Başvuru, avukat olan başvurucunun hakkında yürütülen bir soruşturmada dosyaya sunduğu dilekçede soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısına yönelik sözleri nedeniyle cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü, yargılamanın uzun sürmesinin ise makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; avukat olan başvurucunun hakkında yürütülen bir soruşturmada dosyaya sunduğu dilekçede soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısına yönelik sözleri nedeniyle cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü, yargılamanın uzun sürmesinin ise makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/9/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Avukat olan başvurucu, Nevşehir'in Derinkuyu ilçesinde ikamet etmektedir. Başvurucunun hem kardeşi hem de müvekkili olan Y.A. hakkında borcu sebebiyle başlatılan icra takibi neticesinde haciz kararı alınmıştır. 6/2/2013 tarihinde haciz işlemini yapmak üzere Y.A.nın ikametgâhına giden alacaklı vekili ve icra müdürü ile başvurucu ve Y.A. arasında sözlü bir tartışma yaşanmıştır. Haciz mahallinde yaşanan olaylarla ilgili olarak alacaklı vekili ve icra müdürünün şikâyeti üzerine başvurucu ve kardeşi Y.A. hakkında kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından soruşturma işlemlerine başlanmıştır. Avukat olması nedeniyle hakkındaki soruşturma evrakı tefrik edilen başvurucu, kardeşi Y.A. hakkında anılan suçlardan açılan kamu davasında Y.A.yı temsil ettiği sırada dosyada tanık olarak ifade veren Y.nin Derinkuyu Cumhuriyet Başsavcılığında Cumhuriyet savcısı E. huzurunda verdiği 18/2/2013 tarihli ifadesi ile Kayseri Asliye Ceza Mahkemesinde 20/5/2013 tarihli ifadesinin farklı olduğunu fark etmiştir. Y.nin 18/2/2013 tarihli Cumhuriyet savcısı huzurunda verdiği ifadesi şu şekildedir:"Ben Kayseri Bölge DSİ avukatı olarak görev yapmaktayım. Kayseri İcra Müdürlüğünün 2012/8805 esas sayılı talimatına istinaden borçlu [Y.A.nın] adresinde haciz ve muhafaza işlemi için alacaklı DSİ genel müdürlüğü adına Av. [A.T.], Av. [N.H.], ben, Derinkuyu İcra Müdürü [A.] eşliğinde ve Derinkuyu ilçe merkezinde ticari taksicilik yapan şoför [K.] refakate alınarak borçluya ait mernis adresi de olan haciz tutanağında yazılı adrese gittik. Evin avlusunun dış kapısı kilitliydi, bir süre sonra borçlu [Y.A.], diğer borçlu [B.A.] ve Özgür Arıkan hep birlikte kapı önüne çıktılar. İcra müdürü kendilerine geliş sebebini ve borç durumunu izah etmek isterken daha buna müsaade etmeye fırsat bırakmadan Özgür Arıkan [A.T.ye] hitaben el işareti yaparak 'sen buraya gel, çabuk bana kimliğini göster, yetki belgeni göster' söyleminde bulundu, ayrıca üçü birlikte icra müdürüne karşı 'elinde bir mahkeme kararı var mı, yoksa buradan git' şeklinde söz sarf ettiler. [A.T.] haciz için geldiklerini söyledi. Buna rağmen sözlü sataşmaya devam ettiler. İcra müdürüne hitaben defolup gitmelerini söylediler. Ayrıca[A.T.ye] hitaben seninle görüşeceğiz, senin Allah belanı versin tarzında hakaret ve tehditte bulundular. Haciz mahallinden uzaklaşmak durumunda kaldık. İcra müdürünü eve almayarak hacze engel oldular. Olayla ilgili görgüm ve bilgim bundan ibarettir." Y.nin 20/5/2013 tarihli Kayseri Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanı şu şekildedir:"Ben DSİ'de şoförüm. Olay tarihinde görevli olarak Av. [A.T.yi] Derinkuyu'ya götürdüm. Oradan icra memurunu alıp Til köyüne gittik. Arabada Av. [N.] de vardı, soy ismini bilmiyorum. 