11. Hukuk Dairesi 2024/721 E. , 2024/8976 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/86 Esas, 2023/1614 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/534 E., 2021/194 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından ve katılma yoluyla da davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler…
**11. Hukuk Dairesi 2024/721 E. , 2024/8976 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/86 Esas, 2023/1614 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/534 E., 2021/194 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından ve katılma yoluyla da davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekstil makineleri üretimindeki yenilikleri ile tekstil sektöründe teknoloji ve pazar lideri olduğunu, bu sektörde önde gelen firmalardan biri olduğunu, müvekkilinin Türkiye'de 2012/01377 sayılı "..." esas unsurlu, 2015/58623 sayılı "..." esas unsurlu, 2015/52405 sayılı "...", 2018/40113 sayılı "..." esas unsurlu markaların tescilli sahibi olduğunu, müvekkilinin bu markaları uzun süreli yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını, müvekkilinin "...", "...", "..." markalarının haksız kazanç sağlamak isteyen kişilerce çeşitli yol ve şekillerle sıklıkta taklit edildiğini ve kullanıldığını, davalıların müvekkilinin markasına tecavüz niteliğindeki eylemlerinin tespiti amacıyla Mahkemenin 2018/124 Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti ikame ettiklerini, müvekkilinin davalılara noter vasıtayla ihtarname gönderdiğini, fakat davalıların bu ihtara rağmen haksız kullanımlarına devam ettiğini, davalıların söz konusu fiillerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıların kullandığı "...", "...", "..." ibarelerinin, müvekkilinin "...", "...", "...", "..." ve "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, men'ini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, bu ibarelerin imalat, satış, ambalajlama, depolama ve pazarlama dair her tür ticari kullanımının önlenmesini, davalılara ait "...", "..." ve "..." ibareleri ve benzerleri dahil olmak üzere, müvekkili adına tescilli "...", "...", "...", "..." ve "..." markaları ile teşkil eden etiket, kalıp, kutu, koli ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak ve her türlü ambalaj ile tanıtım vasıtalarına el konularak imhasını, dava konusu 2016/44562 sayılı "..." ibareli ve 2016/44599 sayılı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkini ile 50.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yıllardır ticari unvanlarında kullandığı “PRO” ibaresini markalarında da aynı şekilde kullandığını, müvekkilinin adeta sektörde “PRO” ibaresi ile tanınmakta olduğunu, halihazırda aynı şekilde bu ibareyi taşıyan marka tescil işlemlerini gerçekleştirmeye de devam ettiğini, “...” ile “PRO-SIZING” markalarının “...” ile “...+ŞEKİL” markalarının birbirleri ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı markaları ile davalı şirkete ait markaların birbirinden farklı olduğunu, iltibas yaratmasının mümkün olmadığını ve davacı markaları ile davalı markalarının sınıflarının birbirinden farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, dava konusu markalardan 2016/44562 "..." ibareli markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in 35. sınıfında yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tekstil makineleri, dikiş makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ve 37. sınıfında yer alan “Sınai makinelerin ve cihazların ... bakımı ve tamiri hizmetleri.” bakımından, 2016/44599 tescil numaralı "PRO-SIZING+ŞEKİL", ibareli markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in; 7. sınıfında yer alan “Tekstil makineleri, dikiş makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar.” 35. sınıfında yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tekstil makineleri, dikiş makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” 37. sınıfında yer alan “Sınai makinelerin ve cihazların ... bakımı ve tamiri hizmetleri.” emtia ve hizmetleri bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü çerçevesinde davacının önceki tarihli benzer ibareli markaları ile karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer olmaları nedeniyle belirtilen emtialar yönünden hükümsüzlükleri koşullarının oluştuğu, kötüniyetli tescilin ispatlanamadığı anlaşıldığından hükümsüzlüğe ilişkin davanın bahsi geçen emtialar yönünden kabulüne, 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi gözetildiğinde davalının aynı emtia sınıfındaki kullanımlarının davacıya ait marka haklarına tecavüz teşkil ettiği ve davacı ile haksız rekabete sebebiyet verdiği anlaşıldığından markaya tecavüz ve haksız rekabete ilişkin davanın kabulüne, davalıların kullandığı '...', '...' . '..." ibarelerinin davacı adına olan "...", "...", "...", "...", "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu ibarelerin imalat, satış, ambalajlama, depolama ve pazarlama dair her tür ticari kullanımının (markaların tescilli olduğu emtia sınıfları yönünden) önlenmesine, davalılara ait '...' , '...' , '..." ibareleri ve benzerleri dahil olmak üzere davacı adına tescilli "...", "...", "...", "...", "..." markaları ile teşkil eden etiket, kalıp, kutu, koli ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak ve her türlü ambalaj ile tanıtım vasıtalarına el konularak imhasına, davalıların bu eylemleri davacının markadan doğan manevi haklarını ihlal ettiğinden, markanın kullanım biçimi ve süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının, haksız rekabet iddiasını markanın haksız kullanımına dayandırdığı, markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Kanun hükümleriyle korunduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 55 inci maddesinin 1-a fıkrasının 4 üncü bendindeki düzenleme dikkate alındığında, markanın haksız kullanımının ayrıca 6102 sayılı Kanun'a göre haksız rekabet oluşturmayacağı, davacı ön incelemeden sonra sunduğu delil dilekçesinde haksız rekabet iddiasını broşür tasarımlarının benzerliğine dayandırmış ise de, davalı vekili iddianın genişletilmesine muvafakat etmediğini açıkça beyan ettiğinden bu yöndeki iddiası istinaf aşamasında değerlendirilemeyeceğinden davacının markaya dayalı haksız rekabet iddiasının reddi gerekirken kabulünün yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2016/44562 tescil nolu markanın sadece tescilli olduğu 35. sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alınması için tekstil makineleri, dikiş makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) ve 37. sınıfta yer alan "sınai makinelerin ve cihazların... Bakımı ve tamiri hizmetleri" bakımından hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 2016/44599 tescil nolu markanın tescilli olduğu sadece 7. sınıfta yer alan "tekstil makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar.", 35. sınıfta yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için tekstil makineleri, dikiş makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ve 37. sınıfta yer alan "sınai makinelerin ve cihazların... Bakımı ve tamiri hizmetleri" emtia ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne, sair emtialar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine, davalıların kullandığı '...', '...', '..." ibarelerinin davacı adına olan "...", "...", "...", "...", "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu ibarelerin imalat, satış, ambalajlama, depolama ve pazarlama dair her tür ticari kullanımının (markaların tescilli olduğu emtia sınıfları yönünden) önlenmesine, davalılara ait '...', '...', '..." ibareleri ve benzerleri dahil olmak üzere davacı adına tescilli "...", "...", "...", "...", "..." markaları ile teşkil eden etiket, kalıp, kutu, koli ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak ve her türlü ambalaj ile tanıtım vasıtalarına el konularak imhasına, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, haksız rekabete dayalı istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, karar davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaların hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 141 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi, 155 inci maddesi. 3. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.