Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2423 E. , 2024/2889 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2423 Karar No:2024/2889 TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2. (DAVACI) : ... Enerji Üretim A.Ş. İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kırıkkale ili, Yahşiyan ilçesi, Kılıçlar mevkiinde kurulmas
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2423 E. , 2024/2889 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2423 Karar No:2024/2889 TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2. (DAVACI) : ... Enerji Üretim A.Ş. İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kırıkkale ili, Yahşiyan ilçesi, Kılıçlar mevkiinde kurulması planlanan "Eser Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali" projesi için davacıya verilen ... tarih ve ... numaralı üretim lisansının sona erdirilmesi talepli dilekçe verildikten sonra, bu talebin geri alınması istemiyle 13/05/2013 tarihinde yapılan başvurunun reddedilerek lisansının sonlandırılmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, anılan Kurul kararı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlarına karşılık olarak şimdilik 490.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın iptal davası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davacının lisansının sona erdirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına karşı açılan davanın ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, bu kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 23/02/2015 tarih ve E:2014/5164, K:2015/699 sayılı kararıyla bozulmasına, daha sonra karar düzeltme başvurusunun da reddine karar verilmesi üzerine, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile söz konusu lisansın yeniden yürürlük kazanmasına, yeniden belirlenen 9.164.900,00-TL teminatın davalı idareye 90 gün içerisinde sunulmasına, tahsil edilen 150.000,00-TL'nin ise davacı şirkete iadesine karar verildiği, davacı şirket tarafından 11/04/2017 tarihli yazı ile teminat sunulmasının mümkün olmadığı hususunun davalı idareye bildirildiği, davalı idarece 18/05/2017 tarihli yazıyla aynı hususların davacı şirkete tekrar bildirildiği, ayrıca belirlenen takvim çerçevesinde teminatın sunulmaması halinde lisansın iptal edilebileceği hususunun da ihtar edildiği, verilen 90 günlük sürenin sonuna isabet eden 28/05/2017 tarihi itibarıyla davacı şirket tarafından halen teminat yatırılmadığı görüldüğünden ... tarih ve ... sayılı kararı ile "lisans verilmesine esas şartların kaybedilmesi" sebebiyle söz konusu lisansın sona erdirilmesine karar verildiği, anılan karara karşı açılan davanın ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın istinaf incelemesinde olduğunun görüldüğü (İstinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı Dairemizin 26/06/2024 tarih E:2020/2001,K:2024/2888 sayılı kararıyla onanmıştır); Dava dilekçesinde, yargı kararı ile iptal edilen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararlar menfi ve müspet zararlar adı altında iki kısım olarak belirtildiğinden, bu kalemler ayrı ayrı incelendiğinde; Menfi zarar kalemleri yönünden; Dava dilekçesinde menfi zarar kalemlerinin; lisans bedelleri, teminat mektubu komisyon bedelleri, resmi kurum harç ve lisans ücretleri, lisans/proje kaynaklı etüt, mühendislik, danışmanlık masrafları, proje ve inşaat için teknik personel istihdamı, proje ile ilgili inşaat işleri ve imar planı masrafları, proje geliştirme masrafları ve ortaklık sözleşmeleri masrafları, proje ile ilgili seyahat ve konaklama masrafları, lisans iptalinden kaynaklı dava masrafları olarak belirtildiği görülmekte olup, lisans iptalinden kaynaklı dava masrafları dışındaki masrafların doğrudan davacı şirketin lisansının sonlandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararından dolayı katlanılmak zorunda olunan masraflar olmadığı, anılan masrafların söz konusu projenin hayata geçirilmesi için lisans aşamasında katlanılan giderler olduğu, anılan masrafların davacı şirketin ekonomik durumunun yetersizliği ve kredibilitesinin düşüklüğü nedeniyle ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile lisansın sona erdirilmesi sonucu katlanmak zorunda olduğu masraflar olduğu, bir başka ifadeyle davacı şirketin anılan masraflara katlanmasının kaynağının bankalardan teminat alamaması olduğu, dolasıyla anılan zararlar ile yargı kararı ile iptal edilen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı arasında illiyet bağının bulunmadığının