3. Ceza Dairesi 2021/17333 E. , 2023/2884 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süre
**3. Ceza Dairesi 2021/17333 E. , 2023/2884 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ....Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve 2017/444 Esas, 2018/132 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/1 maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2018/678 Esas ve 2019/147 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "04.10.2016" yerine "04.10.2016 ve öncesi" şeklinde yazılması mahallinde giderilebilir yanılgı olarak, 04.10.2016-11.10.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı anlaşılan sanık yönünden gerekçeli karar başlığında gözaltı tarihlerinin gösterilmemesi mahalinde giderilebilir bir eksiklik olarak değerlendirilmiş, ancak; sanık hakkında temel ceza tayin edilirken atıf maddesi olarak silahlı terör örgütlerine uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı TMK'nın 7/1 inci maddesinin gösterilmesi yasaya aykırı ve sanık müdafinin istinaf itirazları bu yönüyle yerinde ise de; belirtilen husus 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a ve 303 üncü maddelerine göre yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeden düzeltilebilir yanılgı olduğundan; hükmün 1. Maddesinden "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 7/1 inci maddesi delaleti ile" ibarelerinin tümden hükümden çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilerek, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, 2. ByLock kullanmadığına, 3. Sendika üyeliklerinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, 4.Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 5. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, 6. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, 7. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından gönderilen 07.02.2017 - 20.04.2017 - 04.07.2017 tarihli ByLock Cumhuriyet Başsavcılığı sorgu sonucu raporlarında sanığın kendi adına kayıtlı 0506 (...) (...) (...) GSM numaralı hat ile ByLock programını kullandığının bildirildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 01.08.2017 tarihinde sanık adına kayıtlı GSM hattının ByLock kullanımına ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağı ve eklerinin dosyaya gönderildiği, konuşma içerikleri incelendiğinde örgütsel çok sayıda yazışma ve mail kaydına rastlandığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın ByLock programını kendi adına kayıtlı ve kendi kullanımında bulunan 0506 (...) (...) (...) GSM hattı ile kurduğu ve kullandığı anlaşılmış, sanığın Bank Asyadaki hesap hareketlerine ilişkin kayıtlar ve düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde, sanığın, 19.02.2009 tarihinde Bank Asyada hesap açtığı, sanığın hesap bakiyelerinin incelenmesinde; 2014 yılı Ocak ayında 5248,83 TL, 2014 yılı Şubat ayında 5460,85 TL, 2014 yılı Mart ayında 5193,62TL, 2014 yılı Nisan ayında 5096,55TL, 2014 yılı Mayıs ayında 4899,62TL, 2014 yılı Haziran ayında 5192,15TL, 2014 yılı Temmuz ayında 3096,23TL, 2014 yılı Ağustos ayında 3116,82TL, 2014 yılı Eylül ayında 3098,83TL, 2014 yılı Ekim ayında 2909,99 TL, 2014 yılı Kasım ayında 2948,12TL, 2014 yılı Aralık ayında 3124,26TL, 2015 yılı Mart ayında 3446,50TL, 2015 yılı Haziran ayında 3518,51TL, 2015 yılı Eylül ayında 3780,98 TL, 2015 yılı Aralık ayında 3461,44TL, 2016 yılı Temmuz ayında da 4468,90TL hesap bakiyesinin bulunduğu ve örgüt liderinin talimatından sonraki tarihlerde Bank Asyaya para yatırmak suretiyle örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmış, sanığın, örgüt üyelerinin kendi aralarında kullanmış olduğu şifreli haberleşme programı olan ByLock programını kendi adına kayıtlı 0506 (...) (...) (...) numaralı GSM hattı ile kullandığı, bu hususun ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğinden ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu silahlı terör örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması halinde bu ağa dahil olan sanıkların ağ içinde başka bir kişi ile görüşme yapmış olmasının da gerekmediği, dosyaya ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının gönderildiği, ByLock iletişim sisteminin açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu, her ne kadar sanık ByLock programını kullanmadığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bir bağlantısı olmadığını savunmuş ise de; örgütün kriptolu haberleşme ağı olan ByLock kullanımına ilişkin dosyadaki mevcut raporlar, tespit ve değerlendirme tutanağı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği, ayrıca sanığın, örgütle iltisaklı olması nedeniyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına olan üyeliği, sanığın, örgütün finans kaynağı Bank Asyada yukarıda ayrıntısı belirtili şekilde hesap bakiyelerinin bulunması ve örgüt liderinin talimatından sonraki tarihlerde Bank Asyaya para yatırmak suretiyle örgüte finansal destek sağlaması ve Mahkemenin 2017/462 Esas sayılı dosyasında beyanda bulunan sanık H.Ç.nin deliller kısmında ayrıntılı şekilde belirtilen beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgüt üyeliği kapsamındaki kastını ortaya koyduğu ve sanığın bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip, örgüte ait süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmüş ve üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "04.10.2016" yerine "04.10.2016 ve öncesi" şeklinde yazılması mahallinde giderilebilir yanılgı olarak, 04.10.2016-11.10.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı anlaşılan sanık yönünden gerekçeli karar başlığında gözaltı tarihlerinin gösterilmemesi mahalinde giderilebilir bir eksiklik olarak değerlendirilmiş, ancak; sanık hakkında temel ceza tayin edilirken atıf maddesi olarak silahlı terör örgütlerine uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı TMK'nın 7/1 inci maddesinin gösterilmesi yasaya aykırı ve sanık müdafinin istinaf itirazları bu yönüyle yerinde ise de; belirtilen husus 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303 üncü maddelerine göre yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeden düzeltilebilir yanılgı olduğundan; hükmün 1 inci maddesinden "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 7/1 inci maddesi delaleti ile" ibarelerinin tümden hükümden çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilmesi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PYD silahlı terör örgütü içinde örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, örgüt ile iltisaklı sendika üyeliği bulunduğu, örgütsel faaliyet kapsamında sohbet toplantılarına katıldığı belirlenen, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2018/678 Esas ve 2019/147 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.