8. Ceza Dairesi 2024/3243 E. , 2024/9552 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/123 E., 2023/365 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin bi
**8. Ceza Dairesi 2024/3243 E. , 2024/9552 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/123 E., 2023/365 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.12.2021 tarihli ve 2021/19050 Esas, 2021/62178 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/12 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.04.2023 tarihli ve 2023/123 Esas, 2023/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma yapıldığına, her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve yeterli delil bulunmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1.Dava konusu olay; sanığın, uyuşturucu madde temin etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. [adres satırı maskelendi] 3.Tanık ...'nin 25.05.2021 tarihli idrar tahlilinde AMP ve XTC(ekstazi)nin pozitif çıktığı tespit edilmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerden, tanık ...'nin soruşturma aşamasında çocuk izlem merkezinde alınan ifadesinde, olaydan üç gün önce babasının kendisine vitamin hapı olduğunu söyleyerek yeşil bir hap verdiğini ve içmesi üzerine başının çok kötü dönmeye başladığını, daha sonra babasının tekrar aklın çalışır diyerek kendisine yeşil hap verdiğini, babası ...'ın uyuşturucu madde ticareti yaptığını ve uyuşturucu madde sattığını bildiğini beyan etmesi, sanık savunmasında kızına uyuşturucu madde vermediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiş ise de, sanığın savunmalarının hayatın olağan akışı ile örtüşmemesi, uyuşturucu maddeyi aynı evde ikamet ettiği çocuğunun ulaşabileceği bir alanda bulundurması hususları göz önüne alındığında sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın kızı ...'nin olay günü yaşananlara dair verdiği beyanlarına üstünlük tanınarak sanığın uyuşturucu maddeyi çocuğa temin ettiği sabit görülerek 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince cezalandırılmasına, koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın eski eşi tarafından çağrı merkezine yapılan ihbarda kızı ...'nin, babası olan sanık ...'ın yanında kaldığını, sanığın kızına vitamin hapı diye uyuşturucu hap verdiğini ve sözlü tacizde bulunduğunu, bunları kızının telefonda kendisine anlattığını, kızının kan tahlillerinin yaptırılmasını istediğini, sanık ...'ın evde uyuşturucu sattığını beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturmada, Cumhuriyet savcısından alınan arama emrine istinaden sanığın çocuklarıyla birlikte kaldığı ikametinde yapılan aramada uyuşturucuya ilişkin suç unsuru bulunamadığı, tanık ...'nin yapılan idrar tahlilinde AMP ve XTC (ekstazi)nin pozitif olduğu tespit edilmiş ise de; sanığın mahkemede alınan beyanında kolanın içine içmek amacıyla metamfetamin ve extacy maddesi attığını, kendisi içeceği esnada arkadaşının gelmesi sebebiyle aşağıya indiğini, döndüğünde ise kızının bu koladan içtiğini fark ettiğini, kızının kanında uyuşturucu maddelerin bundan dolayı çıkmış olabileceğini savunması ve kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen sanığın savunmasının aksine, sanığın kızı ...'nin babasının uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair yönlendirilmiş olma ihtimali olan soyut beyanı dışında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.04.2023 tarihli ve 2023/123 Esas, 2023/365 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ [adres satırı maskelendi] ...'nin soruşturma aşamasında çocuk izlem merkezinde özetle ;'' Olaydan üç gün önce babasının kendisine vitamin hapı olduğunu söyleyerek yeşil bir hap verdiğini ve içmesi üzerine başının çok kötü dönmeye başladığını, hapı içtikten sonra cinsel taciz olayının gerçekleştiğini, daha sonra babasının tekrar aklın çalışır diyerek kendisine yeşil hap verdiğini, babası ...'nin uyuşturucu madde ticareti yaptığını ve uyuşturucu madde sattığını bildiğini'' şeklinde beyanda bulunmuştur....'nin 25.05.2021 tarihli idrar tahlilinde AMP ve XTC maddelerinin pozitif olduğu tespit edilmiştir. Sanık ... soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarında özetle; kızına uyuşturucu madde vermediğini,olay günü metamfetamin maddesini içmek için aldığını,bu maksatla kolanın içine döktüğünü,içeceği esnada bir arkadaşının gelmesi sebebiyle aşağıya indiğini bu sırada kızı ...'nin koladan içtiğini farkettiğini, bu sebeple