7. Hukuk Dairesi 2015/40155 E. , 2015/25403 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanun'un 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dairemiz ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, davalı Bakanlı
**7. Hukuk Dairesi 2015/40155 E. , 2015/25403 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanun'un 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dairemiz ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, davalı Bakanlık ile dava dışı şirketler arasındaki asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı ve buna bağlı olarak davacının ilave tediyeye hak kazanıp kazanmadığı ve istifa dilekçesinin değerlendirilerek fesih durumunun açıklığa kavuşturulmasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Dairemizin, “...1-...Davacının dosyada mevcut dilekçesi ile ihbar süresini beklemeden işten ayrılma isteğini içeren dilekçesi mevcut olup mahkemece bu dilekçe davacıya gösterilip yazı ve imzanın kendisine ait olup olmadığı hakkında beyanı alınarak fesih olgusunun değerlendirilmesi gerekir. Kaldı ki davacı tanığı Kadriye de davacının bunaldığı ve bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle kendisinin ayrıldığını ifade etmiştir. Mahkemece istifa dilekçesi değerlendirilmeden, eksik inceleme ile kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi hatalıdır. 2. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işçilik haklarına etkileri noktasında toplanmaktadır. ...Somut olayda, davacı alt işveren işçisi olarak çalışmıştır. Alt işveren şirketin 6772 sayılı Yasa kapsamında ilave tediye ödemekle yükümlü olmadığı açıktır. Asıl işverenin sorumluluğu alt işvereni geçemez. Temizlik hizmeti yardımcı iş niteliğindedir. Davacının çalıştırıldığı temizlik hizmeti ihalelerinin muvazaalı olduğu ispatlanamamıştır. Diğer yandan dinlenilen tanıkların beyanları davacının temizlik hizmeti dışında başka işlerde çalıştırıldığını kabule yeterli değildir. Davacının görevi dışında asıl işin bir bölümünde çalıştırıldığı gibi hususlar ispatlanamamıştır. Davacının bu nedenle baştan itibaren asıl işveren işçisi sayılması ve davalının ilave tediye alacağından sorumlu tutulması mümkün değildir. İlave tediye alacağının reddi yerine kabulü hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile verdiği bozma kararının usul ve yasaya uygun olmasına ve yerleşik uygulamanın da bu yönde bulunmasına göre direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NA GÖNDERİLMESİNE, 15/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.