11. Hukuk Dairesi 2008/4162 E. , 2010/519 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.11.2007 tarih ve 2005/582-2007/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebligatına rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyi…
**11. Hukuk Dairesi 2008/4162 E. , 2010/519 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.11.2007 tarih ve 2005/582-2007/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebligatına rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili adına dünyaca ünlü ..., ...+ ŞEKİL ve ... esas unsurlu markalarının sahibi olduğunu, davalının müvekkili markaları ile iltibas yaratacak şekilde ... ibaresini ticaret unvanında kullandığını, müvekkilinin davalıya çektiği ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalının markaya olan tecavüzünün ve haksız rekabetinin tesbiti ile durdurulmasına ve önlenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin ticaret unvanının 1997 yılında tescil edildiğini, ibarenin Sivas’ın ilçesi olduğunu, bu nedenle davacının marka üzerinde tekel hakkının bulunmadığını, müvekkilinin ibareyi marka olarak kullanmadığını, müvekkilinin markasının Y-LONDON ve YLDN olduğunu, müvekkilinin tescilli unvanının kullandığından haksız rekabet olmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tescilinin 1997 yılında gerçekleştirildiği, markasal bir kullanımın söz konusu olmadığı, bu tarih itibariyle kötüniyete ilişkin belgenin bulunmadığı, davalının markasının farklı olduğu, yalnızca fiş ve faturalarda yer alan ticaret unvanı vasıtasıyla davacı markalarından nasıl bir haksız kazanç elde edilebileceğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.