4. Hukuk Dairesi 2016/2726 E. , 2018/8112 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) adına yetkilisi ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 09/12/2014 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve hükmün yayınlanması istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/10/2015 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi d…
**4. Hukuk Dairesi 2016/2726 E. , 2018/8112 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) adına yetkilisi ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 09/12/2014 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve hükmün yayınlanması istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/10/2015 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle miktar itibarıyla duruşma isteminin reddine ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve hükmün yayınlanması istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkanı olan davalının, 06/12/2014 tarihinde hakkında açılan tazminat davası ile ilgili soru soran gazetecilere yaptığı açıklamada, davacı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) hakkında gerçeklikle ilgisi olmayan, hakaret ve iftira içeren, yorum ve eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilemeyecek ifadelere yer verdiğini ve davacı Vakfın kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek uğranılan manevi zararın giderilmesi ve hükmün yayınlanması istemlerinde bulunmuştur. Davalı vekili; müvekkilinin, CHP genel başkanı sıfatıyla yaptığı açıklamaların odağında davacı vakfın bulunmadığını, kamu yararı gözetilerek kamuyu bilgilendirmek amacıyla açıklamaların yapıldığını, toplumu bilgilendirme, eleştiri yapma hak ve görevinin yerine getirildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davalının basın mensuplarına yaptığı açıklamada davacı tüzel kişiliğe yönelik olarak; “rüşvetin toplandığı merkez”, ”nüfuz ticareti yapılan yer” şeklindeki sözlerinin davacı Vakfın kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte olduğu, davacı tüzel kişiliğin özel hukuk hükümlerine göre kurulan vakıf olması nedeniyle davalının sarfettiği sözlerin eleştiri ve düşünce açıklaması kapsamında ve hoşgörü sınırları içinde kabul edilemeyeceği gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.