7. Hukuk Dairesi 2023/884 E. , 2024/2049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1018 E., 2022/2925 K. DAVA TARİHİ : 21.11.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/555 E., 2021/381 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından is
**7. Hukuk Dairesi 2023/884 E. , 2024/2049 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1018 E., 2022/2925 K. DAVA TARİHİ : 21.11.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/555 E., 2021/381 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.04.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Aksaray ili, ... Mahallesi 7028 ada 2 parselde tapuda kayıtlı gayrimenkulün 7309/13260 payına malik olduğunu, söz konusu gayrimenkulün diğer hissedarı olan ...'in taşınmazda bulunan hisselerini davalı ...'a 16.12.2015 tarihinde satış yoluyla devrettiğini, bu devri davacıya noter aracılığı ile bildirmediğini, davacının tapuda bu devrin yapıldığını yeni gördüğünü, davacının rızası ve bilgisi dışında yapılan bu satış olayını davacının kanuni süresi içinde öğrendiğini belirterek davaya konu olan payların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalının murisi ... ... kaldığını, mirastan dolayı gelen taşınmazlara ilişkin olarak ön alım hakkının kullanılmayacağını, ...'in ...'a hisse devri işlemlerini, satış amacıyla değil, muris muvazaasını sona erdirmek amacıyla yaptığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davaya konu olan 5951/13260 oranındaki hissesinin ... ... adına kayıtlı iken, 19.10.2015 tarihinde gerçekleşmiş devir işlemi sonucunda ... ... adına, 07.11.2015 tarihinde ise ...'den ...'e devrinin gerçekleştiği, ...'in ise, ...'a 16.12.2015 tarihinde taşınmazı devrettiği, gerek tanık anlatımları ve gerekse, birbirine yakın olan devirlerin akrabalar arasında gerçekleşmesi, ...'in, tapudaki bilgilere göre pahalıya aldığı taşınmazı bir buçuk ay sonra ucuza devretmesinin muvazaanın varlığına en kuvvetli delil olduğu, akrabalar arasındaki görünüşte satışın, aslında akraba arası devir olan taşınmaz hissesi hakkında, ön alım söz konusu olamayacağı, Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/428 Esas, 2015/461 Karar sayılı davasında muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinin ... ve kardeşleri tarafından ...'e yöneltilince, ...'in taşınmaz hissesini Resul'e devrettiği, ...'in davayı kabul ettiği, devir sonucu tüm davacıların davadan feragat ettiği, ...'in, ...'a hisse devri işlemlerini satış amacıyla değil muris muvazaasını sona erdirmek amacıyla yaptığı, diğer kardeşlerin Resul'den haklarını alacaklarına inanarak ...'a açtıkları davadan feragat ettiklerinin anlaşıldığı, sonuçta akrabalar arası hisse devrinde ön alım olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin iddiasıyla kendi iddialarının doğruluğu konusunda bir çelişki olduğunu, kendi iddialarının hayatın olağan akışına ve kişilerin menfaatine daha uygun olduğunu, satışlar arasında kısa süre olmasının malın mirasçılar arasında satıldığına bir delil olmadığını, yerel mahkeme kararının tamamen yanlış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732, 733,734 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.