9. Hukuk Dairesi 2017/8719 E. , 2018/16140 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı ... taşeron şirketi olan U…
**9. Hukuk Dairesi 2017/8719 E. , 2018/16140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı ... taşeron şirketi olan Uzakdoğu Şirketine 01.01.2000 tarihinde gece bekçisi olarak çalışmaya başladığını, Eylül 2000 tarihinden itibaren de davalı ... emrinde çalışmasına devam ettiğini, davalı ... tarafından ihtiyaç fazlası istihdamın yeniden yasal mevzuat ile düzenlenmesi üzerine 1-15 Kasım 2011 tarihinde ... Milli Eğitim Müdürlüğünde çalışmaya devam ettiğini, davacının taşeron firmadaki çalışmaları dikkate alınmadığından Belediyece nakil olduğu kuruma hizmetlerinin eksik bildirildiğini ileri sürerek, davacının ... Belediye Başkanlığında kıdem tazminatına esas sürenin tespitini ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, gece zammı alacağını talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının 6111 sayılı Yasanın 166. maddesi uyarınca hizmet aktinin devri yoluyla Milli Eğitim Müdürlüğüne nakil olduğunu, Belediye ile ilişiği kalmadığını belirterek davanın husumet yönünden reddini, hizmet tespiti ve işçilik alacaklarına ilişkin taleplerinin ise zaman aşımı yönünden reddine karar verilmesini, alt işverenin davaya dahil edilmesi gerektiğini, HMK 107. maddeye göre işçilik alacağı için belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Hizmet tespiti ve işçilik haklarına dayalı alacak ve tazminat istemleri dava dilekçesinde birlikte istenilmiş, Mahkemece her iki istem de değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, Sosyal Güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Yasal dayanağını 506 sayılı Yasanın 6. ve 79/10. (5510 sayılı yasa açısından ise 86/9.) maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6. madde de, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Anılan Yasanın 79/10. maddesinde ise, sigortalıların, çalışmalarının tespiti ile ilgili dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu bakımdan, hizmet tespitine ilişkin davalar sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olup, kişi iradesi belirleyici etkiye sahip değildir. İçerisinde bulunduğu yasal statünün belirlediği durum doğrudan dikkate alınır. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, gerektiğinde tanık ve diğer deliller yoluyla doğrudan gerçeği bulma yükümü bulunmaktadır. İşçilik haklarına ilişkin davalar ise, 4857 sayılı Yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalar, taraflarca hazırlama ilkesine tabi olup, taraf anlaşmalarına geçerlilik tanınan, alacak ve tazminat türünde olan davalardır. Taraflar bu tür haklarından her zaman vazgeçebilir. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapmaz. Tarafların bildirdiği deliller dışında delil toplanması da olanaklı değildir. Kaldı ki, ... nun bu davalarda davalı sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda, her iki dava türünün, taraflarının statüsü, hakimin delil araştırma bakımından kendiliğinden hareket etmesi, taraf iradelerine atfedilen rol, dava konusu edilen haktan vazgeçilip vazgeçilememesi gibi yönlerden yasal konumları birbirinden tamamen farklıdır. Her iki dava türünün birlikte görülmesi durumunda; davanın birinde birkısım delillerin kendiliğinden dikkate alınması, diğerinde alınmaması gerekecektir ki, aynı dava dosyasında birbiri ile çelişkili kararlar yer alabilecektir. Kaldı ki, işçilik haklarına ilişkin olarak dairemiz kararları ile işçilik alacaklarına ilişkin davalar yönünden asıl görevli Yargıtay ilgili dairelerinin kararları arasında farklı uygulamalar ortaya çıkabilecektir. Öte yandan, temyiz aşamasında inceleme mercileri farklı olan bu davaların birbirinden bağımsız sonuçlandırılmalarında hukuki istikrar ve kararlara olan ... bakımından da yarar bulunmaktadır. İşçilik haklarına ilişkin olarak kesinleşen hüküm, hizmet tespiti davasında sadece kuvvetli delil olarak değerlendirilmekte, davada taraf sıfatı bulunmayan ... yönünden bağlayıcı olmamaktadır. Mahkemece yapılacak iş; her iki davayı ayırmak ve eksik yargı harçlarını tamamlattıktan sonra işçilik alacakları açısından hizmet tespiti davasının sonucu beklenerek yargılamayı birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırmaktan ibarettir. Mahkemenin bu maddi ve hukuksal olguları gözetmeksizin, birbirinden tamamen farklı iki davayı ayrı ayrı başvurma ve peşin harca tabi olduğunu da gözardı ederek bir arada görmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.