15 dakika kadar bekledik evden iki kişi çıktı [A.T] ile tartıştılar. Ne söylediklerini hatırlamıyorum. Daha sonra evden karşı taraftaki ismini bilmediğim kişinin anne ve babası çıktı. Annesi [A.T.ye] 'bu yanınıza kalmayacak Allah belanızı versin' dedi. Daha sonra ben de [A.T.yi] alıp Derinkuyu'ya döndüm. Talimat ekindeki eski anlatım doğru değildir, ben öyle bir şey söylemedim. Ayrıca DSİ'nin avukatı değilim şoförüyüm." Diğer taraftan başvurucu hakkında, soruşturma evrakı tefrik edilerek Derinkuyu Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/1 sayılı Bakanlık muhabere dosyası üzerinden avukatların soruşturulmasına ilişkin prosedür izlenmiştir. Cumhuriyet savcısı E. 29/7/2013 tarihli yazıyla, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün başvurucu hakkında soruşturma yapılabilmesi için izin verdiğini belirterek başvurucudan yazılı savunma talebinde bulunmuştur. Bu talep üzerine başvurucu tarafından hazırlanan 23/8/2013 havale tarihli savunma dilekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:"Av. Özgür Arıkan'ın hukuki bilgi ve tecrübesiyle baş edemeyince aklına esen her türlü iftirayı Av. Özgür Arıkan ve ailesinin üzerine atan, yalan tanıklık yaparak ihalelerimizi feshettiren, hak ararken üzerimize saldırıp insan onur ve haysiyetini rencide edici hakaret ve hareketlerde bulunan, sahte belgelerle kuyumuzun kapatılmasına vesile olan, 8 senedir tarlalarımızı sulattırmayan, görüntü kaydı ve duruşma tutanağı gibi en somut delillerimizi dahi görmezden gelip sürekli olarak aleyhimizde kararlar veren, bu kararları aleyhimizde delil olarak kullanıp bizi zevkine yargılattıran, işine gelen mahkeme kararlarını cebri icra yoluyla uygulattıran, işine gelmeyen mahkeme kararlarını ise uygulamaktan imtina eden, borcu ödenmiş dosya üzerinden haciz yapılamayacağını bilen, buna rağmen sırf kendilerine hak arayan insanları zarara uğratmak ve rencide etmek gayesiyle yasa dışı haciz yapmaya gelen DSİ Genel Müdürlüğü, DSİ Kayseri Bölge Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı, Derinkuyu Cumhuriyet Başsavcılığı, Derinkuyu Cumhuriyet savcısı [E.], Derinkuyu eski icra müdürü [A.] ve Av. [A.T] gibi kişi ve kurumları muhatap almıyorum ve bu tip kişi ve kurumların iftira ve işlemlerine karşı hiçbir savunma vermiyorum. Zaten sizler savunmadan falan ne anlarsınız? Savunma versem hemen bir soruşturma daha başlatır ve beni ivedilikle yargılattırırsınız. Nasılsa kalem sizde kağıt sizde, yetki de sizde. Yaz babam yaz. Arıkanlar şunu yaptı Arıkanlar bunu yaptı. Yapar mı? Yapar. Yapmaması için bir sebep var mı? Yok. Yaz o zaman. Şunu yaptıkları, bunu dedikleri, onu ittikleri, öbürünü bilmem ne yaptıkları. Siz benden savunma falan istemeyin. Savunma istemekten daha önemli işleriniz vardır sizin. Suç uydurun, delil uydurun, aman ha ifadelerde çelişki olmasın, öbürününkini kopyalayın ötekininkine yapıştırın, iftira atın, yargılattırın, vatandaşın ekmek kapısını kapatın, vatandaşın cebini boşaltın, insanların hayatını mahvedin, işinize geleni görün, işinize gelmeyeni görmeyin. Biz çıkar yargılanırız. Ne olacak sanki? Mahkemelere de abone olduk sayenizde. Arkadaş hayatımızdan çıkın artık anlamıyor musunuz? Siz ve sizin gibiler yüzünden mesleğimi bile icra edemiyorum. Uzak durun bizden. Rahat bırakın beni ve ailemi. Bıktık artık siz ve sizin gibilerden. Bizi bırakın da siz gidin aşağıda arz edilen hususlar çerçevesinde önce kendinizi ve kendi adamlarınızı soruşturup yargılattırın. Fezlekeyi ondan sonra düzenlersiniz. Acele etmeyin."Mesela [Y] isimli şahsın tanık ifadesine ilişkin Derinkuyu Cumhuriyet Başsavcılığının 18/2/2013 tarih ve 2013/62 soruşturma sayılı (Ek-1) ifade tutanağı ile Kayseri Asliye Ceza Mahkemesinin 20/5/2013 tarih ve 2013/235 Talimat sayılı (EK-2) duruşma tutanağını şöyle bir karşılaştırın. Eminim siz de Derinkuyu Cumhuriyet savcısı [E.] ile Derinkuyu Cumhuriyet Başsavcılığı zabıt katiplerinden [R.S.nin] müvekkillerim ve şahsım