anlaşıldığı, ayrıca lisans iptalinden kaynaklı istenilen dava masraflarının ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davalı idareden alınarak davacı şirkete verilmesine karar verildiği, bu miktarı aşan ve yapıldığı iddia edilen masrafların ise yargılama giderleri kapsamında karşılanmasının mümkün olmadığı; Müspet zarar kalemleri yönünden; Davacı şirket tarafından uğranıldığı ileri sürülen müspet zarar kalemlerinin, projenin hayata geçmesiyle davacı şirketin elde edebileceği kâr ve gelir kaybı ile hisse devirleri karşılığında projenin gerçekleştirilmesi amacıyla ... Elektrik İşletme ve Yönetim Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. ile yapılan hisse alım sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle uğranılan zarar, yine bu kapsamda imzalanan protokolün sona erdirilmiş olması nedeniyle yoksun kalınan devir bedelleri ile finansman taahhütleri olarak belirtildiği, davacı şirketin mahrum kaldığını ileri sürdüğü bu müspet zararların, ancak anılan projenin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi halinde elde edilebileceği, bu çerçevede uğradığını ileri sürdüğü zarar kalemlerinin varsayıma dayandığı ve varsayıma dayalı olarak tazminata hükmedilemeyeceği, bu durumda, davacı şirket tarafından menfi ve müspet zararlar adı altında iki kısım olarak belirtilen maddi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği; Manevi tazminat istemi incelendiğinde; Bakılan davada, lisansının sonlandırılmasına ilişkin Kurul kararının ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmiş olmasının manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli olmadığı, bir başka ifadeyle her hukuka aykırılığın manevi tazminatı gerektirmediği, olayda davalı idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğundan söz edilemeyeceği, diğer bir ifadeyle olayda manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli koşullar oluşmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin manevi tazminat talebinin kabul edilmesine hukuken olanak bulunmadığı; Öte yandan, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ilgili mevzuat hükümleri dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde, maddi tazminat istemine ilişkin miktar yönünden bir inceleme yapılmaksızın reddine karar verildiğinden, davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; davacının şimdilik 490.000,00-TL maddi tazminat talebinin reddine ilişkin karar usul ve hukuka uygun olup istinaf başvurusunun kabulunü gerektiren bir neden bulunmadığından kararın anılan kısmına ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerektiği; Davacının 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi incelendiğinde; tüzel kişiler lehine manevi tazminata hükmedilirken, piyasadaki konumları ve ekonomik durumları dikkate alınarak olay nedeniyle piyasadaki konumlarının ve ticari itibarlarının sarsılması ile orantıyı ifade edecek, işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesi gerektiği, bu değerlendirmeler ışığında, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hukuka aykırılığı ortaya konulan lisansın sonlandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının davacının ticari itibarını zedelediği ve güvenilirliğini azalttığı kanaatine varılarak, bu işlem nedeniyle uğradığı manevi zararlara karşılık olarak 10.000,00-TL manevi tazminatın kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, 10.000,00-TL manevi tazminatın iptal davası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine, davacının maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, harçtan muaf olduğundan aleyhine harca hükmedilemeyeceği, yargı kararıyla iptal edilen işlem dolayısıyla manevi tazminata hükmedilirken idarenin kusuruna ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu yönde bir tespite yer verilmeden ve hukuka aykırı işlem ile davacının ticari itibarının zedelenmesi arasında illiyet bağı kurulmaksızın manevi tazminata hükmedildiği, davacının basiretli tacir olarak kendi iş ve işlemlerinden kaynaklanan sonucu öngörmesi gerektiği, yükümlülükler yerine getirilmediği için lisans verilmesine esas şartların ortadan kalktığı, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, 09/10/2012 ve 13/11/2012 tarihli ihtiyati haciz yazıları ile 12/03/2013 tarihli iflasın ertelenmesi kararı uyarınca davacının 31/10/2013 tarihli Kurul kararı öncesinde mali olarak zor durumda olduğunun görüldüğü ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, maddi tazminat talebi yönünden kararda gerekçe bulunmadığı, uyarılara rağmen iptal davasının sonucu beklenmeksizin idarece teminatların bankalara iade edildiği, bankalar nezdinde kredibilitesi önemli ölçüde azaldığından yeniden teminat alma imkanının ortadan kalktığı, lisansın yeniden yürürlüğe girmesi için gerekli teminatın idarenin işleminden kaynaklı temin edilemediği, idare işlemi ile menfi zararları arasında illiyet bağının olduğu, proje için yapılan masraflar ile projenin hayata geçmemesi nedeniyle mahrum kalınan kâr ile hisse alım sözleşmesinin feshi nediyle uğranılan zararların tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, temyize konu Mahkeme kararının manevi tazminat talebinin kabulüne ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Davacı şirkete Kırıkkale ili, Yahşiyan ilçesi, ... mevkiinde kurulması planlanan "Eser Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali" projesi için ... tarih ve .... numaralı üretim lisansı verilmiş, davacı tarafından 30/04/2013 tarihinde 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca lisansının sonlandırılması ve teminatlarının iade edilmesi istemiyle başvuruda bulunulmuş, daha sonra 13/05/2013 tarihinde ise lisansın sonlandırılması işleminin iptal edilerek geri çekilmesi ve lisansın devam ettirilmesi talep edilmiştir. ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, davacı şirket tarafından 30/04/2013 tarihli yazı ile yapılmış olan talepten vazgeçilmesine ilişkin 13/05/2013 tarihli yazı ile yapılan talebin reddine, talep konusu lisansın 30/04/2013 tarihli talep doğrultusunda sona erdirilmesinin uygun bulunmasına, lisansa konu kurulu güç için 2013 yılı için geçerli lisans alma bedeli olan 150.000,00-TL'nin, lisansın sona erdirilmesinin uygun bulunduğuna ilişkin Kurul kararının şirkete tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde Kurum hesabına yatırılarak, bedelin yatırıldığına ilişkin belgenin Kuruma ibraz edilmesi halinde belgenin sunulduğu tarih itibarıyla sona erdirilmesine ve söz konusu üretim tesisi için Kuruma sunulmuş olan banka teminat mektuplarının şirkete iade edilmesine karar verilmiştir. Anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, Dairemizin 23/02/2015 tarih ve E:2014/5164, K:2015/699 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "davacı şirketin 30/04/2013 tarihli lisans sonlandırma başvurusu hakkında davalı idarece herhangi bir işlem tesis edilmemiş ve başvuruya ilişkin herhangi bir hukuki sonuç doğmamış iken, davacı şirketin lisans sonlandırma başvurularının iptali ve lisansın devamına yönelik 13/05/2013 tarihli başvurusu dikkate alınmaksızın doğrudan lisansının sonlandırılmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle söz konusu Kurul kararının iptal edildiği, anılan kararın Dairemizin 30/05/2017 tarih ve E:2017/780, K:2017/1705 sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme isteminin de 05/02/2018 tarih ve E:2017/2683, K:2018/287 sayılı kararı ile reddedildiği, söz konusu kararın davacı şirkete tebliği üzerine anılan Kurul kararı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlarına karşılık olarak şimdilik 490.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Kurulu kararı ile söz konusu lisansın yeniden yürürlük kazanmasına, yeniden belirlenen 9.164.900,00-TL teminatın davalı idareye 90 gün içerisinde sunulmasına, tahsil edilen 150.000,00-TL'nin ise davacı şirkete iadesine karar verildiği, davacı şirket tarafından 11/04/2017 tarihli yazı ile teminat sunulmasının mümkün olmadığı hususunun davalı idareye bildirildiği, davalı idarece 18/05/2017 tarihli yazıyla aynı hususların davacı şirkete tekrar bildirildiği, ayrıca belirlenen takvim çerçevesinde teminatın sunulmaması halinde lisans verilmesine esas şartların kaybedilmesi nedeniyle işlem tesis edileceğinin ihtar edildiği, verilen 90 günlük sürenin sonuna isabet eden 28/05/2017 tarihi itibarıyla davacı şirket tarafından teminat yatırılmadığı görüldüğünden "lisans verilmesine esas şartların kaybedilmesi" sebebiyle söz konusu lisansın sona erdirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının alındığı, bu işleme karşı açılan davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, istinaf kararına yönelik temyiz talebinin ise Dairemizin 26/06/2024 tarih E:2020/2001,K:2024/2888 sayılı kararıyla reddedildiği ve kararın onandığı görülmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesinde, ilgililerin haklarını ihlâl eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası açabileceği gibi ilk önce iptal