11. Hukuk Dairesi 2013/771 E. , 2013/20300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2012 tarih ve 2010/167-2012/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Zeliha Çubuk tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içeris
**11. Hukuk Dairesi 2013/771 E. , 2013/20300 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2012 tarih ve 2010/167-2012/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Zeliha Çubuk tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Türkçe okunuşu Herkül Kablo olan “HERCULES” marka ve logosunun bulunduğunu, davalının ise müvekkiline ait “HERCULES” markasının tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerle ilgili olarak üretim ve satış yaptığını, böylece müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin faydalı model ve marka hakkına tecavüzün tespitini, tecavüz fiillerinin engellenmesini, davalının Herkül Kablo marka ve logosunun şirket araçları, kartvizitleri ve kutular üzerinde ve internet sitesinde kullanmasının durdurulmasını, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, verilecek kararın ilgililere tebliğ edilerek yayın yoluyla duyurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı, kendi markası ile üretim ve satış yaptığını, davacının “HERCULES” markasının birebir tescilli olmadığını ve davacı tarafa ait tescilin “AS SINAİ ÜRÜNLER SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ HERCULES” biçiminde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait işyerinde 09.11.2010 tarihli aramada ele geçen kablolar üzerinde “HERKÜL” ibaresinin kullanılması nedeniyle, davacının markasında yer alan ticaret unvanı dışındaki HERCULES ibaresinin Türkçe okunuşu olan ve davacının markasının kısmen ayırt edici bölümü ile 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırma ihtimali yaratan ve aynı KHK'nın 9/1-b maddesi anlamında ihlal oluşturan davalının bu eyleminin, 556 sayılı KHK'nın 9 ve 61. maddeleri anlamında davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, 556 sayılı KHK'nın 62. maddesi gereğince marka hakkına tecavüzün tespitine, bu tecavüzün engellenmesine, davalının “HERKÜL” markasını kablo ve her türlü ticari tanıtım malzemesi üzerinde, araçlarda, internet ortamındaki reklam ve tanıtımlarında ve internette kullanmasının durdurulmasına, KHK'nın 62/1-b ve 64 maddeleri gereğince davacının uğradığı maddi zarar bilirkişi raporunda 310,10 TL olarak belirlendiğinden bu miktar üzerinden maddi tazminata; 556 sayılı KHK'nın 62. maddesi ile BK'nun 49. maddesi gereğince ele geçen ürün miktarının azlığı, ihlalin gerçekleşme biçimi gerekçesiyle de 500,00 TL manevi tazminata hükmolunmuş, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2) Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde diğer talepleriyle birlikte, kararın yayın yoluyla duyurulmasını da talep etmiştir. Mahkemece, bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.