Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ------sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, davacının söz konusu takibe konu bonodan dolayı hiçbir borcu bulunmadığını, yapılan takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu, takibe konu bononun, kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını, icra müdürlüğüne sunulan takibe konu bonoda TTK 776. Maddesinde sayılan bononun zorunlu unsurlarından olan " Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, " unsurunu ihtiva etmediği
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçluların, takip dayanağı faturaları ödememesi üzerine, aleyhlerine icra takibi yapıldığını, davalıların alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, borçlu olmadıklarını beyan ederek takibi durmasını sağladığını, davalıların borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının soyut, gerçek dışı ve dayanaksız beyanlar olduğunu, şirket ortağı ve yetkililerinin TTK'nın 553 ve devamı maddeleri uyarınca sorumluluğu bulunduğunu, davalı yanlar ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklı olup, para alacağının iadesi söz konusu olduğundan davacı şirketin ikametgahı mahkemesinin de davaya bakmaya yetkili olduğunu, davalıların borca itirazının iptaline takibin takip talebindeki şartlarla devamını, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda ; Davanın davalılar ... ve ... yönünden; husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Kararı istinaf eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan zamanaşımı değerlendirmesinin ve bu doğrultuda verilen red kararının kabulünün mümkün olmadığı, TBK'nın 161.maddesine göre, zamanaşımı defi ileri sürülmediği takdirde resen nazara alınmayacağı, davalı/borçlunun ödeme emrine itiraz dilekçesinde zamanaşımını defini ileri sürmüş ise de ; yargılama aşamasında süresinde sunulmuş bir cevap dilekçesi ve ileri sürülmüş bir zamanaşımı defi bulunmadığı, kaldı ki; dava konusu tahakkukların zamanaşımına uğramadığı, tüm bu hususların yanı sıra; TTK 553 ve devamı hükümleri gereği dava konusu borçtan tüm davalıların sorumluluğu gerektiği ileri sürülmüştür.