(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/17438 E. , 2013/23168 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 260 ada 4 parsel sayılı 11608,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz malikinin bilinemediğinden söz edilerek tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen …
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/17438 E. , 2013/23168 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 260 ada 4 parsel sayılı 11608,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz malikinin bilinemediğinden söz edilerek tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu 260 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet ...mirasçıları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; dosya içeriğine göre tanık sözleri ve dinlenen tutanak bilirkişi beyanları soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi dava ve temyize konu taşınmazın sınırında mera niteliği tespit edilip kesinleşen 425 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bulunmasına rağmen mahkemece somut olayda mera araştırması yapılmamıştır. Ayrıca dava dosyası içinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi hükmünde öngörülen norm kısıtlaması yönünden yapılan bir belgesiz araştırmasına da rastlanmamıştır. Kaldı ki dinlenilen tanık ve tutanak bilirkişi beyanları ile uzman ziraat bilirkişinin raporu çeliştiği halde mahkemece hangi gerekçe ile tanık ve tutanak bilirkişi beyanlarına üstünlük tanındığı hükümde ./... 2013/17438-23168 S.2 açıklanmadığı gibi mahkemece taşınmaz bizzat görülüp gözlenmediğinden ve mahkemenin gözlemi keşif tutanağına yansıtılmadığından bu husus dahi denetlenememiştir. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırmada yetersizdir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. Kural olarak, mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi yada taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanıla gelmiş olmasına bağlıdır. O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılmış ise Özel İdare Müdürlüğünden, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma, 4342 sayılı Yasa uyarınca, mülki amirlikten sorulup saptanması zorunludur.