4. Hukuk Dairesi 2021/26237 E. , 2023/5063 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/812 E., 2021/812 K. SAYISI : 2021/İHK-31753 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Reddi SAYISI : 2021/106931 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; …
**4. Hukuk Dairesi 2021/26237 E. , 2023/5063 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/812 E., 2021/812 K. SAYISI : 2021/İHK-31753 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Reddi SAYISI : 2021/106931 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının bedensel zarara uğradığını, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 62.854,48 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini, maluliyet oranının yüksek olduğunu, usule uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kaza nedeniyle davacının elde ettiği gelirlerin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 62.854,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 23.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde ; davacıda kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının yüksek olduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, usule uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, temerüde düşmediklerini bu nedenle temerrüdün dava tarihi olması gerektiğini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, rücüya tabi ödeme yapıldıysa tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun düzenlendiği, bu rapora göre tanzim edilen hesap raporunun ve raporda kullanılan hesaplama tekniğinin yasaya ve denetime uygun olduğu, kazada müterafik kusurun ispat edilemediği, kazanın iş kazası olmadığı, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyası kapsamında davalının tam kusurlu olduğunun tespit edildiği ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu sürücü olan davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle usule uygun olarak düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabersizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince kazaya ilişkin tarafların kusur oranları belirlenmeden kaza nedeniyle açılan ceza dosyasında davalının sorumluluğundaki araç sürücüne taksirle yaralamadan ceza verildiği, kaza tespit tutanağında ise davalının kusurlu olduğu belirtilerek davalı tarafça da aksine delil sunulmadığı gerekçesiyle eksik inceleme ile davalı vekilinin bu yöndeki itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu kaza nedeniyle açılan ceza dosyasındaki tüm deliller ve ifadeler değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine; maddenin 5. fıkrasında ise "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez" düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; davacı kaza nedeniyle alınan soruşturma ifade tutanağında Papa Johns isimli işyerinde kurye olarak çalıştığını, kazanın olduğu gün hastaneye sipariş götürdüğünü, işyerine dönerken kazanın olduğunu belirtmiştir. Davalının rücuya tabi ödeme yönünden yaptığı itirazlarına İtiraz Hakem Heyetince, kazanın iş kazası olmadığı gerekçesiyle gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile bu yönlü itirazının reddine karar verilmiştir. Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davaya konu kazanın, iş kazası olarak araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kazadaki kalıcı maluliyeti nedeniyle davacıya sürekli işgöremezlik (kalıcı maluliyet) geliri bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükmü değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2 nci maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.