Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7441 E. , 2024/3830 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/7441 Karar No : 2024/3830 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel (yeni ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaza yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan İzmir - Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile 10.
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7441 E. , 2024/3830 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/7441 Karar No : 2024/3830 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel (yeni ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaza yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan İzmir - Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile 10.10.2018 tarihli işlemiyle onaylanan İzmir - Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının ve 28.12.2021 tarihli işlemiyle onaylanan İzmir - Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Taşınmazın çevresinin sanayi alanı olduğu, taşınmazın davaya konu işlemlerle kentsel gelişim/yerleşim alanı olarak belirlenmesinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu, parselinin sanayi alanı olması gerektiği, sanayi alanları ile kentsel yerleşim alanları arasında tampon bölge oluşturulması gerektiği iddialarıyla hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu işlemlerin iptali istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Sanayi alanları ile kentsel/kırsal yerleşim alanları arasında tampon bölgeler oluşturulması yönünden mevzuatta hüküm bulunmadığı, alt ölçekli imar planlarında sanayi tesisleri için sağlık koruma bandı ayrılacağı, sanayi alanının artmasının ilave yerleşim alanı ihtiyacı doğurduğu, sanayi tesislerinin çevreye etkisinin ÇED süreci ile ilgili olduğu, dolayısıyla sanayinin kentsel yerleşime etkisine ilişkin özel bir önlem alınmadığı, davaya konu 10.10.2018 ve 28.12.2021 tarihinde onaylanan çevre düzeni planı değişikliklerinin taşınmazı kapsamadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesi uyarınca feragat kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağından, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel (yeni ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaza yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan İzmir - Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile 10.10.2018 tarihli işlemiyle onaylanan İzmir - Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının ve 28.12.2021 tarihli işlemiyle onaylanan İzmir - Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmış, davacı vekili tarafından 02/05/2024 tarihinde dava dosyasına giren dilekçe ile davadan feragat edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinde, idari davalarda feragat istemleri üzerine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağını hükme bağlamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 309. maddesinde: "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. " hükmü yer almıştır. Aynı Kanun'un 310. maddesinde, "(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmü, 311. maddesinde, (1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı vekilinin, 130/04/2024 tarihinde dava dosyasına giren dilekçe ile yasal şekle ve esasa uygun olarak davadan feragat etmiş olması karşısında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yollamada bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanununun 311. maddesi uyarınca feragat kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağından dava hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Feragat nedeniyle DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 3. Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca alınan ...-TL karar harcının üçte ikisine tekabül eden ...- TL karar harcı mahsup edildikten sonra geri kalan ...TL karar harcının davacıya iadesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.