davası açıp bu davada verilen kararın tebliği üzerine dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açabilecekleri kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının incelenmesinden: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, 10.000,00-TL manevi tazminatın iptal davası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine ilişkin kısmının incelenmesinden: Anayasa’nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. İdarelerin tazmin yükü altında olması için kural olarak; kişilerin zarar görmüş olması, bu zararın idarenin kusur veya kusursuz sorumluluğunu doğuracak herhangi bir işlem ya da eyleminden kaynaklanması ve kişilerin gördüğü zararla idarenin işlem veya eylemi arasında illiyet bağı bulunması gerektiği bilinmektedir. Manevî tazminat, kişilik haklarının ihlâli hâlinde meydana gelen eksilmenin, başka türlü giderim yolunun bulunmaması nedeniyle, uğranılan manevi zararın kısmen de olsa telafi edilmesini sağlayan manevî bir tatmin aracıdır. Tüzel kişilerin kişilik haklarını, saygınlık, ticari itibar, sosyal ilişkiler bakımından sahip olunan değer, diğer kurumlar nezdindeki algılanış, mesleki çevrelerdeki konum, güvenilirlik gibi değerler oluşturmaktadır. Tüzel kişiliğin, saygınlığını yitirmesine, itibar kaybına uğramasına veya amaçlarını gerçekleştirmek bakımından zor duruma düşürülmesine yol açan hukuka aykırı tasarrufların manevi zarara yol açtığı kabul edilerek bu tür zararların tazmini gerektiği kuşkusuzdur. Bir idari işlemin hukuka aykırılığı kural olarak hizmet kusuru sayılmaktadır. Hukuka aykırı işlem ya da eylemiyle bir hakkın ihlâline neden olan idarenin, hizmeti kusurlu işlettiği kabul edilerek, ortaya çıkan hak ihlalini gidermesi ve doğan zararı tazmin etmesi hukuk devleti ilkesinin gereği olmakla birlikte hukuka aykırı her işlemin manevi tazminat ödenmesini gerektirmeyeceği de açıktır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının ... tarih ve ... sayılı üretim lisansını 30/04/2013 tarihinde sonlandırmak talebiyle idareye başvurduğu, daha sonra 13/05/2013 tarihinde bu talebinden vazgeçtiği, ancak idarece sonlandırma başvurusundan vazgeçme talebi kabul edilmeyerek lisansının sonladırılması ve teminatların iadesi yönünde 31/10/2013 tarihli Kurul kararının alındığı, bu karara karşı açılan davada davacının vazgeçme talebi dikkate alınmaksızın işlem tesis edilmesi uygun görülmeyerek anılan kararın iptal edildiği, daha sonra lisansın yürürlüğü için yeniden belirlenen teminatların sunulmasının istenildiği, davacı tarafından teminat sunulmaması üzerine lisans verilmesine esas şartlar kaybedildiğinden bahisle dava konusu üretim lisansının sonlandırıldığı, davacı tarafından 31/10/2013 tarihli Kurul kararıyla teminatların iade edilmesi sonrası bankalar nezdinde kredibilitesinin düştüğü, dolayısıyla tekrar teminat almasının mümkün olmadığı, idarenin mahkeme kararıyla hukuka aykırılığı ortaya konulan mezkur işleminden kaynaklı zarara uğradığından bahisle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının üretim lisansının davalı idarece sona erdirilerek teminatlarının bankalara iade edilmesi sonrasında mahkemece verilen iptal kararı ile lisansının tekrar yürürlük kazandığı, ancak bunun için idarece istenilen teminat sunulmadığı için lisansın tekrar sona erdirildiği, davacı tarafından bu durumun sebebi olarak teminatların iade edilmiş olması gösterilse de, davacının kendi talebi üzerine idarece işlem tesis edildiği, mahkemenin iptal kararının sadece davacının vazgeçme talebinin dikkate alınmamasına yönelik olduğu, yoksa teminatların dava sonuna kadar idarede tutulması gerektiğine ilişkin bir tespit içermediği, davacının kredi temin edip edememesinin davacı şirketin mali durumu ile ilgili olduğu dikkate alındığında, davacının kredi temin edemeyerek istenilen miktarda teminatı idareye sunamaması ve dolayısıyla lisansının sonlandırılmış olmasının, davalı idareden kaynaklı bir işlem nedeniyle davacı şirketin ticari itibarının ve güvenirliğinin kayba uğradığı anlamına gelmeyeceği ve davacı şirket lehine manevi tazminata hükmedilmesini gerektirmeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kısmen kabulü ile davacının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun maddi tazminat yönünden reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan kısmın ONANMASINA; 3. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 4. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 26/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.