Başvuru, ulusal ölçekte yayın yapan Yeni Şafak gazetesinde yayımlanan bir haberde kullanılan ifadelerin başvurucunun kişilik haklarını zedelediği iddiaları hakkındadır.
Başvuru, ulusal ölçekte yayın yapan Yeni Şafak gazetesinde yayımlanan bir haberde kullanılan ifadelerin başvurucunun kişilik haklarını zedelediği iddiaları hakkındadır. Başvuru, 14/1/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 18/2/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 11/4/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 20/5/2014 tarihli görüş yazısı başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu süresi içinde, Adalet Bakanlığı görüşüne karşı beyanlarını sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Ulusal düzeyde yayın yapan Yeni Şafak gazetesinin 20/7/2009 tarihli nüshasında, o tarihte Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı olan başvurucu hakkında, “İşte Andıcın İşaret Fişeği” başlıklı bir haber yayımlanmıştır. Gazetenin birinci sayfasında,“İşte Andıcın İşaret Fişeği” başlığı kullanılmış ve altında, "İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı andıcın ilk uygulamasının 23 Şubat’ta Erzincan’da gerçekleştirildiği, operasyonun HSYK tarafından korsan kararname ile terfi ettirilmek istenen Savcı İlhan Cihaner’in izniyle yapıldığı…” şeklinde başvurucu hakkında bazı iddialara yer verilmiştir. Haberin devamına gazetenin on üçüncü sayfasında yer verilmiş ve sayfanın başında büyük puntolarla "Darbe Andıcı’nın İşaret Fişeği Erzincan’da" başlığı kullanılmıştır. Başlığın altındaki haber şu şekildedir:"Genelkurmay Harekât Başkanlığı'nda görevli Albay Dursun Çiçek'in imzasını taşıyan 'İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın Erzincan'da uygulamaya sokulduğu anlaşıldı. Jandarma ekiplerinin 17 vakıf, dernek ve işyerine baskın yaparak gözaltına aldığı 26 kişiye, planda anlatıldığı gibi üst düzey politikacı, gazete sahipleri ve vakıf yöneticileri hakkında baskıyla ithamda bulunmaları sağlandı. 3 Ay Politikacıları DinledilerErzincan'da 23 Şubat'ta yapılan operasyon öncesi, sivil toplum kuruluşu yöneticileri, Ankara'da üst düzey politikacılar ve İstanbul'da bir gazete sahibinin de aralarında bulunduğu birçok isim 2-3 ay süreyle dinlendi. Teknik takip için mahkemeden gerekli olan iznin ise dinlemeden sonra alındığı belirlendi. Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaner'in izni ile Erzincan Jandarma Alay Komutanlığı'na bağlı ekipler şehir merkezinde 17 vakıf, dernek ve özel işyerine baskın yaptı. Erzincan'ın ilçelerinde de 4 yerde arama yapıldı. Görev alanı dışında olmasına rağmen jandarmanın şehir merkezinde yaptığı usulsüz operasyonda 26 kişi gözaltına alındı. 26 Kişiden Sadece 2'si TutukluMedine Vakfı'nın şubelerinin hedef alındığı baskında Jandarma birliklerinin arama işlemleri sırasında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerini ihlal ettikleri belirlendi. Operasyonlarda gözaltına alınarak tutuklanan 26 kişiden sadece 9'u mahkeme tarafından tutuklandı. Tutuklananlardan 7'si de, avukatlarının usulsüzlükleri dayanak göstererek yaptıkları itirazla tahliye edildi. Tutuklu 2 kişi Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıkacak. Gece 00'te Baskıyla İfade Operasyonda 'Darbe Andıcı'nda anlatılan psikolojik harekâtın uygulandığı belirlendi. Gözaltına alınan kişilerin 48 saat uykusuz bırakıldıktan sonra gece 00'te yapılan sorgulamalarında vakıf yöneticileri, bazı politikacılar ve İstanbul'da bir gazete sahibi hakkında asılsız suçlamalarda bulunmaya zorlandıkları tespit edildi. Sanıkların Avukatı Turgay Nas'ın gözaltı ve sorguda CMK'ya aykırı olarak gerçekleştiren işlemleri tespit ettiği öğrenildi. HSYK'da Albay HesaplaşmasıHâkim ve savcıların sabırsızlıkla beklediği atama kararnamesinin çıkmasını engelleyen HSYK üyelerinin 'Darbe Andıcı'nda imzası bulunan Albay Dursun Çiçek'i tutuklayan hâkimi de hedef aldığı ortaya çıktı. Ergenekon soruşturması, KCK operasyonu ve Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz'ün tutuklandığı operasyonları yürüten savcıların görev yerlerinin değiştirilmesini isteyen HSYK üyesi Ali Suat Ertosun'un hazırladığı korsan listede Çiçek'i tutuklayan Ağır Ceza Mahkemesi üyesi Rüstem Eryılmaz'ın da görev yerinin değiştirilmesi isteniyor. