11. Ceza Dairesi 2016/9028 E. , 2018/6236 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Almanca öğretmeni olan ve yeminli tercüme bürosu bulunan sanığın sadece Almanca dilini bildiği halde suç tarihleri arasında onaylı fotokopileri evraka ekli olan on beş belgede, Almanca dışındaki çeşitli dillerde kendi imzasıyla tercüme yaptığı, tercümelerin Adana 7. Noterliğince onaylandığı ve bu suretle bilmediği dilleri bildiğini…
**11. Ceza Dairesi 2016/9028 E. , 2018/6236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Almanca öğretmeni olan ve yeminli tercüme bürosu bulunan sanığın sadece Almanca dilini bildiği halde suç tarihleri arasında onaylı fotokopileri evraka ekli olan on beş belgede, Almanca dışındaki çeşitli dillerde kendi imzasıyla tercüme yaptığı, tercümelerin Adana 7. Noterliğince onaylandığı ve bu suretle bilmediği dilleri bildiğini söylemek suretiyle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; sanığın savunmalarında Almanca öğretmeni olduğunu, 1982 yılından itibaren Adana'da yeminli tercüme bürosu çalıştırdığını, Milli Eğitim Bakanlığı'nın isteği üzerine İngilizceyi okullarda ders verebilecek düzeyde öğrendiğini, Arapça ve Osmanlıcayı da dışarıdan gittiği kurslardan öğrendiğini, Arapça, ingilizce ve Almanca dilleri dışındaki dilleri pratik olarak konuşamadığını, ancak yazılı metin olarak tercüme yapabildiğini, bunu yaparken sözlükten, tercübelerinden ve bilgisayardan yararlandığı ve sadece sözlükler yardımı ile genellikle adli işlemlere has olmak üzere yapabildiğini belirttiği, TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşabilmesi için bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunulması ve bu hususta bir belgenin düzenlenmesi gerektiği cihetle; somut olayın bu şekilde gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı ancak sanığın eyleminin başka bir suç teşkil edip etmediği değerlendirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Kabule göre de; adli emanetin 2011/4426 sırasına kayıtlı belge hakkında herhangi bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.