6. Hukuk Dairesi 2024/191 E. , 2024/609 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sıra cetveline şikayet davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin kabulüne sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafın…
**6. Hukuk Dairesi 2024/191 E. , 2024/609 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sıra cetveline şikayet davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin kabulüne sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; borçluya ait taşınmazların satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde şikayet olunanlar ile müvekkili arasında garame yapıldığını, garame hesabında müvekkili alacağının eksik gösterildiğini bu nedenle hesaplamanın hatalı olduğunu, ayrıca sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen şikayet olunan Girişim ... Yönetimi A. Ş’nin haczinin düştüğünü ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet Olunan ... vekili ve Girişim ... Yönetimi A. Ş. vekili şikayete cevap vermemiş yargılama aşamasında şikayetin reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2013 tarihli ve 2013/138 Esas, 2015/2781Karar sayılı kararıyla; alacağın esas ve miktarına itirazların genel yetkili mahkemelerde ikame edilmesi gerektiği, mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK' nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay ( Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 21.04.2015 tarih ve 2015/705 Esas, 2015/2781 Karar sayılı ilamı ile şikayetin takip hukuku kurallarının yanlış uygulanması, yani sıraya ilişkin olduğu gözetilerek, duruşma açılıp, taraf teşkili sağlandıktan sonra, şikayetin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen ... İcra Müdürlüğü 2010/1 Esas sayılı dosyasında 06.01.2010 tarihli takip talebi ile haciz yolu ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin ...'ye 11.01.2010 tarihinde yapıldığı, ...'nin takip tarihinden itibaren %72 faiz talebine itiraz ettiği, asıl alacak ve ihtarname masrafı yönünden itiraz etmediği, takibin işleyecek faiz yönünden durdurulduğu, bu hususta 29.01.2010 tarihli İcra Müdürlüğünce karar alındığı, bu durumda takibin 19.01.2010 tarihinde borçlu ... yönünden kesinleştiği ... Tapu Müdürlüğü'nün 05.01.2010 tarihinde taşınmazlara ihtiyati haciz işlendiği, 26.05. 2010 tarihinde taşınmazların satışa esas tapu çap örneklerinin gönderilmesi talep edilmiş, 13.02.2012 tarihinde taşınmazların kıymet takdirinin talep edildiği 27.01.2014 tarihinde borçlular adına yeniden haciz konulması talep edildiği, sıra cetveline konu taşınmazın satışın 05/08/2013 tarihinde yapıldığı, ... İcra Müdürlüğünün 2010/1 Esas sayılı dosyasında en geç 05/01/2012 tarihinde kadar satış talebinde bulunulması gerekmesine rağmen satış talebinde bulunulmadığından 2010/1 Esas sayılı dosyasındaki haczin düşmüş olduğu göz yeniden sıra cetveli düzenlenmesi gerektiğinden şikayetin kabulüne sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; şikayetimizin kabulüne karar verilmişse de sadece bu gerekçe ile şikayetin kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup garame paylaşımının hatalı olması ve itiraz etmeyen alacaklılar yönünden sıra cetvelinin kesinleştiği hususunun değerlendirmeye alınmayarak eksik gerekçe ile kabul karar verilmesi doğru olmadığını, müvekkil kurum alacağının amme alacağı olduğunu, hacze iştirak edeceği ve satış bedelinin garame yapılarak paylaştırılması gerektiği hususunda şüphe olmadığını, ancak sıra cetvelinde müvekkil kurum için belirlenen alacak miktarının hatalı olduğunu, yerel mahkemece bu yönde bir gerekçelendirme yapılmadığını, süresinde itiraz ya da şikayet yoluna başvurulmayan icra dosyalarındaki alacaklılar yönünden sıra cetvelinin kesinleşmiş olduğunu, dikkate alınarak şikayetin kabulü ile şikayet olunan Girişim ... A.Ş ye ayrılan payın sıra cetveline sadece müvekkil SGK tarafından itiraz edilmesi nedeni ile müvekkili SGK’ya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, müvekkil kurumun alacağı bakımından borçludan daha sonra yapılan tahsilatlar nedeni ile müvekkil kurum alacağının düşmesi dikkate alınarak eksik hesaplandığını, eksik gerekçe ile hüküm kurulduğunu temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. Şikayet olunan Girişim ... Yönetimi A. Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı olduğu 2010/1 esas sayılı dosya yönünden hacizlerin devam ettiğini, 28.06.2012 tarihinde satış avansı yatırıldığını, SGK'nın bu sıra cetvelinin iptal edilmesi durumunda tüm dosyanın tek alacaklısı olmasının mümkün olmadığını, son gelen bilirkişi raporuyla taban tabana zıt bir karar verilmiş olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığını temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. Şikayet olunan Gelir İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin kararının hatalı olduğunu, kararın uygulanması halinde 2. sıradaki mevcut sıralarının 3. sıraya düşeceğini, bu durumun haklarını ihlal edeceğini temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 2004 sayılı İİK’nın 106, 110, 142 ve 206. maddeleri, 6183 sayılı Yasa’nın 21. maddesi 3. Değerlendirme İİK 111/3. maddesi gereğince “Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar.” Hükmünü içerir. Aynı maddenin 4. fıkrasında “Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder.” Şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda ... İcra Müdürlüğü 2010/1 Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular ... Otomotiv Tic. Ltd, ... Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti., ... ... ve ... olan alacağı için 04.01.2010 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığı, borçlular adına kayıtlı taşınmazlara 05.01.2010 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, şikayet dışı borçlular aleyhine 06.01.2010 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, sıra cetveline konu taşınmazın maliki ...'ye ödeme emrinin 11.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği, ...'nin takip tarihinden itibaren %72 faiz talebine itiraz ettiği, asıl alacak ve ihtarname masrafı yönünden itiraz etmediği, takibin işleyecek faiz yönünden durdurulduğu, bu durumda takibin borçlu ... yönünden asıl alacak ve ihtarname masrafı bakımından 19.01.2010 tarihinde kesinleştiği, 28.07.2010 tarihinde borçlu firma ve kefilleri ile borcun tasfiyesi konusunda taksitle ödeme sözleşmesi yapıldığı,1.taksitin peşin alındığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Yukarıda izah edilen Kanun maddesi gereğince taksitle ödeme sözleşmesinin devamı müddetince satış isteme sürelerinin işlemeyeceği, taksitle ödeme sözleşmesinin yapıldığı tarih olan 28.07.2010 tarihinde satış isteme süresinin duracağı, haciz tarihinde yürürlükte bulunan yasa gereğince satış isteme süresinin 2 yıl olduğu, ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü tarih olan 19.01.2010 tarihinden taksitle ödeme sözleşmesinin yapıldığı tarihe kadar 6 ay 9 günlük bir satış isteme süresinin işlediği, geriye 1 yıl 5 ay 21 günlük sürenin kaldığı, taksitle ödeme taahhüdünün ihlal edildiği tarihten itibaren kalan sürenin işlemeye devam edeceği, bu durumda mahkemece taksitle ödeme taahhüdünün ihlal edildiği tarihin araştırılarak, sıra cetveline konu taşınmazın satışının 22.06.2012 tarihinde talep edildiği, satış avansının 28.06.2012 yatırıldığı hususu da dikkate alınarak satış talebinin süresinde olup olmadığını tespit edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan şikayetçi SGK vekilince sıra cetvelinde yer verilen alacağının eksik gösterildiğini, hesaplamanın hatalı olduğu yönündeki itirazı ile ilgili mahkemece değerlendirme yapılmaması da HMK'nın 297/2. maddesine aykırı olmuştur. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Şirketine iadesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.