10. Hukuk Dairesi 2024/8057 E. , 2024/11012 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/53 E., 2023/1992 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/280 E., 2021/440 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, …
**10. Hukuk Dairesi 2024/8057 E. , 2024/11012 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/53 E., 2023/1992 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/280 E., 2021/440 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin reddine, kamu düzenine aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya 3. İş Mahkemesinin 2016/351 Esasında kayıtlı dava dosyası kapsamında, davalı ...'ın iş göremezlik oranına itirazları olduğundan davalının iş göremezlik oranının tespiti hakkında dava açılması için taraflarına 1 haftalık süre verildiğini, Kocatepe Sosyal Sağlık Güvenlik Merkezinin 12.01.2015 tarih ve 904 sayılı ve SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 23.02.2017 tarihli raporuna göre davalının sürekli iş göremezlik oranının A4 23,2 olduğunu ve kontrolün gerekmediğine dair görüş belirtildiğini, bu raporlara itibar edilmesinin mümkün olmadığını, itirazlarını sunduklarını, davalının olay sonrasında Hendek Devlet Hastanesine gittiğini ancak hiçbir sağlık problemi olmaması nedeniyle ayakta tedavi edilip gönderildiğini, damperin şase üzerine düşmesi ile koltukta oturan işçide bu denli bir maluliyet oranının oluşmasının mümkün olmadığını, işçide sonradan oluşan başkaca rahatsızlıkların, iş kazasının sonucuymuş gibi değerlendirilmeye alınmasının yasal olmadığını, izah edilen nedenlerle davalı ...'ın 24.07.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu oluştuğu iddia edilen iş göremezlik oranının tespitine dair taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, davanın usulden reddini talep ettiklerini, davalı ...'ın davacı işveren ... ’nin sahibi olduğu ... İnşaat Hafriyat Nakliyat San. Tic. Ltd. Şirketinde 12.07.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, 24.07.2013 günü davacı şirkete ait ... plakalı araç ile yine işveren emir ve talimatları doğrultusunda Hendek ilçesinde DSİ’nin başlattığı dere ıslah çalışmasında hafriyatı boşaltma esnasında damperin pistonunun koptuğunu ve damperin hızlı bir şekilde kapandığını, araçta ciddi bir sarsıntı olduğunu, müvekkilinin aracın tavanına çarptığını ve aracın içerisinde savrulduğunu, müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını ve kendisine vertebra kırığı teşhisi konulduğunu, iş kazasında iş güvenliği mevzuat hükümlerini yerine getirmeyen işverenin ağır kusurunun söz konusu olduğunu, kazadan sonra uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, iş göremezlik raporları aldığını, bu süreçte çalışamadığını ve maddi zarara uğradığını, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen Sağlık Kurulu Kararı ile müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının %23,2 olarak belirlenmiş olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin kaza sonrasında yaptığı işlerden ve daha sonradan geçirdiği rahatsızlıklar sonucu oluştuğunu ileri sürdüğünü, haksız ve hukuki yarardan yoksun olan davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalı çalışanı olan ...'ın 24.07.2013 tarihinde iş yerinde geçirdiği iş kazası sonucu yaşadığı maluliyetin derecesinin %23,2 olarak belirlenmesinin yüksek olduğunu, bu derecenin tekrar tespiti için dava açtığını, sigortalının davacıya ait iş yerinde çalışırken damper pistonun kopması sonucu damperin hızlı bir şekilde şase üzerine düşmesi ile aracın içerisinde bulunan ...'ın yaralanmasına yol açtığını, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi FTR Anabilim Dalının 18.08.2014 tarihli 601 sayılı raporu ile iş kazası geçiren işçinin tüm raporlarının tetkiki ile maluliyet oranı %23,2 olarak belirlenmiş olduğunu, davacının itirazı üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu 23.02.2017 tarih ve 2016/12402E-16/2333K sayılı kararı ile sigortalının maluliyetinin %23,2 olduğuna oy birliği ile karar verilmiş olduğunu, müvekkili Kurum tarafından sigortalıya ait gerekli raporların incelenmesi sonucu maluliyet oranının tespit edilmiş olup davacı tarafından haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Kararda özetle; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında yapılan incelemede; davacının diğer davalı şirket nezdinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde %23,20 olarak malul olduğu Kurum sağlık sunucuları tarafından tespit edildiğini, Kurum sağlık sunucuları tarafından belirlen maluliyet oranında davacının iddia ettiği gibi bir eksiklik veya yanlışlık bulunmadığını, buna aykırı Adli Tıp Kurumu raporları eksik inceleye dayanmakta olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmamasına rağmen Mahkemece gerekli araştırılma yapılmadan söz konusu Adli Tıp Kurumu raporlarına istinaden davanın kabulüne karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile I-Davalı ... Kurumu Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avanslarının talep halinde ilgililere iadesine, II-Kamu düzenine aykırılık nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Davanın kabulü ile Davalı ...'ın 24.07.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının E-cetveline göre % 6,1 olduğunun tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. 2.Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.