Hukuk Genel Kurulu 2021/638 E. , 2022/480 K. "" MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı…
**Hukuk Genel Kurulu 2021/638 E. , 2022/480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, boşandığı eşinin abisi olan ... ile ortak aile şirketlerinin olduğunu, bu kişiyle birlikte toplam üç parselin 1/4’er hissesini satın aldıklarını ve ev hanımı olması nedeniyle ...’nu bu taşınmazlardaki hisselerinin şirket işlerinde gerektiğinde alınan kredilere teminat gösterilmesi veya rayiç bedelin ödenmesi karşılığında satışı için 2008 yılında vekil tayin ettiğini, ...’nun bu vekâletnameyi kötüye kullanarak hisseleri aynı taşınmazda hissedar olan öz kızı Seda Sagun’a değerinin çok altında bir bedel karşılığı satış suretiyle devrettiğini, bedelini de ödemediğini, vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı alacak davası açıldığını, Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2015 tarihli ve 2013/487 E., 2015/8 K. sayılı kararıyla davalılardan ...’nun vekâlet görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın kabulüne, kızı olan diğer davalı Seda Sagun yönünden ise kendisine uygun şartlarda taşınmazı satın almasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bilerek davacının zararına hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, davalılar arasındaki baba-kız ilişkisi belirtilerek devralan Seda Sagun’un da kötü niyetli olup tazminattan sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz ettiklerini, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 07.11.2016 tarihli ve 2015/29190 E., 2016/20499 K. sayılı kararıyla mahkeme kararının oy çokluğuyla onandığını, onama kararına muhalif kalan üyelerin kendi itirazlarında olduğu gibi devralan hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirttikleri, karar düzeltme talebinin de hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, davalılardan ... yönünden icra takibi başlattıklarını, ancak kızı Seda Sagun’un yakın arkadaşı Rukiye isimli kişinin de muvazaalı icra takibi yaptığını öğrendiklerini, bu nedenle sıra cetveline itiraz davası açtıklarını, lehlerine karar verildiğini, davalılardan ...’nun ölümünden sonra diğer davalı kızı Seda Sagun ile birlikte tüm mirasçılarının terekenin borca batık olması nedeniyle mirasın reddi kararı aldıklarını, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin hukuka aykırı ve gerekçesiz kararları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: