8. Hukuk Dairesi 2018/634 E. , 2018/12708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 30.10.2017 gün ve 2017/13800 Esas, 2017/14136 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi
**8. Hukuk Dairesi 2018/634 E. , 2018/12708 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 30.10.2017 gün ve 2017/13800 Esas, 2017/14136 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Asıl ve birleşen dosyalarda davacılar vekili, 924 ada 3 parsel sayılı taşınmazda davalıların müşterek murisleri olan ... ve ...'nin yarı hisse oranında malik olduklarını, vekil edenlerinin ise murisler ... ve ...' nın mirasçıları olduklarını, kayıt maliklerinin 20 yıldan fazla süre önce öldüğünü, tapu kayıtlarının intikal görmediğini, vekil edenlerinin murislerinin 20 yıldan fazla süre taşınmazda zilyet olduklarını belirterek TMK'nın 713/2 maddesi uyarınca tapu kaydının iptaliyle vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Asıl ve birleşen dosyalarda bir kısım davalılar vekilleri ayrı ayrı, hak düşürücü süre geçtiğini, davanın yersiz açıldığını, kazanma koşulları ve süresinin gerçekleşmediğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece bozmadan önce, davanın kabulüne TMK.nın 713/2. maddesi uyarınca 194 ada 3 parselin tapu kaydının iptaliyle veraset belgesindeki payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm bir kısım davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiş, Daire'nin 15.04.2013 tarihli ve 2013/2403 Esas, 2013/5639 Karar sayılı ilamı ile taraf teşkilinin sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmiş olması gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde, bozmaya uyma kararı verilerek, davanın ve birleşen davaların kabulü ile; 924 ada 3 parselde tapuya kayıtlı iken imar uygulaması sırasında 5136 ada 3 parsel olarak tapuya kayıtlı hale gelen taşınmazdaki davalılar murisi ... oğlu ... adına olan 58305/490028 hissenin ve ... oğlu ... adına olan 58305/490028 hissenin iptali ile hisselerine göre davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, karar Daire'nin 30.10.2017 tarihli ve 2017/13800 Esas, 2017/14136 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Bir kısım davalılar vekili süresinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava; TMK.nın 713/2. maddesindeki "ölüm" nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarla niteliğindeki, 1933 m2 yüzölçüme sahip dava konusu 924 ada 3 parselin, 2390 sayılı vergi kaydı kapsamında kaldığı, vergi kayıt maliklerinin ölü olduğu açıklanarak 19.06.1956 tarihinde 1/2'şer paylı mülkiyet şeklinde ... oğulları ... ve ... adına tespit edildiği, kadastro tutanağının kesinleşmesi üzerine 27.02.1957 tarihinde tapu kaydının oluştuğu, davacılar tarafından açılan tapuda anne ismi tashih davası sonunda ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tarihinde kesinleşen ilamı ile tapu maliklerinin “...” olan anne ismi “... oğlu”olarak düzeltilmesine karar verildiği ve tapu kaydının da bu şekilde düzeltildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece maddede yazılı kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece sadece yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanına dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Bir kısım davalılar vekilince 01.03.2004 hakim havale tarihli dilekçe ile tanık listesi verilmiş, mahkemece de delil listesinin verildiği duruşma tutanağında belirtilmiştir. Ancak vazgeçme olmadığı halde davalı tanıkları herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin dinlenilmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; davalı tanıklarının HMK'nın 243 ve 244 maddeleri uyarınca davetiyeyle keşif yerine çağrılmaları, aynı Kanunun 259. maddesi uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle tanıkların keşif yerinde dinlenmelerinin sağlanması, taşınmaza kimin zilyet olduğu, zilyetlik süresinin ne zaman başladığı ve ne şekilde devam ettiği malik sıfatıyla nizasız fasılasız zilyetlik bulunup bulunmadığı hususları tanıklara sorularak açıklığa kavuşturulmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu sebeple, bir kısım davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle bir kısım davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Daire'nin 30.10.2017 tarihli ve 2017/13800 E. 2017/14136 K.sayılı Onama ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK'nın 442/1 maddesi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyen bir kısım davalılara iadesine, 15.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.