T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/120 KARAR NO : 2025/2418 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/01/2017 NUMARASI : 2016/633 E. - 2017/15 K. DAVANIN KONUSU : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/120 KARAR NO : 2025/2418 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/01/2017 NUMARASI : 2016/633 E. - 2017/15 K. DAVANIN KONUSU : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/01/2017 Tarih ve 2016/633 Esas - 2017/15 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin kızının 17/01/2016 tarihinde evlendiğini, müvekkilinin mesafeyi de hesaba katarak öncesinde tarihi muayyen evliliğin gerçekleşmesinden tam bir ay önce 17/12/2015 tarihinde ... şubesinden CP017312387TR barkod numaralı net 17 kg ağırlığında bir koli yollandığını, bu koli için müvekkilinden 808,20 TL tahsil edildiğini, gönderilen kargoda müvekkilinin kızına çeyiz mahiyetindeki hediyeleri, çocukluk fotoğrafları ile çocukken kullandığı eşyaların olduğunu, bu fotoğrafların birçoğu eski olduğu için bir kopyasının bulunmadığını, hediyelerin nesilden nesile aktarılan ve bir daha ikamesi mümkün olmayacak manevi kıymeti yüksek olan hediyeliklerin ve anıların kaybolduğunu, müvekkilinin sözlü ve yazılı şikayetlerinin ... AŞ alt birimlerine 05/05/2016 ve 09/05/2016 tarihlerinde yazıldığını, ... Müdürlüğüne sonradan kolinin bulunması durumunda geri ödeyeceğini yazılı olarak taahhüt etmesi kaydıyla 1.281,16 TL'nin ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davalıdan 15.000,00 TL manevi tazminat ve şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş davacının ... ... merkezinden 17/12/2015 tarihinde Avustralya varışlı olarak kabul edilen gönderisinin kaydına rastlanılmadığını, bunun üzerine davacı ile irtibata geçildiğini, kendisine yapılan hesaplama neticesinde 472,96 TL tazminat ve 808,20 TL kabul ücreti olmak üzere toplam 1.281,16 TL ödendiğini, davacının maddi ve manevi zararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, davacı tarafından Avustralya'ya gönderilen kızına ait çeyiz niteliğindeki özel eşyaların bulunduğu kolinin yerine ulaştırılmamasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı vekilinin, 4.11.2016 tarihli dilekçesi ile dava tarihinden sonra kolinin bulunarak 07.09.2016 tarihinde davalı tarafından müvekkiline iade edildiğini bildirildiği, her ne kadar başlangıçta davalıya teslim edilen kolinin teslim adresine ulaştırılmadığı, kolinin kaybedildiği, bu nedenle maddi ve manevi zararları olduğu iddiası ile maddi ve manevi tazminat talep edilmiş ise de, yargılama sırasında davaya konu kolinin bulunarak davacıya davalı idare tarafından teslim edildiği ve davalı idare tarafından davacıya davadan önce kolinin bulunamaması nedeniyle 1.281,16 TL tazminat ödendiği gerekçesi ile davacının kolinin kaybolmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, öncelikle dava konusu taşıma sözleşmesinin yapıldığı yerin ... olduğunu, davanın yetki yönünden reddini gerektiğini, davacının, müvekkilinin Ankara ... Başmüdürlüğüne bağlı ... ... Merkezinden 17.12.2015 tarihinde Avustralya varışlı olarak kabul edilen CP017312387TR barkod numaralı posta kolisini gönderdiğini, davacıya 1.281,16.-TL'nin dava açılmadan önce tazminat olarak 11.05.2016 tarihinde ödendiğini, dolayısıyla dava açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, aleyhe hatalı olarak vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesi kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6102 sayılı TTK.'nın 3. maddesi uyarınca, bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Aynı Yasa'nın 4/1-a maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. 6102 sayılı TTK'nın 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişik 5/3. maddesi uyarınca, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Göreve ilişkin kurallar ise dava şartıdır (HMK. m. 114) ve mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır (HMK. m.115). Taşıma işleri hakkındaki maddi hukuk normları ile ilgili düzenlemeler de TTK'nın 4. Kitabında yer aldığından, taşıma sözleşmelerden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklar, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari iş ve ticari dava sayılır. Yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kanun kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu belirtilmiş, zikredilen yasanın 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde açıklanmış, aynı Yasa'nın 3/1-k bendinde ise tüketici; “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta ise davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, müvekkilinin kızına çeyiz eşyası gönderildiği bildirildiğine göre, mesleki amaçla hareket etmeyen davacının tüketici sayılması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığa da bu nedenle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektiği anlaşılmakta olup, dava konusu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan somut uyuşmazlığı görüp incelemeye de tüketici mahkemesinin görevli bulunduğu kabul edilmelidir. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesine girişilerek yazılı şeklide hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu durumda, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş, anılan maddenin (a) bendinde açıkça, bölge adliye mahkemesince dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan karar verilebileceği düzenlendiğinden, HMK'nın 360. maddesinin atfı ile aynı Kanunun 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın, dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 2- İstinaf kararının neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kabulü ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/01/2017 gün ve 2016/633 Esas - 2017/15 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Kararın bir örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 4-İstinaf kararının neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6-Davalıdan peşin olarak alınan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 8-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-İstinaf kararının tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...