11. Ceza Dairesi 2025/3463 E. , 2026/1087 K. "" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/384 Değişik İş SUÇ : Mühür bozma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2024 tarihli ve 2024/1053 Esas, 2024/1053 Karar sayılı kararı il…
11. Ceza Dairesi 2025/3463 E. , 2026/1087 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/384 Değişik İş SUÇ : Mühür bozma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2024 tarihli ve 2024/1053 Esas, 2024/1053 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan seri muhakeme usulü uygulanarak verilen mahkumiyet hükmüne karşı vekalet ücreti yönüyle yapılan itirazın kabulüne ilişkin merci Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli ve 2024/384 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 31.10.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 2024/34586 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/87267 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/87267 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Mühür bozma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 52/1-2 ve 62/1 maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2019/273 esas, 2019/527 sayılı kararının 04.07.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 04.03.2023 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, yapılan yargılama neticesinde seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına, seri muhakeme usulü yönünden işlem yapılmak üzere dosyanın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2024 tarihli ve 2024/528 esas, 2024/443 sayılı kararını takiben, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.10.2024 tarihli ve 2024/64637 soruşturma, 2024/19016 esas, 2024/973 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4. maddeleri uyarınca 1.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2024 tarihli ve 2024/1053 esas, 2024/1053 sayılı kararına karşı katılan vekilince yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli ve 2024/384 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.10.2021 tarihli ve 2021/37421 esas, 2021/8157 karar sayılı ilamında yer alan "...mühür bozma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen..seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne ve sanığın ... cezalandırılmasına ... dair Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2020 tarihli ve ... kararına karşı Kestel Belediye Başkanlığı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulü ile şikayetçi lehine 1.030.00 Türk lirası vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin mercii Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... kararının ... hızlı bir şekilde karar verilmesi amaçlanan bu usulde anılan Kanun ve Yönetmelik kapsamında şüphelinin müdafi huzurunda dinlenmesinin zorunlu olmasına karşın müşteki vekilinin seri muhakeme usulünün aşamalarında yer almadığı, kaldı ki Mahkemesince bile talepnamenin reddine yönelik incelemenin sınırı, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olup olmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 250/3. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususları ile sınırlı olduğu değerlendirildiğinde, bu nedenle talepnameyi inceleyen Asliye Ceza Mahkemesinin sınırının itirazı inceleyen mercii Ağır Ceza Mahkemesinin inceleme sınırını da kapsadığı cihetle, müşteki vekilince vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, ... talepnamenin kabulü ile sanığın ... cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2020 tarihli ve ... kararına karşı vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulüne dair Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2020 tarih ve ... Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar ile, 5271 sayılı Kanun’un 250/2. Maddesindeki "Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.", aynı Kanun’un 250/3. maddesindeki "Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi halinde bu usul uygulanır.", anılan Kanun’un 250/9. maddesindeki "Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirtilen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Mazaretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır." ve 250/14. maddesindeki "Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir." ve Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 14. maddesindeki "Mahkeme, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edildiği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul ettiği kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar." ve aynı Yönetmeliğin 13/4. maddesindeki "Mahkemece, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olmadığı veya Kanunun 250 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmediği kanaatine varılması hâllerinde talep reddedilir. Bu durumda, dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve soruşturma genel hükümlere göre sonuçlandırılır." biçimindeki düzenlemeler karşısında, Dosya kapsamına göre, hızlı bir şekilde karar verilmesi amaçlanan seri yargılama usulünde anılan Kanun ve Yönetmelik kapsamında şüphelinin müdafi huzurunda dinlenmesinin zorunlu olmasına karşın müşteki vekilinin seri muhakeme usulünün aşamalarında yer almadığı, Mahkemesince bile talepnamenin reddine yönelik incelemenin, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olup olmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 250/3. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususları ile sınırlı olduğu değerlendirildiğinde, talepnameyi inceleyen Asliye Ceza Mahkemesinin sınırının itirazı inceleyen mercii Ağır Ceza Mahkemesinin inceleme sınırını da kapsadığı, dolayısıyla katılan vekilince vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un mühür bozma başlıklı 203 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır. 2. 5271 sayılı Kanun'un seri muhakeme usulü başlıklı 250 nci maddesinin birinci fıkrası; "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: ...6. Mühür bozma (madde 203),..." şeklinde düzenlenmiştir. 3. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 31 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde; "d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. 4. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir. 5. 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin 3, 9 ve 14. fıkralarında; "(3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.", "(9) Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.", "(14) (Değişik:8/7/2021-7331/22 md.) Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler. " hükümleri yer almaktadır. 6. Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/9. maddesinin; "Şüphelinin teklifi müdafi huzurunda kabul etmesi halinde şüpheli, aynı gün mahkemeye yönlendirilir." ve aynı yönetmeliğin 13/1. maddesinin ise de; "Mahkeme, talepnamenin verildiği gün incelemesini derhal yapar, şüpheliyi müdafi huzurunda seri muhakeme usulü ile ilgili olarak dinler ve usulü sonuçlandırır. Şüphelinin seri muhakeme usulü hakkında dinlenmesi SEGBİS veya istinabe yoluyla da yapılabilir. " şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. 7. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde; "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." denilmektedir. 8. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; ilgili mevzuat hükümlerine göre, seri muhakeme usulünde şikayetçi lehine vekalet ücretine hükmolunmasına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, aynı gün Mahkemeye yönlendirilen şüpheli hakkında, Mahkemece talepnamenin verildiği gün incelemenin derhal yapılması ve usulün sonuçlandırılmasının gerekeceği, bununla birlikte; itiraz merciinin, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceleyebileceği de gözetilmeden, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli ve 2024/384 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.