2. Hukuk Dairesi 2024/5654 E. , 2024/9578 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/29 E., 2024/184 K. DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Mümkün Olmaması Halinde Katkı Payı ve Katılma Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekillerince reddedilen talepleri, aleyhlerine hükmedilen alacak, davanın türü, zamanaşımı, takas, tasfiyeye dahi…
**2. Hukuk Dairesi 2024/5654 E. , 2024/9578 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/29 E., 2024/184 K. DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Mümkün Olmaması Halinde Katkı Payı ve Katılma Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekillerince reddedilen talepleri, aleyhlerine hükmedilen alacak, davanın türü, zamanaşımı, takas, tasfiyeye dahil edilecek mallar, tasfiye konusu malların değeri, faiz, delillerin değerlendirilmesi, usuli kazanılmış hak yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğuna, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığına göre, davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı-davalı erkek vekilinin asıl davada hükmedilen katılma alacağına işletilen faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2019 tarihli kararı ile asıl davada hükmedilen katılma alacağı yönelik hükmün banka hesabında eklenecek değer ve zamanaşımı yönünden bozulmasına karar verildiği, diğer yönlerden temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2024 tarihli kararında ise önceki karar tarihi itibariyle tasfiyenin gerçekleştiği ve faiz başlangıç tarihi yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözden kaçırılarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı-davalı erkek lehine hükmedilen alacak, artık değere katılma alacağı niteliğinde olup 4721 sayılı Kanun'un 239 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm uyarınca katılma alacağına tasfiye tarihi olan önceki karar tarihinden (26.06.2019) itibaren faiz yürütülmesi gerekir. O halde, İlk Derece Mahkemesince, asıl davada hükmedilen katılma alacağı yönünden tasfiyenin İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi itibari ile gerçekleştiği gözetilerek faizin 26.06.2019 tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi hatalı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.