kızının tahlillerinde amp etken maddesinin pozitif çıkmış olabileceğini,ecstasy maddesinin neden çıktığına dair bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Dosya içerisindeki sanık ve sanık müdafii savunmaları,tanık beyanları ve hukuka uygun elde edilmiş tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde ; her ne kadar sanık kızına uyuşturucu madde vermediğini beyan etmiş ise de ; sanığın savunmalarının hayatın olağan akışı işe örtüşmemesi, uyuşturucu maddeyi aynı evde ikamet ettiği çocuğunun ulaşabileceği bir alanda bulundurması hususları göz önüne alındığında mahkememizin hukuki ve vicdani kanaatine göre; sanık savunmalarına suçtan kurtulmaya yönelik olması sebebiyle itibar edilmemiş, kızı ...'nin olay günü yaşananlara dair verdiği beyanlarına üstünlük tanınarak sanığın uyuşturucu maddeyi çocuğa temin etmesi sebebiyle 5237 sayılı TCK'nın 188/3-2.cümlesi gereğince cezalandırılmasına,her ne kadar sanığın olaydan birkaç gün öncesinde de kızına uyuşturucu madde vermiş olduğu iddianamede yer alsa da ...'nin idrar raporunda xtc ve amp etken maddelerinin aynı tarihte pozitif çıkması,ilgili madde kullanımının olay gününde mi yoksa olay gününden önce mi verildiğine dair bir kesinliğin bulunmayışı,eylemin bu haliyle şüphe boyutunda kaldığı bu hususun da sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinden hakkında 43/2 maddesinin uygulanmadığı,sanığın suça eğilimli olumsuz kişiliği,tekerrüre esas sabıkasının bulunması gibi hususlar göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığı gerekçeleriyle sanığın TCK.nın 188/2-3 maddesi gereğince 15 yıl hapis ceza ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dairemizin 11.12.2024 tarih ve 2024/3243 sayılı kararıyla ... Cumhuriyet savcısından alınan arama emrine istinaden sanığın çocuklarıyla birlikte kaldığı ikametinde yapılan aramada uyuşturucuya ilişkin suç unsuru bulunmadığı, tanık ...'nin yapılan idrar tahlilinde AMP ve XTZ (ekstazi) nin pozitif olduğu tespit edilmiş ise de; sanığın mahkemede alınan beyanında kolanın içine içmek amacıyla metaamfetamin ve extacy maddesi attığını, kendisi içeceği esnada arkadaşının gelmesi sebebiyle aşağıya indiğini, döndüğünde ise kızının koladan içtiğini fark ettiğini, kızının kanında uyuşturucu maddenin bundan dolayı çıkmış olabileceğini savunması ve kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen sanığın savunmasının aksine, sanığın kızı ...'nin babasının uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraatı yerine yazılı mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur, gerekçeleriyle incelemeye konu kararın bozulmasına ve sanığın tahliyesine karar verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 25.05.2021 tarihli yazıdan, 24.05.2021 günü saat 22.46 sıralarında acil çağrı merkezini arayan müşteki ...'ın, boşandığı eşi ...'nin yanında kalan müşterek çocuğu ...'ye uyuşturucu hap içirdiğini ve tacizde bulunduğunu beyan etmesi üzerine, çocukların halasını aradığı ve çocukları yanına almasını söylediği, çocukların da halaları tarafından alındığı olay nedeniyle ...'dan şikayetçi olduğu, ayrıca ...'ın uyuşturucu sattığını beyan etmesi üzerine, yapılan soruşturmada, sanık 25.05.2021 günü saat 01.30 sıralarında evinden uzakta yolda yürürken yakalandığı, ikametinde yapılan kontrolde kimsenin bulunmadığının anlaşılması üzerine Cumhuriyet Savcılığından aynı gün saat 02.30 ila 04.30 arasında arama yapılması talep edildiği anlaşılmıştır. 25.05.2021 günün saat 03.10 da Sanığın kızı ...'den alınan anahtarla açılan ikametinde usulüne uygun olarak yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır. Sanığın kızı ..., psikolog ve avukat huzurunda Cumhuriyet savcısına verdiği 25.05.2021 tarihli beyanında özetle, o gün hasta olduğunu kustuğunu, annesinin kendisini arayıp ne olduğunu sorduğunda babasının kendisine tacizde bulunduğunu anlattığını, babasının kendisine iki kere hap verdiğini beyan etmiştir. Sanığın 25.05.2021 günü saat 05.05 tarihli müdafi huzurunda kollukta alınan beyanında, çocuklarına uyuşturucu içirmediğini, 1 yaşında iken kızı ...'nin yanlışlıkla kendisinin kullandığı psikiyatri haplarından içtiğini bu nedenle piskolojisinin bozuk olduğunu, olmayan şeyleri olmuş gibi algılamaya başladığını beyan etmiştir. Olayla ilgili olarak alınan Diyabakır ... Eyyübi Devlet Hastanesinin 25.05.2021 (saat: 03.52) tarihli raporunda mağdure ...'nin kanında uyuşturucu madde çıkması üzerine, sanığın bu yönde tekrar savunması alınmış, sanık 24.12.2021 tarihli müdafi huzurunda alınan beyanında, olay gecesi çocuklarının evde uyuduklarını, daha önceden aldığı metaamfetamin maddesini kola içerisine koyup bir miktar içtikten sonra bir arkadaşının gelmesi üzerine aşağıya indiğini, geri çıktığında kızı ...'nin uyandığını ve koladan bir miktar içtiğini fark ettiğini ve kendisine kızdığını bu nedenle kızının idrarında metaamfetamin maddesinin pozitif çıktığını, extasy maddesinin nasıl çıktığını bilmediğini beyan etmiştir. Sanık yargılama sırasında da 24.12.2021 tarihli beyanlarını tekrarlamıştır. Bu tespitlere göre, mağdure ... ve ...'