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi üyesi İdris Asan'ın adının ise, nöbetçi olduğu dönemlerde Ergenekon sanıklarının tutuklanmasına karar veren heyette yer alması nedeniyle korsan listede olduğu öğrenildi. Savcı Ertosun Korsan ListesindeHSYK toplantısına korsan liste sunan üye Ali Suat Ertosun'un, Jandarmaya şehir merkezinde operasyon yapma yetkisini veren Erzincan Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaner'in Erzurum'a atanmasını istediği ortaya çıktı. Çete suçlarına bakan Ağır Ceza Mahkemesi Erzurum'da olduğu için Cihaner, atanması durumunda Erzincan, Kars, Gümüşhane ve Bayburt'daki çete suçlarından da sorumlu olacak. İkiz Bebekleri Sorguda ÖldüOperasyon kapsamında sorgulanan 5 aylık hamile S.G'nin gördüğü baskı ve şiddet sonucunda ikiz çocuklarının karnında öldüğü de ortaya çıktı. Operasyonda gözaltına alınan G.'nin eşi S.G.'nin de sorgulandığı ve bu sırada eşinin 5 aylık hamile olduğunu söylediği ancak jandarma görevlilerinin bunu dikkate almadığı belirlendi. S.G.'nin karnındaki ikiz bebeklerinin ölü doğması üzerine psikolojisinin bozulduğu öğrenildi. Operasyonda gözaltına alınan Medine Vakfı üyelerinden 'nin Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı tarafından hücre hapsine çarptırıldığı da ortaya çıktı. Astım hastası olmasına rağmen 19 gün tek kişilik hücrede tutulan 'nin bu sırada astım krizine girdiği tespit edildi.” Başvurucu, söz konusu haber nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek, 20/7/2010 tarihinde, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde ilgililer aleyhine manevi tazminat davası açmıştır. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi, 29/12/2011 tarihli kararla davanın reddine karar vermiştir. Mahkemenin gerekçesi şöyledir:“...Davalı Ahmet Albayrak adına yapılan husumet itirazı yerinde görülmeyerek esasa dair yapılan değerlendirmede, davaya konu Yeni Şafak Gazetesinin 20/07/2009 tarihli sayısında davacı hakkındaki yayın içeriği incelendiğinde; yayının davacıya yönelik olmaktan ziyade yayın tarihinde HSYK’nın davacıyı terfi ettirmeye yönelik tespit edilen girişiminin haber konusu yapıldığı, haberde davacının Erzincan Başsavcısı olduğu dönemde yürütülen soruşturmalarda CMK hükümlerinin ihlal edildiği yolunda muhtelif iddialara yer verildiği görülmüştür.Davacı vekili tarafından haberde yer alan iddiaların tamamen kurgudan ibaret olduğu, gerçekle ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de HSYK Genel Sekreterliğinin 7/12/2011 tarihli cevabi yazısında davacı hakkında yayın içeriğinde yer alan isnatlarla ilgili Adalet Müfettişleri tarafından başlatılan inceleme sırasında elde edilen deliller kapsamında soruşturmaya geçilerek savunmasının istendiği ve 17/7/2009 tarihli inceleme ve soruşturma raporunun düzenlendiğinin belirtilmesi karşısında yayın içeriğindeki iddiaların kurgudan ibaret olmadığı, kesinleşmiş gerçek olmamakla birlikte yayınlandığı tarih itibarıyla güncel olup, davacının bulunduğu makam nedeniyle kamuoyunu ilgilendiren bir konuda basın özgürlüğü çerçevesinde yorum yapılmak suretiyle yayınlanmış bir yazı olduğu, haber içeriğinde davacının kişiliğine ve kişilik haklarına saldırının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.” Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 4/6/2013 tarihli ilâmıyla onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi, Yargıtay Hukuk Dairesinin 25/11/2013 tarihli ilâmıyla reddedilmiş, anılan karar, 16/12/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/1/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Anayasa'nın "Yargı yetkisi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır." Anayasa'nın "Basın hürriyeti" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.(İkinci fıkra mülga: 2001-4709/10 md.)Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.…" Anayasa'nın "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.…" Anayasa'nın "Hâkimlik ve savcılık mesleği" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Hâkimler ve savcılar adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hâkim ve savcılar eliyle yürütülür.Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.Hâkim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.…Hâkimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, resmî ve özel hiçbir görev alamazlar.Hâkimler ve savcılar idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar.…"