aleyhinde sahte tanık ifade tutanağı tanzim ettikleri ve görevlerini kötüye kullandıkları şüphesi edineceksiniz. Soruşturma başlatın. Nasıl oluyormuş niye oluyormuş bu işler biz de öğrenelim...." Savunma dilekçesinde yer alan ifadeler nedeniyle Derinkuyu Cumhuriyet savcısı E. 30/9/2013 tarihli bir tutanak düzenleyerek başvurucu hakkında soruşturma işlemini başlatmıştır. Aynı dosyada şikâyetçi olarak verdiği 27/11/2013 tarihli ifadesinde E.; başvurucunun savunma dilekçesinde yer alan ifadelerin hakaret içerdiğini, görevi nedeniyle kendisine sarf edilen bu sözlerin şeref ve itibarını rencide edebilecek mahiyette olduğunu ileri sürerek başvurucudan şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir. Başvurucunun çağrı kâğıdının 2/12/2013 tarihinde kendisine tebliğine rağmen ifade vermek istemediği hususu iddianamede belirtilerek başvurucu hakkında 21/1/2014 tarihinde kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kamu davası açılmıştır. Derinkuyu Sulh Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 12/3/2014 tarihinde başvurucunun kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan 000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme, kararının gerekçesinde başvurucunun savunma dilekçesindeki ifadelerin bir kısmına yer verdikten sonra söz konusu ifadelerin eleştiri sınırlarını aşan, şikâyetçinin şeref ve saygınlığını rencide edici sözler olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur. Mahkemenin gerekçesi şu şekildedir:"Sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ettiğinden dolayı cezalandırılması talep edilmiş olup; sanığın Derinkuyu Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu 23/08/2013 tarihli dilekçede geçen ifadelerin içeriği incelendiğinde '...üzerimize saldırıp insan onur ve haysiyetini rencide edici hareket ve hareketlerde bulunan Derinkuyu Cumhuriyet savcısı [E.] gibi kişi ve kurumları muhatap almıyorum bu tip kişi ve kurumların iftira ve işlemlerine karşı hiçbir savunma vermiyorum, zaten sizler savunmadan ne anlarsınız, savunma versem hemen bir soruşturma daha başlatır ve beni ivedilikle yargılatırsınız, suç uydurun, delil uydurun, aman ha ifadelerde çelişki olmasın öbürününkini kopyalayın, diğerine yapıştırın, iftira atın, yargılattırın, vatandaşın ekmek kapısını kapatın, vatandaşın cebini boşaltın, iftira atın, yargılattırın, vatandaşın ekmek kapısını kapatın, vatandaşın cebini boşaltın ,insanların hayatını mahvedin, işinize geleni görün, işinize geleni görmeyin, bıktık artık siz ve siz gibilerden...' şeklindeki ifadelerin eleştiri sınırını aşan ifadeler olup, Derinkuyu Adliyesinde Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan müştekiye karşı görevinden dolayı TCK'nın 125/1 maddesinde tanımlanmış olan kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide eder nitelikte olduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurularak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." Kararı temyiz eden başvurucu, temyiz dilekçesinde; Mahkemenin eleştiri sınırlarının aşıldığına dair tespitinin subjektif olduğunu, bu belirlemeyi yaparken herhangi bir kriter kullanmadığını ifade etmiş, kullandığı sözler nedeniyle değil dosyanın müştekisinin Cumhuriyet savcısı olması nedeniyle mahkûm edildiğini ileri sürmüştür. Temyiz üzerine kararı inceleyen Yargıtay Ceza Dairesi hükmü 23/5/2018 tarihinde onamıştır. Nihai karar başvurucuya 5/9/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 28/9/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir." 5237 sayılı Kanun'un "İddia ve savunma dokunulmazlığı" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk kurallarının yer aldığı karar için Keleş Öztürk, B. No: 2014/15001, 27/12/2017, §§ 25-