bir alt cezanın uygulanmadığı, henüz ceza dosyasının kesinleşmediği, soruşturmada lehine hiçbir delil toplanmadığı, aleyhine tanık olarak dinlenen kişilerin baskı altında beyanda bulundukları ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Yargılamanın tüm aşamalarında sundukları dilekçelerde ayrıntılı olarak beyan eedilen hususların temyiz aşamasında da göz önünde bulundurulması gerektiği, temyize konu İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun olup davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDÎ OLAY : ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacı hakkında, travesti olduğu ve para karşılığı fuhuş yaptığı iddiası ile 27/06/2018 tarihinde ... Haber Merkezi'ne yapılan telefon ihbarı üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. Davacı hakkında yürütülen soruşturmada yer alan ifadesinde travesti olarak başka erkeklerle cinsel ilişki yaşadığını ancak ilişki karşılığında para almadığını belirtmiş, ayrıca cinsel içerikli resim ve ifadeler içeren sosyal medya hesaplarının kendisine ait olduğunu kabul etmiş, Cumhuriyet Savcılığı tarafından bu durum davacının görev yaptığı ... Asliye Hukuk Mahkemesine bildirilmiştir. Disiplin Amirliği'nin ... tarih ve... sayılı kararı ile başlatılan disiplin soruşturması kapsamında düzenlenen 03/09/2018 tarihli soruşturma raporu ile davacının ifadesi, tanık beyanları, internet sayfaları ve bütün dosya kapsamına göre davacının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak eylemlerini gerçekleştirdiğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilmiştir. Bu rapor üzerine, disiplin amiri tarafından davacının Devlet memurluğundan çıkarılması gerektiği görüşüyle, söz konusu dosya Adalet Bakanlığı'na gönderilmiş, ... tarih ve ... sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile davacının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilinin sabit olduğu sonucuna varılarak, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi gereğince Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde; "Devlet memurluğundan çıkarma" bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmak olarak tanımlanmış ve maddenin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" bu cezayı gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Anılan Kanun'un 126. maddesi ikinci fıkrasında da; Devlet memurluğundan çıkarma cezasının amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği kurala bağlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 24/10/1982 tarih ve 17848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in 1. maddesinde; Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurullarının kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü ile hangi memurlar hakkında karar verebileceklerini ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esasları, bunların yetki ve sorumluluklarını düzenlemek amacıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 134. maddesine dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde ise; Yönetmeliğin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar hakkında uygulanacağı, Adalet Bakanlığında görevli memurların disiplin işleriyle ilgili olarak bu Yönetmeliğin öngördüğü bütün düzenlemeleri yapma yetkisinin Adalet Bakanına ait olduğu kurala bağlanmıştır. Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik dayanak alınarak 05/04/2017 tarih ve 30029 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; disiplin âmirlerinin tâyin ve tespiti, disiplin kurullarının kuruluş, işleyiş ve çalışmaları ile disiplin soruşturmalarına ilişkin usûl ve esasları belirlemek amacıyla hazırlandığı; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları dışında kalan Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtlarında görevli memurlar ile sözleşmeli personel hakkında bu Yönetmeliğin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Bu Yönetmeliğin "Yüksek disiplin kurulu" başlıklı 13. maddesinde; "Yüksek Disiplin Kurulu, Bakan tarafından görevlendirilen Bakan Yardımcısının başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkanı, Ceza İşleri Genel Müdürü, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü, Personel Genel Müdürü ile varsa Devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın temsilcisinden oluşur." kuralına; "Kurulların çalışma usûl ve esasları" başlıklı 15. maddesinde ise; "(1) Kurullarda toplantı gündeminin düzenlenip ilgililere dağıtılması, toplantının belirli gün, saat ve yerde yapılması, kurul çalışmalarının gereği gibi yürütülüp sonuçlandırılması, Başkan tarafından sağlanır. (2) Raportörlük görevi, komisyon disiplin kurullarında komisyon yazı işleri müdürü veya gerektiğinde başkan tarafından görevlendirilecek bir yazı işleri müdürü, Bakanlık Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulunda ise görevlendirilecek tetkik hâkimleri tarafından yürütülür. (3) Bakanlık Disiplin Kurulu ile Yüksek Disiplin Kurulu, salt çoğunlukla; komisyon disiplin kurulları ise üye tam sayısı ile toplanır. Raportörün açıklamaları dinlendikten sonra işin görüşülmesine geçilir. Konunun aydınlanması ve görüşmelerin yeterli görülmesi hâlinde açık oylamaya geçilir ve oy çokluğu ile karar alınır. Oylamada çekimser kalınamaz. Başkan oyunu en son kullanır. Oyların eşitliği hâlinde başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün sayılır. Karar Başkan tarafından açıklanır. (4) Karar özeti, üyeler tarafından imzalanan bir tutanakla tespit edilir. (5) Kurulların başkan ve üyeleri ile raportörlerin, görev başında bulunmamaları veya 14'üncü maddedeki sebeplerle katılamamaları hâllerinde, kurullara bunların vekil veya yedekleri katılır. " kurallarına yer verilmiştir. Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği'nin 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, Yüksek Disiplin Kurulunun, Bakan tarafından görevlendirilen Bakan Yardımcısının başkanlığında toplanacağına ilişkin değişiklik, 15/05/2019 tarih ve 30775 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesiyle yürürlüğe konulmuş olup, bakan yardımcıları bu tarihten itibaren Yüksek Disiplin Kurullarına başkanlık yapmaya başlamışlardır. HUKUKÎ DEĞERLENDİRME: Belirli bir idarî işlemin, bu işlemi yapabilmeye ehliyetli makam tarafından tesis edilmemesi o işlemin yetki unsuru bakımından; işlemde yer alması gereken irade açıklamasını gösteren imzanın eksikliği ise şekil unsuru bakımından hukuka aykırılığı sonucunu doğururlar. Öte yandan, dava konusu Kurul Kararı gibi "kolektif işlemlerde" kararın oyçokluğuyla alınması mümkün olmakla beraber mevzuatta yer alan özel katılım ve toplantı şartlarına da uyulmuş olması işlemin hukukî geçerliği için şarttır. Bakılan uyuşmazlık bu kapsamda incelendiğinde; dava konusu işlemde uygulanacak mevzuat, 657 sayılı Kanun, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik ile Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği olup, yukarıda yer verilen kurallar uyarınca Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun bir başkan ve beş üye olmak üzere altı kişiden oluşacağı, salt çoğunlukla toplanacağı, başkanın görev başında bulunmaması durumunda kurula vekil veya yedeğinin katılması gerektiği düzenlenmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı incelendiğinde; Yüksek Disiplin Kurulunun başkan veya başkan vekili sıfatına haiz kimsenin katılmadan teşekkül ettiği ve karar aldığı, bu şekilde yukarıda yer verilen Yönetmelik düzenlemelerine aykırı davranıldığı; bir başka ifadeyle, Yüksek Disiplin Kurulunun başkan veya başkan vekili olmadan karar alması mümkün olmadığı halde başkan veya başkan vekili bulunmadan tesis edilen dava konusu işlemin yetki ve şekil unsurları yönünden sakat olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 17/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.