11. Hukuk Dairesi 2011/2378 E. , 2012/8671 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2010/328-2010/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikte…
**11. Hukuk Dairesi 2011/2378 E. , 2012/8671 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2010/328-2010/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili dava dışı şirkete ait B grubu hisse senetlerinin kanuna aykırı ve muvazaalı olarak davalı ... tarafından davalı ...’a satıldığını iddia ederek, dava konusu hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu ayrıca davacının hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu ayrıca hisse devrinin muvazaalı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, dava konusu hisselerin Aydın 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/7134 sayılı takip dosyası ile satıldığı, davacının dava tarihinde şirket ortağı olmadığı, HUMK'nun 17. maddesine göre yetkili mahkemenin belirlenemeyeceği, Ankara’da ikamet eden davalıların yetki itirazlarında haklı oldukları gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilerek Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli ve yetkili olduğuna karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece her ne kadar yazılı gerekçeyle yetki yönünden davanın reddine karar verilmişse de karar gününde yürürlükte olan HUMK madde 17 uyarınca şirketlerin ortakları aleyhine ve ortakların da bu sıfatla diğer ortaklar aleyhine açtığı davalarda yetkili mahkeme şirketin ikametgahının bulunduğu mahkeme olduğundan, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının davacı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.