4. Hukuk Dairesi 2021/22587 E. , 2023/13642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/160 E., 2021/307 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz ed
**4. Hukuk Dairesi 2021/22587 E. , 2023/13642 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/160 E., 2021/307 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı nezdinde İşyerim Paket Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı...'e ait işyerinde 03.06.2015 tarihinde yoğun yağmura bağlı olarak alt yapının işyerini basması sonucu meydana gelen zarar nedeniyle dava dışı sigortalıya 10.07.2015 tarihinde 17.191,66 TL ödeme yapıldığını belirterek sigortalıya yapılan ödemenin faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesiyle; davaya konu hasarın oluş şekli ve hangi sebepten kaynaklandığının ispatı gerektiğini, sigortalı işyerinde pissu geri tepmesinin nedeninin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacının atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almasının zorunlu olduğunu, çekvalf sisteminin takılması gerektiğini, davalı idarenin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.07.2016 tarihli ve 2015/455 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 17.191,66 TL alacağın ödeme tarihi olan 10.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.09.2019 tarih ve 2016/18824 esas ve 2019/8542 karar sayılı ilamı ile "..Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda; uyuşmazlık Türk Ticaret Kanununun 1301. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus" Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Ancak davacının sigortalısı tacir olup, davalı Aski Genel Müdürlüğünün de tacir olmasına göre, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunan uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece işin esasına girmeksizin ticaret mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle esasa girilerek karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesiyle bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin bozma gereği görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği görevli mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur yönünden bilirkişi raporunun keşif icra edilmek suretiyle alındığı, bilirkişilerin tespitlerinin oluşa uygun olduğu, davalının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.191,66 TL alacağın dava tarihi olan 16.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun eksik incelemeyle düzenlendiğini, dolayısıyla direk raporu hükme esas alan mahkeme kararının da eksik incelemeye dayandığını, hasar gören taşınmazın konumu, faaliyet alanının bodrum katta bulunup bulunmadığı, projesine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, iskanının, çalışma ruhsatının olup olmasının kusur durumunun tespitinde belirleyici olduğunu, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığını, binada çekvalf olup olmadığının yapılan keşifte irdelenmediğini, bu sistemi takma görevinin mal sahibi, sigortalı, bina yönetimi veya müteahhidin görevi olduğunu, davalı idareye kusur yüklenemeyeceğini, ayrıca söz konusu olayın afet niteliğinde yağış olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, mücbir sebebin varlığı halinde davalı idareye kusur yüklenemeyeceğini, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/994 esas sayılı dosyasında davalı idare aleyhine açılan davanın bu nedenle reddedildiğini, hasar gördüğü belirtilen emtiaların sıfırmış gibi hesaplama yapıldığını, zarar gören eşyalara ilişkin fatura da bulunmadığını, davacı tarafça tek yanlı olarak tutulan ekspertiz raporuna dayanılarak hesap yapılmasının hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigorta şirketi tarafından işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, davacı ile davadışı sigortalısı arasında düzenlenen İşyerim Paket Poliçesi Genel ve Özel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konu edilen yağmur suyunun işyerini basması olayının doğuracağı hasarın, alınacak önlemlerle engellenebileceği ve kaçınılmazlık vasfı gözetildiğinde mücbir sebep olarak değerlendirilemeyecek olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.