11. Ceza Dairesi 2021/6153 E. , 2025/2192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/13 E., 2016/113 K. SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: En
**11. Ceza Dairesi 2021/6153 E. , 2025/2192 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/13 E., 2016/113 K. SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: En son düzenlenen 06.05.2013 tarihli dönem planının suç tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suç tarihinde Sivas Özel ... Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursu Müdürü olarak görev yapan ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 9/son maddesi uyarınca kamu görevlisi sayılan sanık ...'nın 2012 yılı Haziran ayında sürücü kursundaki görevinden ayrılan ve kurumda fiziki olarak çalışmayan ...'ü, dönem planlarında çalışmış gibi göstererek ... adına 2012 yılı 7., 8., 9., 11., 12., 2013 yılı 3. ve 5. Dönemlerinde şube açtığı ve fazla kursiyer kaydı yaptığı, 2012 yılı 12. dönemde trafik ve çevre bilgisi, ilk yardım ve motor ile araç tekniği bilgisi dersine katılmayan kursiyerleri derse katılmış olarak gösterdiği, kursiyerlerin almamış olduğu trafik ve çevre bilgisi, ilk yardım ve motor ile araç tekniği bilgisi dersini almış gibi gösterdiği, 2012 yılı Aralık döneminde (A) şubesinde derste olmayan kursiyerlere yönelik olarak telafi eğitim programı yapılmadığı halde telafi eğitimi yapılmış gibi gösterdiği, bu şekilde "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçunu işlediği iddia ve kabul edildiği olayda; sanığın suça konu dönem planlarını kendisinin hazırlamadığını, kurstaki görevliler tarafından hazırlanıp önüne imza atılması için getirildiğini, dikkat etmeden imzaladığını, suç işleme kastının olmadığını beyan etmesi, temyiz dışı sanıklar ... ve ...'ın dönem planlarını kendilerinin hazırladıklarını ve sanık ...'ya imzalattıklarını beyan etmeleri, tanık olarak dinlenen ...'nın sürücü kursuyla fiilen kendisinin ilgilendiğini, sanık ...'nın resmiyette mesul müdür olduğunu, biriken evrakı imzaladığını belirtmesi karşısında, suça konu belgeleri sanığın hazırlamadığı, toplu olarak kendisine imzalatıldığının anlaşıldığı, bahse konu eylemleri nedeniyle sanığın doğrudan menfaat temin etmemesi de nazara alındığında, sanığın zarar verme bilinç ve iradesinin bulunmadığı, sahtecilik kastıyla hareket etmediği ancak, suça konu belgeleri imzalarken gerekli dikkat ve özeni gösterip, inceleme yapmaması nedeniyle görevlerinin gereklerine aykırı davrandığı anlaşılmakla, eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın eylemine uyan "görevi kötüye kullanma" suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 03.05.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.