T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/409 - 2025/1717 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/409 KARAR NO : 2025/1717 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.11.2023 NUMARASI : 2022/624 Esas 2023/757 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 26.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.0…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/409 - 2025/1717 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/409 KARAR NO : 2025/1717 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.11.2023 NUMARASI : 2022/624 Esas 2023/757 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 26.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.01.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.12.2021 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ tarafından trafik sigorta poliçesi ile davalı ... Sigorta AŞ tarafından ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın neden olduğu kazada ...'nin sürücüsü olduğu ... plakalı araçta yolcu olan davacının sürekli iş gücü kaybına uğrayacak şekilde yaralandığını, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından tanzim edilen rapora göre davacının %7 oranında sürekli iş göremezliğinin meydana geldiği, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayacağının ve bu sürede 1 ay boyunca bakıcıya ihtiyacı olduğunun tespit edildiğini, davacının kaza tarihi üzerinden zaman geçmiş olmasına rağmen olayın etkisinden kurtulamadığını, davalı ... Sigorta AŞ'ne maddi tazminat, ... Sigorta AŞ'ne de manevi tazminat yönünden başvuru yapıldığını ancak taleplerinin karşılanmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... Sigorta AŞ'den, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.08.2023 tarihli dilekçesi ile; maddi zararlarının davalı ... Sigorta AŞ tarafından karşılandığını ve davalı ile sulh olduklarını, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerini olmadığını belirtilerek, maddi tazminata yönelik davanın konusuz kaldığına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının davası ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, 01.09.2023 tarihli dilekçesi ile, arabuluculuk ücreti dahil tarafların sulh olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını belirtmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının zararından öncelikle trafik sigortacısının sorumlu olduğunu, trafik sigortası limitleri tamamen tükendiğinde, davalı sigortalısının kusuru oranında zarardan sorumlu olacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı sürekli iş gücü kaybı tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta tarafından ZMMS ile, davalı ... Sigorta tarafından ise kasko poliçesi ile sigortalandığı, ihtiyari mali mesuliyet limitinin 250.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı,13.12.2021 tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalılar tarafından sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün sollama yaptığı sırada karşı yönden kendi şeridinde ilerleyen ... idaresindeki araç ile karışlıklı çarpışması sonucu yol üzerine savrulduktan sonra yol üzerinde kalan araca, aynı istikametinde gerisinden gelen ...'ın kullandığı aracın çarpması sonucu üç araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ...'nin sürücüsü olduğu araçta yolcu olan davacının yaralandığının anlaşıldığı, kusur oranlarının tespiti için makine mühendisi bilirkişiden alınan 26.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalılar tarafından sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, şeridinde aracı ile seyreden dava dışı ...'nin kusurunun bulunmadığı, kaza yapan ...'nin aracına çarpan, araç sürücüsü ...'ın ise tali %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, rapora itiraz edilmesi sonrasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 13.04.2023 tarihli raporda ise; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin kusurunun bulunmadığının belirtilmesi üzerine, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ Trafik Kusur heyetinden alınan 14.08.2023 tarihli raporda da, kazanın meydana gelmesinde şerit tecavüzünde bulunan sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, şeridinde seyreden, davacının yolcu olarak bulunduğu, ... sürücüsü olduğu aracın ve bu araca çarpan ...'ın sürücüsü olduğu aracın kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınarak düzenlenen raporda bedensel engel oranı hesaplandığında sol üst ekstremite engelliliğinin kişi engellilik oranına dönüştürülmesi sonucu kişinin engel oranının %7 olduğu, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği; raporun karar vermeye elverişli olduğu; davacı vekili 02.08.2023 tarihli dilekçesi ile davalı ... Sigorta AŞ ile maddi tazminat yönünden anlaşma sağlandığı ve tazminat ödemesi yapıldığının beyan edildiği; Toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde, ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, maddi tazminat talep edilen ... Sigorta AŞ yönünden davacının feragat etmiş olması nedeni ile maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davacının manevi tazminata yönelik talebi yönünden; davacının manevi tazminat talebine ilişkin koşulların oluştuğu, kazanın meydana geliş biçimi, davacının araçta yolcu olup, kusur ve zararın artmasında hiçbir etkisi olmadığı ve kazadan sonra sol el bileğindeki kırık nedeniyle sürekli iş gücü kaybı oluşması, yaşı, beden eğitimi öğretmeni olması gibi somut koşullar değerlendirildiğinde davacı yararına 40.000,00 TL manevi tazminat takdirinin uygun görüldüğü, bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "Maddi tazminat yönünden, ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın ödemeye bağlı feragat nedeni ile reddine, Manevi tazminat yönünden davalı ... Sigorta AŞ yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 40.000,00-TL manevi tazminatın 31.01.