(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/6283 E. , 2012/18547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının 14.12.2007 tarihinde d
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/6283 E. , 2012/18547 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının 14.12.2007 tarihinde davalı şirketin Antalya'da faaliyet gösteren işyerinde çalışmaya başladığını, 04.10.2010 tarihinde haksız ve sebepsiz yere işten çıkartıldığını, işten çıkarılış sebebinin yazılı olarak müvekkili işçiye bildirilmediğini feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının gerek mevzuata ve gerekse tıp etiğine aykırı etik dışı olarak gerçekleştirmeye çalıştığı satış ve vaadlerin görev sınırları dışında bulunduğunu ve bu etik dışı taahhüdü yerine getirememesinin müvekkili şirketin tıp ve ecza endüstrisinde itibar kaybına sebep olduğunu, ayrıca davranışının haksız prim elde etmeye yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacının söz konusu kampanya döneminde, davalı şirketin ürününü pazarlarken, şirket yararına olmak kastıyla daha fazla ürün pazarlama düşüncesiyle, vaat edilenin üzerinde bedelsiz ürün vaat etmesinin haklı ve geçerli fesih sebebi sayılamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğinden, davacının davalı işyerinde 14.12.2007 ile 04.10.2010 tarihleri arasında tıbbi satış mümessili olarak çalıştığı, görev tanımına, şirket çalışma prensiplerine ve etiğine, doğruluk ve dürüstlük ilkelerine aykırı davranışları sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı tanıtım faaliyetleri kapsamında yapmış olduğu eczane ziyaretinde eczacının, işyerine ait ilaçtan 200 adet sipariş vermesi durumunda kampanya kapsamında verilen 60 adet ilacın yanında kendisininde 40 adet ilaç vereceğini taahhüt ettiği, numune olarakta 100 adet ilaç bıraktığı, davacının taahhüdünü yerine getirmemesi üzerine eczane sahibinin bölge müdürünü arayarak durumu bildirdiği, bunun üzerine olaya ilişkin davacının savunmasının alındığı, davacı savunmasında kampanya kapsamında verilen 60 adet ilacın yanında başka eczaneden kendi parasıyla 40 adet ilaç alarak söz konusu eczaneye vermeyi taahhüt ettiğini, ayrıca numune olarakta eczaneye 100 adet ilaç verdiğini belirtmiştir. Davacının bu şekilde davranışlarda bulunmasının çalıştığı işyerinin piyasadaki güvenilirliğini olumsuz yönde etkileyeceği kaçınılmazdır. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacının taahhütünü yerine getirmemesi üzerine satış yaptığı eczane ilaçları iade etmiştir. Davacının şirket kurallarına aykırı satış yapması ve müşterinin davalı şirket ile güven ilişkisini bozacak davranışlarda bulunması fesih için geçerli sebeptir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 129,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 17.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.