T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/764 - 2026/284 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/764 KARAR NO : 2026/284 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.12.2023 NUMARASI : 2022/124 Esas 2023/864 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24.02.2026 İlk Derece Mahkemesince verile…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/764 - 2026/284 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/764 KARAR NO : 2026/284 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.12.2023 NUMARASI : 2022/124 Esas 2023/864 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24.02.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.09.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacılar murisi ...'a ait olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu davacılar murisine ait aracın hasarlandığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacılar murisinin aracını kullanan sürücünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu kaza sonrasında davacıların uğramış olduğu maddi zararın tazmini için davalı ... Sigorta AŞ'ye 05.03.2021 tarihinde başvurulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, maddi zararların tespiti amacıyla Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/40 D.iş sayılı dosyası ile tespit davası kapsamında 05.09.2020 tarihli bilirkişi raporu ile zararın tespit edildiğini, dava konusu araç hasarına ilişkin maddi zararlarının tahsili amacıyla davalıya karşı Ankara 7. İcra Dairesi'nin 2021/12147 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça ödeme emrine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek, borçlu davalının borca yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin borçlu yönünden devamına, takip konusu alacağın avans faizi ile birlikte davalı borçludan tahsili ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 13.03.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalıya atfedilecek kusur ve sorumluluğun bulunmadığını, yetkisiz ve görevsiz mahkemede dava açıldığını, usule uygun başvuru yapılmadığını, başvurunun gerçekleşmiş olması halinde dahi başvurunun yapıldığının davacı tarafından sunulan deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, maddi hasarın meydana geldiği değer kaybı vb. alacaklar bakımından sigorta tahkim kuruluna başvuru yolu açık olup davacının bu çözüm yoluna başvurmak yerine yargı süresini uzatmak amacı ile dava yolunu tercih ettiğini, davacının talep etmiş olduğu hasar miktarının fahiş tutarda olup bu miktarda hasar meydana geldiğinin iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından 11.828,24-TL tutarında Karayolları 3. Bölge Müdürlüğüne ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelememekle birlikte tazminata hükmedilmesi halinde yapılan ödemenin poliçe teminatından mahsup edilmesi gerektiğini, sigortalının kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine, icra takibinin konusu olan meblağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 25.09.2019 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Konya İli istikametinden Seydişehir İlçesi istikametine seyrederken İnlice mevkiine geldiği esnada davacı desteği ...'a ait olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ve ... 2010 model olan aracın çarpışması sonucu davacıların aracının hasarlandığı, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporları ve kabule göre sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, davacılar murisine ait araçta meydan gelen hasarın tespiti için Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/40 D.iş sayılı dosyasında makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor ile mahkemece alınan raporların uyumlu olduğu, araçta meydana gelen pert total zararının 43.500,00-TL olduğunun tespit edildiği, davacılar murisinin kusuru olmaksızın meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçlarında meydana gelen hasar bedelini giderme yükümlülüğünün tam kusuru ile kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren dava dışı sigortalı sürücüde olduğu, zararın davalının düzenlediği ZMMS poliçesi teminatı kapsamında kaldığı, alacak yargılamayı gerektirdiği, kesin ve belirlenebilir olmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021/12147 esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava her ne kadar Ankara'daki yetkili mahkemede açılmış ise de sigorta şirketinin yerleşim yeri İstanbul, davacıların yerleşim yerlerinin de Antalya olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu, davalı sigorta şirketine usule uygun başvuru yapılmadığını, maddi hasar, değer kaybı vb. alacaklar bakımından Sigorta Tahkim Kuruluna başvuru yolu açık olup davacı işbu çözüm yoluna başvurmak yerine yargı süresini uzatmak amacı ile dava yolunu tercih ettiğini, davalı şirket tarafından 11.828,24-TL tutarında Karayolları 3. Bölge Müdürlüğüne ödeme yapıldığını, ödeme ile davalı şirketin sorumluluğu olan poliçe limitinin tükendiğini, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının talep etmiş olduğu hasar miktarı fahiş tutarda olup bu miktarda hasar meydana geldiğinin iddia edilmesi hukuka aykırı olduğunu, araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın herhangi bir dayanağı bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, hasar hesaplanırken aracın basit bir onarımla giderilemeyecek derecede kullanılamaz hale gelmiş parçalarına değişim ve değişim işçiliği bedeli yansıtıldığını, araçta