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza nedeniyle davacının maluliyetinin meydana geldiğini, olayı özelliği nazara alındığında, makul olarak talep edilen manevi tazminatın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat takdiri nedenle kısmen kabul edildiğinden, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirinin uygun olmadığını, aksi durumda ise Sigortacılık Kanunu gereği tarifenin 1/5 kadar olması gerektiğini, belirterek kararı istinaf etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekil istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan sakatlığın niteliğinin ağır bedensel yaralanma niteliğinde sayılmayacağından, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, ancak ağır bedensel zarar nedeniyle dava açılabileceğini, takdir edilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu, alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin de usule aykırı olduğunu, faizin hatalı şekilde takdir edildiğini, davalının temerrüde düşmediğini, dava tarihinden itibaren ancak yasal faize hükmedilebileceğini, davacının eksik evrak ile davalıya başvurduğundan temerrütün söz konusu olmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise davalıya başvuru tarihinden itibaren 15 gün sonrasında faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, ZMMS kapsamında maddi tazminat, İMMS kapsamında manevi tazminat istemidir. Mahkemece, davalı ... Sigorta AŞ'den talep edilen maddi tazminatın, sulhe dayalı feragat nedeniyle reddine, davalı ... Sigorta AŞ'den talep edilen manevi tazminatı kısmen kabulüne, karar verilmiş, hüküm manevi tazminata yönelik olarak davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından istinaf edilmiştir. Olay tarihinde, davalı tarafından İMMS ile sigortalı aracın, şerit ihlali yaparak karşı yönden gelen araçların şeridine girmesi neticesinde, şeridinde seyreden davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucunda, bu aracında savrularak yol ortasında durması üzerine gerisinden gelen üçüncü bir aracın, duran araca çarpması ile zincirleme trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamından anlaşılmıştır. Olay neticesinde, davacının sol el bileğinde, radius alt uç kırığı meydana geldiği tedavi evraklarından görülmüş olup, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, davacının tedavi evrakları incelenerek ve muayenesi yapılmak suretiyle, eklem hareket açıklıklıları ölçülmek suretiyle, mevcut yaralanmasının kaza ile illiyetinin bulunduğu, sürekli olduğu ve "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesine Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre engel oranın %7 olduğu, iyileşme süresinin 4 ayı bulacağı, 1 (bir) ay bakıcı ihtiyacının olduğunun rapor edildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından alınan kusur raporunda, kazanın oluş şekli de değerlendirilmek suretiyle, kazanın meydana gelmesinde, şerit ihlali yapan sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, davacının maluliyet oranı ve olayın özellikleri değerlendirilmek suretiyle, manevi tazminata yönelik olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1- Davalı ... Sigorta vekili tarafından kusur raporları arasında çelişki olduğunu ve çelişki giderilmeden karar verildiğini ileri sürmüş ise de; kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün, görüş yetersizliği olan yol kesiminden, KTK ve Yönetmelik hükümlerine aykırı şekilde, karşı yönden gelen araçlara ait şeride girmesi neticesinde kazanın meydana gelmiş olmasına, ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan raporda da, bu oluş değerlendirilmek suretiyle kusurun belirlenmiş olması yanı sıra, raporun daha önce alınan raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette olmasına göre davalının kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekili tarafından, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği, takdir edilen manevi tazminatın da fahiş olduğununu; davacı vekili ise takdir edilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de; davacının manevi tazminat talebi, TBK'nın 56/1 maddesi kapsamında olup, davalı tarafından İMMS ile sigortalı araç sürücüsünün haksız eylemi neticesinde, davacı bedensel zararı meydana gelmiş olduğundan, bedensel zarar nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin koşullarının bulunmasına, bedensel zararının ağırlığının takdir edilecek manevi tazminatın miktarına etki edecek bir husus olmasına göre davalının "ağır bedense zarar gelmediğinden bahisle" manevi tazminatın koşulları oluşmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediği gibi, kaza neticesinde davacının meydana gelen yaralanmasının mahiyeti, tarafların sosyal ekonomik durumu, kazanın meydana gelmesindeki kusur, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, manevi tazminatın amacı ve niteliği gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminatın TMK'nın 4. maddesi çerçevesinde hak ve nesafet ölçüsünde takdir edilmiş olmasına göre davalının ve davacının manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Bu itibarla; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararına yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 3-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin faiz başlangıcına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davalı hakkında, İMMS kapsamında sorumluluğuna istinaden manevi tazminat talep edilmiş olup, kanunlarda davalının temerrütü için bir süre öngörülmüş ise, ancak bu tarihten itibaren davalının temerrüde söz konusu olabileceğinden, talebi