Ceza Genel Kurulu 2022/132 E. , 2024/122 K. "" İTİRAZ İtirazname No : 2017/15692 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 167-361 I. HUKUKÎ SÜREÇ Hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 150/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 106/2-c ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasını…
**Ceza Genel Kurulu 2022/132 E. , 2024/122 K.** **"İçtihat Metni"** İTİRAZ İtirazname No : 2017/15692 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 167-361 I. HUKUKÎ SÜREÇ Hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 150/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 106/2-c ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.11.2016 tarihli ve 167-361 sayılı karara ilişkin katılan vekili tarafından itiraz yoluna başvurulması üzerine İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince 13.03.2017 tarih ve 2017/192 değişik iş sayı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 29.09.2021 tarih, 11128-14714 sayı ve oy çokluğu ile; "1- Öncelikle, sağlıklı bir hukuki denetim için temyizin kapsamının konusunun değerlendirilmesi gerekir. Yeni Türk Ceza Muhakemesi Sisteminde kural olarak, ne kadar sanık varsa o kadar dava vardır. Ne kadar suç varsa o kadar dava vardır. Bunların şahsi ve/veya fiili bağlantı nedeniyle birlikte görülüyor olması, bunların tâbi olduğu kanun yolunu değiştirmez. Örneğin; bağlantı nedeniyle birlikte görülen; mala zarar verme suçundan verilen adli para cezası miktar itibariyle kesin olabilir. Konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise; bu hüküm itiraza tâbidir. Buna mukabil hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ise; karar tarihi ya da geçirdiği safahat itibariyle istinaf veya temyiz kanun yoluna tâbi olabilir. Esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, asıl hükmü askıda bırakan bir karar olup, itiraz kanun yoluna tâbidir. Denetim süresi içerisinde suç işlenmediği taktirde, dosyanın ele alınıp düşme kararı verilmesi gerekir. Ancak; TCK’nın 43/1. maddesinde; 'Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak, bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.' denilmek suretiyle zincirleme (müteselsil) suç hükümleri düzenlenmiştir. Gerçek içtimanın istisnalarından biri olan zincirleme suçta münferit olarak değerlendirildiğinde birden fazla suç söz konusudur. Ancak, suç ve ceza siyaseti açısından zincirleme suçun varlığı hâlinde bir cezanın verilmesi ve bu cezanın belli bir oranda artırılması suretiyle suç ve cezada orantılılık ile hakkaniyet ilkelerinin hayata geçirilmesi amaçlanmıştır.