6. Ceza Dairesi 2024/5531 E. , 2025/2194 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme ve yağma suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda,...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/03/2023 tarihli ve 2022/453 soruşturma, 2023/115 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kastamonu Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/09/2023 tarihli ve 2023/1524 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakan
**6. Ceza Dairesi 2024/5531 E. , 2025/2194 K.** **"İçtihat Metni"** KANUN YARARINA BOZMA Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme ve yağma suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda,...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/03/2023 tarihli ve 2022/453 soruşturma, 2023/115 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kastamonu Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/09/2023 tarihli ve 2023/1524 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 17.09.2024 gün ve 94660652-105-37-6563-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.10.2024 gün ve 2024/99648 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10/09/2020 tarihli ve 2019/26784 esas, 2020/15354 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Soruşturmaya konu olayda: suça konu taşınmazın tapu ve kadastro kayıtları getirtilerek taşınmaz üzerinde hak sahibi olanlar tespit edilerek ve varsa fiili taksim belgesi getirtilerek, mahallinde teknik bilirkişiler ve yöreyi iyi bilen tanık ve tarafsız mahalli bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak, malikler arasında fiili taksim olup olmadığı, fiili taksim var ise şikayetçiye bırakılan kısma şüphelinin tecavüzünün bulunup bulunmadığı, fiili taksim yok ise şüphelinin, şikayetçinin tasarrufunu engelleyip engellemediği ve taşınmazda kendi payından fazla yeri kullanıp kullanmadığı, yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişiler ve tanıklardan da sorulup saptanarak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi,,...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'ın şikâyetinde özetle, abisi olan şüphelinin kendilerine miras yoluyla intikal eden müşterek mülkiyet hakkına sahip olduğu belirtilen soruşturma konusu...İlçesi...Köyü ...Mevkii 266 Ada 1 Parsel ile 224 Ada 11 Parsel numaralı taşınmazlarda bulunan 100 adet kavak ağacını diğer müşterek maliklerin izni ve bilgisi olmadan kestiğini, bu taşınmazda bulunan ahır, ev, tarlalar ve traktörü kendilerinin rızası olmaksızın kullandığını, şüpheliye ahırı, evi, tarlaları ve traktörü kullanmamasını söylediğini, şüphelinin ise "ben kullanıyorum, gel alabiliyorsan al, vurur öldürürüm seni" dediğini, şüphelinin kendisine hakaret içeren mesaj da attığını, söz konusu olaylara diğer kardeşler... ve ...nın şahit olduğunu beyan ederek şikâyetçi olunması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde...Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Şüpheli ...'ın alınan ifadesinde özetle,...Köyü ...Mevkii 226 ada 1 parsel ile 224 ada 11 parsel sayılı taşınmazların babasından miras kaldığını, mirasçıların ablası ..., kız kardeşi ..., kız kardeşi ... annesi...ile erkek kardeşi ... olduğunu, miras kalan tarlaların sınırında babası tarafından dikilmiş olan yaklaşık 20-25 adet kavak ağacı bulunduğunu, köylülerin babasına köyün suyunu çektiği iddiasıyla kavak ağaçlarını kesmesini söylemiş ise de babasının ağaçları kesmediğini, yakın zamanda söz konusu kavak ağaçlarını kesmesi hususunda talep gelmesi üzerine yaklaşık 20-25 adet kavak ağacını kestiğini ve Kastamonu İlindeki... olarak telefonunda kayıtlı kişiye sattığını, amacının kavak ağaçlarının köyün suyunu çekmesine ve su seviyesinin düşmesine engel olmak olduğunu, başkaca bir amacının olmadığını, evin büyüğü olması nedeniyle kimseye danışmadan ağaçları keserek sattığını, kavak ağaçlarını sattığından tüm hissedarların haberinin olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, Öncelikle taşınmazda hak sahipliği bulunan kişilerin açık adres ve kimlik bilgilerinin tespitini müteakip, taşınmaz üzerinde hukukî yahut fiili bir taksim olup olmadığına dair beyanlarına başvurulması, taksim yapıldığının anlaşılması hâlinde şüphelinin hissesini aşacak şekilde bir tecavüzün yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, fiilî yahut hukukî bir taksim yapılmamış ise şüphelinin, müştekinin tasarruf hakkını engelleyip engellemediğinin tespitinin yapılması, tüm bu hususların belirlenebilmesi maksadı ile gerekirse keşif icra edilmesi ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasını takiben toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Kastamonu Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.09.2023 tarihli ve 2023/1524 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.