3. Ceza Dairesi 2018/5003 E. , 2018/13719 K. Kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanıklar ... ve ...’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 87/1-c, 87/son ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... yönünden cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, sanık ... yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri …
**3. Ceza Dairesi 2018/5003 E. , 2018/13719 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanıklar ... ve ...’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 87/1-c, 87/son ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... yönünden cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, sanık ... yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ....Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2014 tarihli ve 2013/388 Esas, 2014/272 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.05.2018 tarih ve 2017/11677 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2018 tarih ve 2018/49164 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, sanıkların haklarında kasten yaralama ve tehdit suçlarından açılan kamu davası sonunda verilen kısa kararda kasten yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiği, ancak gerekçeli karar yazımında sehven hüküm kısmında farklı bir suçtan bahsedilerek sanıkların hırsızlık suçundan beraatlerine karar verildiğinin yazıldığı ve bunun üzerine 04/11/2014 tarihli ve 2013/388 Esas ve 2014/272 sayılı ek kararın yazıldığı anlaşılmış ise de söz konusu ek kararın hukuken yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/10/1987 tarihli ve 1987/8-361-458 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu takdirde kısa kararın geçerli olacağı esas alınarak; 1) Kısa kararda, sanıkların kasten yaralama ve tehdit suçlarından cezalandırılması yönünde hüküm kurulması gerekirken gerekçe kısmıyla da çelişki oluşturacak şekilde sanıkların hırsızlık suçundan beraatlerine karar verilmesinde, 2) Sanıklar hakkında tehdit suçundan da dava açıldığı ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında sanıkların tehdit suçundan da cezalandırılması talep edildiği halde, tehdit suçu nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulmamış olmasında, 3) Kısa kararda sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde uygulama yeri olmadığı ve esasen de uygulanmadığı halde, 5237 sayılı Kanun’un 87/son maddesine yer verilmesinde, 4) İddianamede talep edilmediği halde sanıklara 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 87/1-son maddesinin sanıklar aleyhine uygulanmasına karar verilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanmasında, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü. 1) Sanıklar hakkında 23.06.2014 tarihli duruşmada verilen kısa kararda birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan TCK'nin 106/2-c, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararı verildiği, sanık ...'in cezasının ertelendiği, sanık ... hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki 2 no'lu bozma görüşüne iştirak edilmemiş, yine sanıklar hakkında yüzde sabit iz bırakacak şekilde yaralama suçunda TCK'nin 86/1. maddesi gereğince belirlenen 1 yıl hapis cezasında TCK'nin 87/1-c maddesi gereğince 1 kat artırım yapıldığında belirlenecek 2 yıl hapis cezasının 3 yıldan az olması nedeniyle mahkemece cezalarının TCK'nin 87/son maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası olarak belirlendiği ve hükümde TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla tebliğnamedeki 3 no'lu bozma görüşüne iştirak edilmemiş, açıklanan bu nedenlerle ....Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2014 tarihli ve 2013/388 Esas, 2014/272 sayılı kararında bu yönlere ilişkin herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin bu bozma nedenleri yönünden REDDİNE, 2) Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen 1 ve 4 no'lu düşünceler yerinde görüldüğünden; ....Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2014 tarihli ve 2013/388 Esas, 2014/272 sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.