aşmamak üzere bu tarihten itibaren faize hükmedilebilir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada, KTK'nın 99. maddesi gereğince, davalının sigortaya müracaat tarihinden itibaren 8 iş günü sonundan itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İMMS'nin sorumluluğu açısından KTK'nın 100. maddesinde, KTK'nın 99. maddesine atıf yapılmadığından, İMMS Genel Şartlarında da, temerrüte ilişkin hüküm bulunmadığından, Sorumluluk Sigortalarında TTK'nın 1475.maddesi dellaletiyle, İMMS tanzim eden sigorta şirketinin temerrütü TTK'nın 1427.maddesine göre belirlenmelidir. Bu durumda sigorta şirketine 18.01.2022 tarihinde yapılan ihbar ile manevi tazminat talep edilmiş olup, başvuru tarihinden itibaren 45 gün sonra davalının temerrütü gerçekleşeceğinden, davalının 04.03.2022 tarihinden itibaren davalının temerrüt faizi ile sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, 31.01.2022 tarihinden itibaren faiz ile sorumluluğuna karar verilmiş olması doğru olmadığından, davalının faiz başlangıcına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. 2-Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacı vekili tarafında, reddedilen manevi tazminat nedeniyle karşı taraf yararına takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 326. maddesinde, tarafların yargılama giderinden haklılık durumuna göre sorumlu olacağı düzenlenmiş ve bu kapsamda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesindeki "Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." düzenlemesi gereğince, manevi tazminatın kısmen reddi durumunda, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmiş olmasında hata bulunmuyor ise de, HMK'nın 326 maddesine yönelik olarak, iptal başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesi, yaptığı inceleme neticesinde 25.12.2024 tarihli ve E: 2024/29, K: 2024/226 sayılı kararı ile HMK'nın 326. maddesinin 2. fıkrasındaki " Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." şeklindeki düzenlemenin "manevi tazminat ile sınırlı" olarak iptaline karar verilmiş, iptal kararı 14.12.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesi kararları, Anayasanın 153/5 maddesi gereğince, geriye yürümez ise de, devam eden uyuşmazlıklarda uygulanır. Her ne kadar, vekalet ücretine yönelik verilen kararlar kamu düzeninden değil ise de, bu yönden tarafların istinafın bulunması halinde Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nazara alınarak, talebin haklılığı değerlendirilebilir. Bu çerçevede, Dairemiz karar tarihinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesinde, manevi tazminata ilişkin davalarda, davanın kısmen reddi durumunda, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edileceği düzenlemesi mevcut ise de; ilgili Tarife'nin yasal dayanakları arasında HMK'nın 326 maddesinin de bulunmasına, AYM'nin iptal kararı ve gerekçesi değerlendirildiğinde, Tarife'nin ilgili hükmünün kanuna uygunluğunun söylenemeyecek olmasına göre, Anayasa Mahkemesi'nin yürürlüğe giren iptal kararı ile oluşan yasal durum karşısında, manevi tazminatın kısmen reddi durumunda, davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmeyeceğinden, davacının bu nedenle vekalet ücretine yönelik istinaf talebi yerinde görülmüştür. Bu itibarla, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda 3 ve 4 no'lu bentlerde yazılı nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç bulunmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm tesisine, buna göre; ilk derece mahkemesi kararında, hükmedilen manevi tazminatın faiz başlangıcının 04.03.2022 olarak düzeltilerek, davalı ... Sigorta AŞ lehine takdir edilen vekalet ücreti de hüküm fıkrasından çıkartılarak, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yöneler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Maddi tazminat yönünden, ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın ödemeye bağlı feragat nedeni ile reddine, 2-Manevi tazminat yönünden davalı ... Sigorta AŞ yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 40.000,00-TL manevi tazminatın 04.03.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Maddi tazminat yönünden tarafların beyanı doğrultusunda vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı tarafa ödenmesine, 6-AYM'nin HMK'nın 326/2. maddesine yönelik "manevi tazminat" davaları ile sınırlı iptal kararı gereğince kısmen reddedilen davada, davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına; Karar ve İlam Harcı 7-Manevi tazminat yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40-TL harcın peşin alınan 180,96 TL'den mahsubu ile bakiye 2.555,44 TL'nin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 8-Davacı taraflarca manevi tazminat taleplerine yönelik yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 206,22-TL yargılama harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Davacı tarafından maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik yargılama boyunca yapılan tebligat, müzekkere, posta gideri ve bilirkişi ücreti olarak toplam 4.565,50 TL’nin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-Maddi tazminat yönünden tarafların beyanı doğrultusunda yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, 11-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 12-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde, istinaf edenlere iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 20,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.189,40 TL'nin davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 180,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.349,40 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine, 4-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.