(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2005/13661 E. , 2006/5530 K. "" Mahkemesi :Kadastro Mahkemesi Nosu :1991/207-18 Müdahil : ...,... Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ve 114 parsel sayılı 3.632,93 ve 550,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetli…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2005/13661 E. , 2006/5530 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Kadastro Mahkemesi Nosu :1991/207-18 Müdahil : ...,... Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ve 114 parsel sayılı 3.632,93 ve 550,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacılar , yasal süresi içinde tapu kayıtlarına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ...,...,... ve arkadaşları tapu kayıtlarına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı ve müdahillerin davalarının H.U.M.K.’nun 163 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddeleri uyarınca reddine, çekişmeli parsellerin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil ... vekili, müdahil ... ve arkadaşları vekili ile davacı-müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece verilen süre içerisinde davacı taraf vekilinin keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dairemize gelen ve incelemeye konu olan dosyalardan, davacılar vekilinin çok sayıda parsel hakkında Mart 1290 tarih 9/18 defter varak sayılı, Mart 1290 tarih 9/19 defter varak sayılı ve Mart 1290 tarih 9/20 defter varak sayılı tapu kayıtlarına dayanarak dava açtığı, parsellerin birbirine bitişik olup aynı ada içerisinde yer aldığı, davaların davalısı farklı olmakla beraber davacı ve dayanılan delillerde birlik bulunduğu, delillerin değerlendirilmesinin doğru yapılması, sağlıklı sonuca varılması ve yargılamanın kısa zamanda en az masrafla sonuçlandırılması için bu davaların köy veya çiftlik bazında birleştirilmesinde zaruret bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu zaruret nazara alınmadan, parsellerin biri hakkında verilen kararın diğerini etkileyeceği düşünülmeden yargılamanın ayrı ayrı yürütülüp sonuçlandırmaya çalışılması doğru değildir. Ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır /… 2005/13661-2006/5530 SH.2