ın anlatımlarının olaya uygun düştüğü sanığın savunmalarının gerçeği yansıtmadığı, olayın akışına göre savunmalarını geliştirdiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki; sanık önce çocuklarına hiç uyuşturucu içirmediğini böyle böyle bir olayın olmadığını beyan etmiş, kızının kanında uyuşturucu madde çıkması üzerine olay saatinde çocuklarının uyuduklarını, bir arkadaşının gelmesi üzerine evinden aşağıya indiğini ve uyuyan kızının uyanıp içine uyuşturucu katılmış olan koladan içtiğini ve bunun üzerine ona kızdığını beyan etmiştir. Suç tarihinde olaydan sonra neden sokakta yakalandığını, çocuklarının neden evde olmadıklarını, evinin neden kapalı olduğunu ve evin anahtarının kendisinde niçin olmadığını izah edememiştir. Bu tespitlerden de anlaşılacağı üzere olay ... ve ...'ın anlattığı ve polis tarafından tutulan tutanakta belirttiği şekilde gerçekleşmiştir. Sanığın olayın gidişatına göre geliştirdiği savunmalarına itibar etmek mümkün değildir. Ayrıca sanık savunmalarında içtiği kolanın içerisine metaamfetamin maddesi kattığını bunu içeceği sırada arkadaşının gelmesi üzerine aşağıya indiğini bu sırada uyumakta olan kızının uyanarak bu kolayı içtiğini, kızının kanında extacy maddesinin nasıl çıktığını bilmediğini beyan etmesine rağmen Dairemiz çoğunluğu tarafından sanığın savunmasında olmayan, kolanın içine EXTACY maddesi attığı hususunun da beraat gerekçesi olarak gösterildiği. Oysa sanığın böyle bir beyanının bulunmadığı, Açıklanan nedenlerle İlk derece mahkemesinin delillerle yüz yüze gelerek suçun sübutu yönündeki kabulü ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı yerinde olup, kararın onanması görüşünde olduğumdan çoğunluğun bozma doğrultusundaki görüşüne katılmıyorum. 11.12.2024 KARŞI OY GEREKÇESİ Sanık ...’nin boşandığı eşinin yaptığı ihbar üzerine, çocukları on iki yaşındaki kızı ...’ne yanında kaldığı süre içerisinde vitamin hapı adı altında uyuşturucu haplar vererek, uyuşturucunun tesiri altında iken mağdur küçüğe cinsel tacizde bulunduğu ihbarı üzerine yapılan incelemede; sanığın savunmasına göre, kendisinin uyuşturucu kullandığını, bu amaçla kolanın içerisine ekstazi koyarak içtiğini, o sırada bir arkadaşının çağırması üzerine dışarıya çıktığında kızının bardaktaki kolayı içmiş olduğunu, küçük mağdurun kanında çıkan uyuşturucunun buna sebebiyet vermiş olacağı, kızına cinsel tacizde bulunmadığı savunması karşısında sanık hakkında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin mahkûmiyetinin onanması kararının, eylemin sübut bulmadığından sanığın üzerine atılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3-2. maddesi gereğince verilen mahkûmiyet kararının sübut bulmadığına, sanığın beraatına karar verilmesi gerektiğine yönelik Sayın Çoğunluğun kararına aşağıdaki sebeplerle katılmıyorum. Sanık savunmasında başlangıçta Cumhuriyet savcısının aldığı ifadeye göre olay günü kendisinin kullanmak amacıyla kolanın içerisine ekstazi uyuşturucu koyarak içtiği, savunmasından sonra alınan doktor raporunda küçük mağdur tanık ...’nin idrar tahlilinde AMP ve XTC (ekstazi)nin pozitif olduğu tespit olduğu rapor edildikten sonra, sanık savunmasında olmayan AMP uyuşturucu maddesinin de idrarında bulunmuş olması küçük ...’ye farklı uyuşturucu maddelerini kullandırılmış olduğu, annesinin yaptığı ihbardan sonra sanığın çarşı içinde, sokakta yakalamış olduğu müşterek çocuklarının annesinin ihbarıyla halasının yanında bulunduğu, bu süre içerisinde sanığın çocuklarının durumundan haberdar olmadığı, savunmasındaki çelişkiler özellikle savunmasında belirtilmeyen AMP uyuşturucunun idrarında bulunmuş olması, çelişkili savunması, ihbarda adı geçen çocukların halasının tanıklığının dinlenmemiş olması, ... sübut bulmadığından Sayın Çoğunluğun kararına katılmıyorum. 11.12.2024