11. Hukuk Dairesi 2021/5243 E. , 2022/8768 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 28.04.2021 tarih ve 2020/1595 E- 2021/621 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlen
**11. Hukuk Dairesi 2021/5243 E. , 2022/8768 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 28.04.2021 tarih ve 2020/1595 E- 2021/621 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2005/08619 sayılı "medinet+şekil" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "MEDİENT" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvurduğunu, 2012/79947 kod numarası alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hem işaretler yönünden hem de marka kapsamları yönünden benzerliğin mevcut bulunduğunu, tek harften kaynaklanan farklılığın markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2014-M-15667 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalı vekili, müvekkiline ait markanın 10. ve 44. sınıflarda tescilli olmadığını, müvekkili markası ile davacının itirazına mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraf marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamındaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar, yapay organlar ve protezler (koruma amaçlı kulak tıkaçları dahil), tıbbi ortopedik malzemeler, ameliyathane giysileri ve steril örtüler, cinsel amaçlı aletler ve malzemeler, prezervatifler (condom/kaput), biberonlar, biberon emzikleri, emzikler ve bebekler için diş kaşıyıcıların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri ile davacının itirazına mesnet markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik olduğu, sayılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2014-M-15677 sayılı kararının 35. sınıfın 06. alt grubu yönünden kısmen iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiş, kararı davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf etmiştir. İstinaf mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, taraf markalarında ortak olarak yer alan "MEDİ" ibaresinin, itiraz edilen 10. ve 44. sınıflar yönünden "Medikal" sözcüğünün kısaltması olarak kullanıldığı, sektörde sık kullanılan bir ibare olarak herkesin kullanımına açık ve ayırt etme gücünün düşük olduğu, buna göre "MEDİENT" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "MEDİNET" ibareli marka arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı ve davacının itirazının reddine ilişkin YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.