meydana gelen hasarın başvuruya konu kaza ile illiyet bağı bulunmadığını, hasarın fahiş katsayılar ile hesaplandığından aracın onarımında fayda bulunmadığı kanaatine varıldığını, bilirkişi raporunda kaza tarihinde piyasa rayici olarak aracın kilometresi, eski hasar durumu, kullanım tarzı, aradan geçen süre ve pazarlık payı da dikkate alınarak yapıldığı iddia edilen hesaplamada 45.000,00-TL rayiç değer uygun bulunmuş ise de işbu değerin kabul edilemeyeceğini, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki ikinci el değeri belirlenmesi ve tamirden sonra aracın değeri ile kaza anındaki piyasa değeri karşılaştırılarak, hakkaniyete uygun sonuca gidilmesi gerektiğini, rayiç bedel hesaplamasında başvurucunun aracına ve emsal alınan araçlara dair hiçbir teknik özellik belirtilmediğini, başvurucunun araç mahrumiyetine ilişkin hiçbir zararı olmadığını, araç mahrumiyet bedeli var ise de işbu zararın ZMMS kapsamında olmadığını, poliçe teminatı 39.000,00-TL tutarında olup davacıların 45.000,00-TL tutarındaki taleplerinin teminat dışı kalması sebebi ile reddi gerektiğini, sigorta şirketi başvuruyu reddetmiş olup davalı şirketin temerrüt halinden ve faiz sorumluluğundan bahsedilmesi mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu trafik poliçesinden kaynaklanmakta olup temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacılar murisinin aracında oluşan hasarın ZMMS poliçesi kapsamında tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kısmen kabulü ile, Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021/12147 esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 1.6100 sayılı HMK’nın 297.maddesinde bir hükmün neleri içermesi gerektiği tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur. İlamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur. İlamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez. Bu nedenle hüküm fıkrasının hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça yazılması zorunludur. ( Yargıtay HGK'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. - 1997/776 K.) Dava, itirazın iptali davası olup, icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı icra takibinde 45.000,00-TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,00 yasal faiz yürütülmesi talebinde bulunmuş, takibe itiraz üzerine harca esas değer olarak 45.000,00-TL göstererek davalının borca yapmış olduğu itirazın iptali ve avans faizi ile birlikte davalı borçludan tahsili ile davalı borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, icra takibine vaki itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Dava dosyasında, davacının icra takibinde talebinin 45.000,00TL olduğu, mahkeme gerekçesinde davacının zararının 43.500,00TL olduğunun belirtildiği, kararda ise davacının davasının kısmen kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmiş olup gerekçede ve hükümde asıl alacak kalemleri ile işletilecek faiz ve faiz miktarı ve oranları açlıkça gösterilmeden hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması çelişkili olup ilamın hüküm kısmının bu haliyle şüphe ve tereddüte yer vermeyecek biçimde açık olmadığı gibi infaz kabiliyetinin de bulunmadığı anlaşıldığından HMK’nın 297. maddesinde belirtilen şekilde ve denetime elverişli bir hüküm olduğundan söz edilemeyeceğinden infazda tereddüt yaratmayacak, gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturmayacak şekilde yeniden karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı sigorta şirketi, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93. ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 24. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği tarihte sigortaya konu motorlu aracın cinsine göre Hazine Müsteşarlığınca asgari tutarı belirlenen tarifedeki limitler uyarınca sınırlı sorumludur. Bu sorumluluk miktarının ihtilafa yol açmayacak şekilde açık ve net olarak hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nin 27.06.2013 tarih ve 2013/5199 E. - 2013/10140 K., 17.12.2020 tarih ve 2020/2108 E. - 2020/8665 K. ) Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumluğu çerçevesinde, davalı tarafından kazaya neden olan araç için hazırlanan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limitinin poliçede de belirtildiği üzere yükseltilmesi halinde yazılı teminat tutarları da her hangi bir işleme gerek kalmadan yeni limit üzeriden geçerli olacaktır. O halde, davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle geçerli olan limit olup davalı ZMM sigortacısı yönünden davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle 39.000,00-TL olup ilk derece mahkemesi tarafından davalının sorumlu olduğu poliçe limiti dikkate alınıp buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından, davanın itirazın iptali davası olduğu dikkate alınıp, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti de gözetilmek suretiyle, takip ile bağlı olacak şekilde asıl alacak ve takipten sora yürütülecek faiz miktarı ve oranı belirtilemek suretiyle infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek ve Kanun'un 297/1-2. maddesine uygun olarak, iddia ve savunmanın dosya kapsamına uygun olarak belirtildiği, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterildiği hüküm ve gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderildiği hüküm oluşturulmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/197610 sayılı dosyasına yatırılan 110.000,00-TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n