7. Ceza Dairesi 2021/19792 E. , 2024/8125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/79 E., 2016/292 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit e
**7. Ceza Dairesi 2021/19792 E. , 2024/8125 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/79 E., 2016/292 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, verilen cezanın az olduğuna, idare zararının ödenmediğine, erteleme kararının mevzuata aykırı olduğuna, yeterli inceleme yapılmadan eksik değerlendirme neticesinde usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, kızılçam ağaçlarının dipten motorlu testereyle kesildiğinin tespiti üzerine yapılan inceleme sırasında kesilen ağaçların yakınında sanık ile karşılaşıldığı, sanığın montunda, saçlarında ve giysilerinde kızılçam odunu talaşlarının ve ellerinde kızılçam reçinesinin görüldüğü, sanığın telaşlı bir şekilde bölgeden uzaklaştığı, kesilen ağaçların alt tarafında sanığa ait olduğu öğrenilen zeytin ve kayısı bahçesinin görülmesi üzerine sanıktan sorulduğunda ağaç kesmediğini ancak meyve ağaçlarını kendisinin diktiğini beyan ettiği ve sanık hakkında suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, ağaç kesmediğini, orman alanına zeytin ve kayısı ağaçları diktiğini ancak ormanı tahrip etmediğini beyan etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, açma yapılan ve ağaç kesilen yerin orman parseli sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir. Orman bilirkişisinin hazırladığı raporda, suça konu yerde orman kadastrosunun 1991 yılında kesinleştiği, kızılçam ağaçlarının dikiliden motorlu testereyle kesildiği, dava konusu emvallerin yapacak vasıfta olduğu, açma alanında zeytin ve kayısı ağaçları dikili olduğu belirlenmiştir. Ziraat bilirkişisi raporunda dava konusu alanda damlama sulama sistemi kullanıldığı ve meyve ağaçları dikili olduğu tespit edilmiştir. Tutanak tanığı ..., suç tutanağının doğru olduğunu beyan etmiştir. A.Sanık Hakkında Ağaç Kesme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Müsaderesi talep edilen orman emvali hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca birinci fıkradaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, isabetli bulunmamıştır. B.Sanık Hakkında İşgal ve Faydalanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan 20.04.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR A.Sanık Hakkında Ağaç Kesme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkartılarak diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B.Sanık Hakkında İşgal ve Faydalanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu yerde bulunan meyve ağaçlarının 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.